# sk/Slovak.xml.gz
# tr/Turkish.xml.gz


(src)="b.GEN.1.1.1"> Na počiatku stvoril Bôh nebesia a zem .
(trg)="b.GEN.1.1.1"> Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı .

(src)="b.GEN.1.2.1"> A zem bola neladná a pustá , a tma bola nad priepasťou , a Duch Boží sa oživujúci vznášal nad vodami .
(trg)="b.GEN.1.2.1"> Yer boştu , yeryüzü şekilleri yoktu ; engin karanlıklarla kaplıydı .
(trg)="b.GEN.1.2.2"> Tanrının Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu .

(src)="b.GEN.1.3.1"> A Bôh riekol : Nech je svetlo !
(src)="b.GEN.1.3.2"> A bolo svetlo .
(trg)="b.GEN.1.3.1"> Tanrı , ‹ ‹ Işık olsun › › diye buyurdu ve ışık oldu .

(src)="b.GEN.1.4.1"> A Bôh videl svetlo , že je dobré , a Bôh oddelil svetlo od tmy .
(trg)="b.GEN.1.4.1"> Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı .

(src)="b.GEN.1.5.1"> A Bôh nazval svetlo dňom a tmu nazval nocou .
(src)="b.GEN.1.5.2"> A bol večer , a bolo ráno , prvý deň .
(trg)="b.GEN.1.5.1"> Işığa ‹ ‹ Gündüz › › , karanlığa ‹ ‹ Gece › › adını verdi .
(trg)="b.GEN.1.5.2"> Akşam oldu , sabah oldu ve ilk gün oluştu .

(src)="b.GEN.1.6.1"> A Bôh riekol : Nech je obloha medzi vodami a nech delí vody od vôd !
(trg)="b.GEN.1.6.1"> Tanrı , ‹ ‹ Suların ortasında bir kubbe olsun , suları birbirinden ayırsın › › diye buyurdu .

(src)="b.GEN.1.7.1"> A Bôh učinil oblohu a oddelil vody , ktoré sú pod oblohou , od vôd , ktoré sú nad oblohou .
(src)="b.GEN.1.7.2"> A bolo tak .
(trg)="b.GEN.1.7.1"> Ve öyle oldu .
(trg)="b.GEN.1.7.2"> Tanrı gökkubbeyi yarattı .
(trg)="b.GEN.1.7.3"> Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı .

(src)="b.GEN.1.8.1"> A Bôh nazval oblohu nebom .
(src)="b.GEN.1.8.2"> A bol večer , a bolo ráno , druhý deň .
(trg)="b.GEN.1.8.1"> Kubbeye ‹ ‹ Gök › › adını verdi .
(trg)="b.GEN.1.8.2"> Akşam oldu , sabah oldu ve ikinci gün oluştu .

(src)="b.GEN.1.9.1"> A Bôh riekol : Nech sa shromaždia vody pod nebom na jedno miesto , a nech sa ukáže sušina !
(src)="b.GEN.1.9.2"> A bolo tak .
(trg)="b.GEN.1.9.1"> Tanrı , ‹ ‹ Göğün altındaki sular bir yere toplansın , kuru toprak görünsün › › diye buyurdu ve öyle oldu .

(src)="b.GEN.1.10.1"> A Bôh nazval sušinu zemou a shromaždenie vôd nazval morami .
(src)="b.GEN.1.10.2"> A Bôh videl , že je to dobré .
(trg)="b.GEN.1.10.1"> Kuru alana ‹ ‹ Kara › › , toplanan sulara ‹ ‹ Deniz › › adını verdi .
(trg)="b.GEN.1.10.2"> Tanrı bunun iyi olduğunu gördü .

(src)="b.GEN.1.11.1"> A Bôh riekol : Nech vydá zem sviežu trávu , bylinu , vydávajúcu semä , ovocný strom , rodiaci ovocie podľa svojho druhu , v ktorom bude jeho semä , na zemi .
(src)="b.GEN.1.11.2"> A bolo tak .
(trg)="b.GEN.1.11.1"> Tanrı , ‹ ‹ Yeryüzü bitkiler , tohum veren otlar , türüne göre tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları üretsin › › diye buyurdu ve öyle oldu .

(src)="b.GEN.1.12.1"> A zem vydala sviežu trávu , bylinu , vydávajúcu semä podľa svojho druhu , a všelijaký strom , rodiaci ovocie , v ktorom bolo jeho semä , podľa svojho druhu .
(src)="b.GEN.1.12.2"> A Bôh videl , že je to dobré .
(trg)="b.GEN.1.12.1"> Yeryüzü bitkiler , türüne göre tohum veren otlar , tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları yetiştirdi .
(trg)="b.GEN.1.12.2"> Tanrı bunun iyi olduğunu gördü .

(src)="b.GEN.1.13.1"> A bol večer , a bolo ráno , tretí deň .
(trg)="b.GEN.1.13.1"> Akşam oldu , sabah oldu ve üçüncü gün oluştu .

(src)="b.GEN.1.14.1"> A Bôh riekol : Nech sú svetlá na nebeskej oblohe , aby delily deň od noci , a budú na znamenia , na určité časy , na dni a na roky .
(trg)="b.GEN.1.14.1"> Tanrı şöyle buyurdu : ‹ ‹ Gökkubbede gündüzü geceden ayıracak , yeryüzünü aydınlatacak ışıklar olsun .
(trg)="b.GEN.1.14.2"> Belirtileri , mevsimleri , günleri , yılları göstersin . › ›
(trg)="b.GEN.1.14.3"> Ve öyle oldu .

(src)="b.GEN.1.16.1"> A Bôh učinil dve veľké svetlá , väčšie svetlo , aby panovalo nado dňom , a menšie svetlo , aby panovalo nad nocou , a tiež i hviezdy .
(trg)="b.GEN.1.16.1"> Tanrı büyüğü gündüze , küçüğü geceye egemen olacak iki büyük ışığı ve yıldızları yarattı .

(src)="b.GEN.1.17.1"> A Bôh ich dal na nebeskú oblohu , aby svietily na zem
(trg)="b.GEN.1.17.1"> Yeryüzünü aydınlatmak , gündüze ve geceye egemen olmak , ışığı karanlıktan ayırmak için onları gökkubbeye yerleştirdi .
(trg)="b.GEN.1.17.2"> Tanrı bunun iyi olduğunu gördü .

(src)="b.GEN.1.19.1"> A bol večer , a bolo ráno , štvrtý deň .
(trg)="b.GEN.1.19.1"> Akşam oldu , sabah oldu ve dördüncü gün oluştu .

(src)="b.GEN.1.20.1"> A Bôh riekol : Nech sa hemžia vody hemživými tvory , živou dušou , a vtáctvo nech lieta nad zemou , na tvári nebeskej oblohy .
(trg)="b.GEN.1.20.1"> Tanrı , ‹ ‹ Sular canlı yaratıklarla dolup taşsın , yeryüzünün üzerinde , gökte kuşlar uçuşsun › › diye buyurdu .

(src)="b.GEN.1.21.1"> A Bôh stvoril tie veľké ryby a všelijakú dušu živú , hýbajúcu sa , ktorými sa hemžia vody , podľa ich druhu , a všelijaké vtáctvo okrýdlené podľa jeho druhu .
(src)="b.GEN.1.21.2"> A Bôh videl , že je to dobré .
(trg)="b.GEN.1.21.1"> Tanrı büyük deniz canavarlarını , sularda kaynaşan canlıları ve uçan çeşitli varlıkları yarattı .
(trg)="b.GEN.1.21.2"> Bunun iyi olduğunu gördü .

(src)="b.GEN.1.22.1"> A Bôh ich požehnal a riekol : Ploďte sa a množte sa a naplňte vody v moriach , a vtáctvo nech sa množí na zemi !
(trg)="b.GEN.1.22.1"> Tanrı , ‹ ‹ Verimli olun , çoğalın , denizleri doldurun , yeryüzünde kuşlar çoğalsın › › diyerek onları kutsadı .

(src)="b.GEN.1.23.1"> A bol večer , a bolo ráno , piaty deň .
(trg)="b.GEN.1.23.1"> Akşam oldu , sabah oldu ve beşinci gün oluştu .

(src)="b.GEN.1.24.1"> A Bôh riekol : Nech vydá zem živú dušu podľa jej druhu : hovädá a plazy a zemskú zver podľa jej druhu !
(src)="b.GEN.1.24.2"> A bolo tak .
(trg)="b.GEN.1.24.1"> Tanrı , ‹ ‹ Yeryüzü çeşit çeşit canlı yaratık , evcil ve yabanıl hayvan , sürüngen türetsin › › diye buyurdu .
(trg)="b.GEN.1.24.2"> Ve öyle oldu .

(src)="b.GEN.1.25.1"> A Bôh učinil zemskú zver podľa jej druhu i hovädá podľa ich druhu i všelijaký zemeplaz podľa jeho druhu .
(src)="b.GEN.1.25.2"> A Bôh videl , že je to dobré .
(trg)="b.GEN.1.25.1"> Tanrı çeşit çeşit yabanıl hayvan , evcil hayvan , sürüngen yarattı .
(trg)="b.GEN.1.25.2"> Bunun iyi olduğunu gördü. kara hayvanlarını da kapsıyor .

(src)="b.GEN.1.26.1"> A Bôh riekol : Učiňme človeka na svoj obraz a podľa svojej podoby , a nech vládnu nad morskými rybami a nad nebeským vtáctvom a nad hovädami a nad celou zemou a nad každým plazom , ktorý sa plazí na zemi .
(trg)="b.GEN.1.26.1"> Tanrı , ‹ ‹ İnsanı kendi suretimizde , kendimize benzer yaratalım › › dedi , ‹ ‹ Denizdeki balıklara , gökteki kuşlara , evcil hayvanlara , sürüngenlere , yeryüzünün tümüne egemen olsun . › ›

(src)="b.GEN.1.27.1"> A Bôh stvoril človeka na svoj obraz , na obraz Boží ho stvoril , mužské a ženské pohlavie ich stvoril .
(trg)="b.GEN.1.27.1"> Tanrı insanı kendi suretinde yarattı .
(trg)="b.GEN.1.27.2"> Böylece insan Tanrı suretinde yaratılmış oldu .
(trg)="b.GEN.1.27.3"> İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı .

(src)="b.GEN.1.28.1"> A Bôh ich požehnal a Bôh im riekol : Ploďte sa a množte sa a naplňte zem a podmaňte si ju a vládnite nad morskými rybami a nad nebeským vtáctvom i nad každým živým tvorom , ktorý sa plazí na zemi .
(trg)="b.GEN.1.28.1"> Onları kutsayarak , ‹ ‹ Verimli olun , çoğalın › › dedi , ‹ ‹ Yeryüzünü doldurun ve denetiminize alın ; denizdeki balıklara , gökteki kuşlara , yeryüzünde yaşayan bütün canlılara egemen olun .

(src)="b.GEN.1.29.1"> A Bôh riekol : Hľa , dal som vám každú bylinu , ktorá plodí semä a ktorá je na tvári celej zeme , i každý strom , na ktorom je ovocie stromu , ktorý plodí semä .
(src)="b.GEN.1.29.2"> To všetko vám bude za pokrm .
(trg)="b.GEN.1.29.1"> İşte yeryüzünde tohum veren her otu , tohumu meyvesinde bulunan her meyve ağacını size veriyorum .
(trg)="b.GEN.1.29.2"> Bunlar size yiyecek olacak .

(src)="b.GEN.1.30.1"> A všetkým zvieratám zemským a všetkému vtáctvu nebeskému a všetkému , čo sa plazí na zemi , v čom je živá duša , dal som za pokrm všetko zelené byliny .
(src)="b.GEN.1.30.2"> A bolo tak .
(trg)="b.GEN.1.30.1"> Yabanıl hayvanlara , gökteki kuşlara , sürüngenlere -soluk alıp veren bütün hayvanlara- yiyecek olarak yeşil otları veriyorum . › ›
(trg)="b.GEN.1.30.2"> Ve öyle oldu .

(src)="b.GEN.1.31.1"> A Bôh videl všetko , čo učinil , a hľa , bolo to veľmi dobré .
(src)="b.GEN.1.31.2"> A bol večer , a bolo ráno , šiesty deň .
(trg)="b.GEN.1.31.1"> Tanrı yarattıklarına baktı ve her şeyin çok iyi olduğunu gördü .
(trg)="b.GEN.1.31.2"> Akşam oldu , sabah oldu ve altıncı gün oluştu .

(src)="b.GEN.2.1.1"> A dokonané boly nebesia i zem i všetko ich vojsko .
(trg)="b.GEN.2.1.1"> Gök ve yer bütün öğeleriyle tamamlandı .

(src)="b.GEN.2.2.1"> A Bôh dokonal siedmeho dňa svoje dielo , ktoré činil , a odpočíval siedmeho dňa od všetkého svojho diela , ktoré učinil .
(trg)="b.GEN.2.2.1"> Yedinci güne gelindiğinde Tanrı yapmakta olduğu işi bitirdi .
(trg)="b.GEN.2.2.2"> Yaptığı işten o gün dinlendi .

(src)="b.GEN.2.3.1"> A Bôh požehnal siedmy deň a posvätil ho , lebo v ňom si odpočinul od všetkého svojho diela , ktoré stvoril Bôh činiac .
(trg)="b.GEN.2.3.1"> Yedinci günü kutsadı .
(trg)="b.GEN.2.3.2"> Onu kutsal bir gün olarak belirledi .
(trg)="b.GEN.2.3.3"> Çünkü Tanrı o gün yaptığı , yarattığı bütün işi bitirip dinlendi .

(src)="b.GEN.2.4.1"> To sú rody nebies a zeme , keď boly stvorené , v deň , v ktorom činil Hospodin Bôh zem i nebesia .
(trg)="b.GEN.2.4.1"> Göğün ve yerin yaratılış öyküsü : RAB Tanrı göğü ve yeri yarattığında ,

(src)="b.GEN.2.5.1"> A ešte nebolo nijakého chrastia poľného na zemi , ani ešte nebola narástla nijaká poľná bylina , lebo Hospodin Bôh ešte nebol dal , aby pršalo na zem , ani nebolo človeka , aby bol obrábal zem .
(trg)="b.GEN.2.5.1"> yeryüzünde yabanıl bir fidan , bir ot bile bitmemişti .
(trg)="b.GEN.2.5.2"> Çünkü RAB Tanrı henüz yeryüzüne yağmur göndermemişti .
(trg)="b.GEN.2.5.3"> Toprağı işleyecek insan da yoktu .

(src)="b.GEN.2.6.1"> Ale para vystupovala zo zeme a zvlažovala celú tvár zeme .
(trg)="b.GEN.2.6.1"> Yerden yükselen buhar bütün toprakları suluyordu .

(src)="b.GEN.2.7.1"> A Hospodin Bôh utvoril Adama , človeka , vezmúc prach zo zeme a vdýchnul do jeho nozdier dych života , a človek sa stal živou dušou .
(trg)="b.GEN.2.7.1"> RAB Tanrı Ademi topraktan yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi .
(trg)="b.GEN.2.7.2"> Böylece Adem yaşayan varlık oldu. kaynakları › › .

(src)="b.GEN.2.8.1"> A Hospodin Bôh vysadil zahradu čiže raj v Édene , od východu , a tam postavil človeka , ktorého utvoril .
(trg)="b.GEN.2.8.1"> RAB Tanrı doğuda , Adende bir bahçe dikti .
(trg)="b.GEN.2.8.2"> Yarattığı Ademi oraya koydu .

(src)="b.GEN.2.9.1"> A Hospodin Bôh dal , aby vyrástol zo zeme všelijaký strom žiadúcny na pohľad a ovocím dobrý na jedenie , a strom života prostred raja ako aj strom vedenia dobrého i zlého .
(trg)="b.GEN.2.9.1"> Bahçede iyi meyve veren türlü türlü güzel ağaç yetiştirdi .
(trg)="b.GEN.2.9.2"> Bahçenin ortasında yaşam ağacıyla iyiyle kötüyü bilme ağacı vardı .

(src)="b.GEN.2.10.1"> A rieka vychádzala z Édena , aby zvlažovala zahradu , raj , a odtiaľ sa delila a bola vo štyri hlavné rieky .
(trg)="b.GEN.2.10.1"> Adenden bir ırmak doğuyor , bahçeyi sulayıp orada dört kola ayrılıyordu .

(src)="b.GEN.2.11.1"> Meno jednej je Píšon ; tá obchádza celú zem Chavila , kde je zlato .
(trg)="b.GEN.2.11.1"> İlk ırmağın adı Pişondur .
(trg)="b.GEN.2.11.2"> Altın kaynakları olan Havila sınırları boyunca akar .

(src)="b.GEN.2.12.1"> A zlato tej zeme je výborné ; tam sa nachodí bdelium i kameň onyx .
(trg)="b.GEN.2.12.1"> Orada iyi altın , reçine ve oniks bulunur .

(src)="b.GEN.2.13.1"> A meno druhej rieky je Gichon ; tá obchádza celú zem Kúšovu .
(trg)="b.GEN.2.13.1"> İkinci ırmağın adı Gihondur , Kûş sınırları boyunca akar .

(src)="b.GEN.2.14.1"> A meno tretej rieky je Hidekel ; tá tečie naproti Asýrii .
(src)="b.GEN.2.14.2"> A štvrtá rieka je Eufrates .
(trg)="b.GEN.2.14.1"> Üçüncü ırmağın adı Dicledir , Asurun doğusundan akar .
(trg)="b.GEN.2.14.2"> Dördüncü ırmak ise Fırattır .

(src)="b.GEN.2.15.1"> A Hospodin Bôh vzal človeka a umiestnil ho v zahrade Édena , aby ju obrábal a mal na ňu pozor .
(trg)="b.GEN.2.15.1"> RAB Tanrı Aden bahçesine bakması , onu işlemesi için Ademi oraya koydu .

(src)="b.GEN.2.16.1"> A Hospodin Bôh prikázal človekovi a riekol : Z ktoréhokoľvek stromu rajského budeš slobodne jesť ,
(trg)="b.GEN.2.16.1"> Ona , ‹ ‹ Bahçede istediğin ağacın meyvesini yiyebilirsin › › diye buyurdu ,

(src)="b.GEN.2.17.1"> ale zo stromu vedenia dobrého a zlého nebudeš jesť , lebo toho dňa , ktorého by si jedol z neho , istotne zomrieš .
(trg)="b.GEN.2.17.1"> ‹ ‹ Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme .
(trg)="b.GEN.2.17.2"> Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün . › ›

(src)="b.GEN.2.18.1"> A Hospodin Bôh riekol : Nie je dobre byť človekovi samotnému ; učiním mu pomoc , ktorá by bola jemu roveň .
(trg)="b.GEN.2.18.1"> Sonra , ‹ ‹ Ademin yalnız kalması iyi değil › › dedi , ‹ ‹ Ona uygun bir yardımcı yaratacağım . › ›

(src)="b.GEN.2.19.1"> A Hospodin Bôh utvoril bol zo zeme všelijaké zviera poľné a všelijakého vtáka nebeského a doviedol ich k človekovi , aby videl ako ktoré pomenuje .
(src)="b.GEN.2.19.2"> A každé jako ktoré pomenoval človek , každú dušu živú , tak sa menovalo .
(trg)="b.GEN.2.19.1"> RAB Tanrı yerdeki hayvanların , gökteki kuşların tümünü topraktan yaratmıştı .
(trg)="b.GEN.2.19.2"> Onlara ne ad vereceğini görmek için hepsini Ademe getirdi .
(trg)="b.GEN.2.19.3"> Adem her birine ne ad verdiyse , o canlı o adla anıldı .

(src)="b.GEN.2.20.1"> A Adam , človek , dal všetkým mená , každému hovädu a nebeskému vtákovi a každému zvieraťu poľnému , ale Adamovi sa nenašla pomoc , ktorá by bola bývala jemu roveň .
(trg)="b.GEN.2.20.1"> Adem bütün evcil ve yabanıl hayvanlara , gökte uçan kuşlara ad koydu .
(trg)="b.GEN.2.20.2"> Ama kendisi için uygun bir yardımcı bulunmadı .

(src)="b.GEN.2.21.1"> A Hospodin Bôh dal , aby padol na Adama tvrdý spánok a usnul .
(src)="b.GEN.2.21.2"> A vzal jedno z jeho rebier a jeho miesto zavrel mäsom .
(trg)="b.GEN.2.21.1"> RAB Tanrı Ademe derin bir uyku verdi .
(trg)="b.GEN.2.21.2"> Adem uyurken , RAB Tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı .

(src)="b.GEN.2.22.1"> A Hospodin Bôh vybudoval rebro , ktoré vzal z Adama , v ženu , a doviedol ju k Adamovi .
(trg)="b.GEN.2.22.1"> Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Ademe getirdi .

(src)="b.GEN.2.23.1"> Vtedy povedal Adam : Toto už teraz je kosť z mojich kostí a telo z môjho tela ; táto sa bude volať muženou , lebo táto je vzatá z muža .
(trg)="b.GEN.2.23.1"> Adem , ‹ ‹ İşte , bu benim kemiklerimden alınmış kemik , Etimden alınmış ettir › › dedi , ‹ ‹ Ona ‹ Kadın › denilecek , Çünkü o adamdan alındı . › › türemiştir .

(src)="b.GEN.2.24.1"> Preto opustí muž svojho otca a svoju mať a bude ľnúť ku svojej žene , a budú jedno telo .
(trg)="b.GEN.2.24.1"> Bu nedenle adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak , ikisi tek beden olacak .

(src)="b.GEN.2.25.1"> A boli obidvaja nahí , Adam i jeho žena a nehanbili sa .
(trg)="b.GEN.2.25.1"> Adem de karısı da çıplaktılar , henüz utanç nedir bilmiyorlardı .

(src)="b.GEN.3.1.1"> A had bol najchytrejší zo všetkých zvierat poľných , ktoré učinil Hospodin Bôh .
(src)="b.GEN.3.1.2"> A povedal žene : Či naozaj riekol Bôh : Nebudete jesť z niktorého stromu rajského ?
(trg)="b.GEN.3.1.1"> RAB Tanrının yarattığı yabanıl hayvanların en kurnazı yılandı .
(trg)="b.GEN.3.1.2"> Yılan kadına , ‹ ‹ Tanrı gerçekten , ‹ Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin › dedi mi ? › › diye sordu .

(src)="b.GEN.3.2.1"> Na to povedala žena hadovi : Z ovocia rajských stromov jeme .
(trg)="b.GEN.3.2.1"> Kadın , ‹ ‹ Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz › › diye yanıtladı ,

(src)="b.GEN.3.3.1"> Ale o ovocí stromu , ktorý je prostred raja , riekol Bôh : Nebudete jesť z neho ani sa ho nedotknete , aby ste nezomreli !
(trg)="b.GEN.3.3.1"> ‹ ‹ Ama Tanrı , ‹ Bahçenin ortasındaki ağacın meyvesini yemeyin , ona dokunmayın ; yoksa ölürsünüz › dedi . › ›

(src)="b.GEN.3.4.1"> A had povedal žene : Istotne nezomriete .
(trg)="b.GEN.3.4.1"> Yılan , ‹ ‹ Kesinlikle ölmezsiniz › › dedi ,

(src)="b.GEN.3.5.1"> Ale Bôh vie , že toho dňa , ktorého by ste jedli z neho , otvoria sa vaše oči , a budete jako bohovia , ktorí vedia , čo je dobré i zlé .
(trg)="b.GEN.3.5.1"> ‹ ‹ Çünkü Tanrı biliyor ki , o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak , iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız . › ›

(src)="b.GEN.3.6.1"> A žena videla , že je strom dobrý na jedenie z neho , že je žiadosťou očiam a že je to prežiadúcny strom , aby urobil človeka rozumným , tak tedy vzala z jeho ovocia a jedla a dala spolu i svojmu mužovi , a jedol .
(trg)="b.GEN.3.6.1"> Kadın ağacın güzel , meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü .
(trg)="b.GEN.3.6.2"> Meyveyi koparıp yedi .
(trg)="b.GEN.3.6.3"> Yanındaki kocasına verdi , o da yedi .

(src)="b.GEN.3.7.1"> Vtedy sa otvorily oči obidvoch , a poznali , že sú nahí .
(src)="b.GEN.3.7.2"> A naviažuc fíkového lístia spravili si zástery .
(trg)="b.GEN.3.7.1"> İkisinin de gözleri açıldı .
(trg)="b.GEN.3.7.2"> Çıplak olduklarını anladılar .
(trg)="b.GEN.3.7.3"> Bu yüzden incir yaprakları dikip kendilerine önlük yaptılar .

(src)="b.GEN.3.8.1"> Potom počuli hlas Hospodina Boha , chodiaceho po raji , k dennému vetru večernému .
(src)="b.GEN.3.8.2"> Ale Adam i jeho žena sa skryli pred tvárou Hospodina Boha v prostredku medzi stromami raja .
(trg)="b.GEN.3.8.1"> Derken , günün serinliğinde bahçede yürüyen RAB Tanrının sesini duydular .
(trg)="b.GEN.3.8.2"> Ondan kaçıp ağaçların arasına gizlendiler .

(src)="b.GEN.3.9.1"> A Hospodin Bôh volal na Adama a riekol mu : Kde si ?
(trg)="b.GEN.3.9.1"> RAB Tanrı Ademe , ‹ ‹ Neredesin ? › › diye seslendi .

(src)="b.GEN.3.10.1"> A povedal : Počul som tvoj hlas v raji , ale som sa bál , lebo som nahý a preto som sa skryl .
(trg)="b.GEN.3.10.1"> Adem , ‹ ‹ Bahçede sesini duyunca korktum .
(trg)="b.GEN.3.10.2"> Çünkü çıplaktım , bu yüzden gizlendim › › dedi .

(src)="b.GEN.3.11.1"> A Bôh mu riekol : Kto ti oznámil , že si nahý ? !
(src)="b.GEN.3.11.2"> Či si azda jedol zo stromu , o ktorom som ti prikázal , aby si nejedol z neho ?
(trg)="b.GEN.3.11.1"> RAB Tanrı , ‹ ‹ Çıplak olduğunu sana kim söyledi ? › › diye sordu , ‹ ‹ Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin ? › ›

(src)="b.GEN.3.12.1"> A Adam povedal : Žena , ktorú si dal , aby bola so mnou , tá mi dala zo stromu , a jedol som .
(trg)="b.GEN.3.12.1"> Adem , ‹ ‹ Yanıma koyduğun kadın ağacın meyvesini bana verdi , ben de yedim › › diye yanıtladı .

(src)="b.GEN.3.13.1"> A Hospodin Bôh riekol žene : Čo si to urobila ? !
(src)="b.GEN.3.13.2"> A žena povedala : Had ma zviedol a jedla som .
(trg)="b.GEN.3.13.1"> RAB Tanrı kadına , ‹ ‹ Nedir bu yaptığın ? › › diye sordu .
(trg)="b.GEN.3.13.2"> Kadın , ‹ ‹ Yılan beni aldattı , o yüzden yedim › › diye karşılık verdi .

(src)="b.GEN.3.14.1"> A Hospodin Bôh riekol hadovi : Že si to urobil , zlorečený budeš nad každé hovädo a nad každé zviera poľné ; na svojom bruchu sa budeš plaziť a budeš žrať prach po všetky dni svojho života .
(trg)="b.GEN.3.14.1"> Bunun üzerine RAB Tanrı yılana , ‹ ‹ Bu yaptığından ötürü Bütün evcil ve yabanıl hayvanların En lanetlisi sen olacaksın › › dedi , ‹ ‹ Karnının üzerinde sürünecek , Yaşamın boyunca toprak yiyeceksin .

(src)="b.GEN.3.15.1"> A položím nepriateľstvo medzi tebou a medzi ženou , medzi tvojím semenom a medzi jej semenom ; ono ti rozdrtí hlavu a ty mu rozdrtíš pätu .
(trg)="b.GEN.3.15.1"> Seninle kadını , onun soyuyla senin soyunu Birbirinize düşman edeceğim .
(trg)="b.GEN.3.15.2"> Onun soyu senin başını ezecek , Sen onun topuğuna saldıracaksın . › ›

(src)="b.GEN.3.16.1"> Potom ešte povedal žene : Veľmi rozmnožím tvoju bolesť a tvoje tehotenstvo ; v bolesti budeš rodiť deti , a tvoja túžba sa ponesie k tvojmu mužovi , a on bude panovať nad tebou .
(trg)="b.GEN.3.16.1"> RAB Tanrı kadına , ‹ ‹ Çocuk doğururken sana Çok acı çektireceğim › › dedi , ‹ ‹ Ağrı çekerek doğum yapacaksın .
(trg)="b.GEN.3.16.2"> Kocana istek duyacaksın , Seni o yönetecek . › ›

(src)="b.GEN.3.17.1"> A Adamovi povedal : Preto , že si poslúchol hlas svojej ženy a jedol si zo stromu , o ktorom som ti prikázal a riekol : Nebudeš jesť z neho , zlorečená bude zem pre teba ; s bolesťou budeš z nej jesť po všetky dni svojho života .
(trg)="b.GEN.3.17.1"> RAB Tanrı Ademe , ‹ ‹ Karının sözünü dinlediğin ve sana , Meyvesini yeme dediğim ağaçtan yediğin için Toprak senin yüzünden lanetlendi › › dedi , ‹ ‹ Yaşam boyu emek vermeden yiyecek bulamayacaksın .

(src)="b.GEN.3.18.1"> Tŕnie a bodľač ti bude rodiť a budeš jesť poľnú bylinu .
(trg)="b.GEN.3.18.1"> Toprak sana diken ve çalı verecek , Yaban otu yiyeceksin .

(src)="b.GEN.3.19.1"> V pote svojej tvári budeš jesť chlieb , až dokiaľ sa nenavrátiš do zeme , lebo z nej si vzatý , pretože si prach a do prachu sa navrátiš .
(trg)="b.GEN.3.19.1"> Toprağa dönünceye dek Ekmeğini alın teri dökerek kazanacaksın .
(trg)="b.GEN.3.19.2"> Çünkü topraksın , topraktan yaratıldın Ve yine toprağa döneceksin . › ›

(src)="b.GEN.3.20.1"> A Adam nazval meno svojej ženy Eva , pretože ona bola matkou všetkých živých .
(trg)="b.GEN.3.20.1"> Adem karısına Havvafç adını verdi .
(trg)="b.GEN.3.20.2"> Çünkü o bütün insanlarınfç annesiydi. gelen aynı sözcükten türemiştir .

(src)="b.GEN.3.21.1"> A Hospodin Bôh učinil Adamovi a jeho žene odev z kože a odial ich .
(trg)="b.GEN.3.21.1"> RAB Tanrı Ademle karısı için deriden giysiler yaptı , onları giydirdi .

(src)="b.GEN.3.22.1"> Vtedy povedal Hospodin Bôh : Hľa , človek sa stal ako jeden z nás , aby vedel dobré i zlé .
(src)="b.GEN.3.22.2"> A tak teraz , aby nevystrel svojej ruky a nevzal ešte aj zo stromu života a nejedol , a žil by potom na veky , vyžeňme ho !
(trg)="b.GEN.3.22.1"> Sonra , ‹ ‹ Adem iyiyle kötüyü bilmekle bizlerden biri gibi oldu › › dedi , ‹ ‹ Artık yaşam ağacına uzanıp meyve almasına , yiyip ölümsüz olmasına izin verilmemeli . › ›

(src)="b.GEN.3.23.1"> A Hospodin Bôh ho poslal preč z raja , zo zahrady Édena , aby obrábal zem , z ktorej bol vzatý .
(trg)="b.GEN.3.23.1"> Böylece RAB Tanrı , yaratılmış olduğu toprağı işlemek üzere Ademi Aden bahçesinden çıkardı .

(src)="b.GEN.3.24.1"> A vyhnal človeka a osadil cherubínov od východnej strany zahrady Édena , a to s plamenným mečom plápolajúcim strážiť cestu ku stromu života .
(trg)="b.GEN.3.24.1"> Onu kovdu .
(trg)="b.GEN.3.24.2"> Yaşam ağacının yolunu denetlemek için de Aden bahçesinin doğusuna Keruvlar ve her yana dönen alevli bir kılıç yerleştirdi .

(src)="b.GEN.4.1.1"> A Adam poznal Evu , svoju ženu , a počala a porodila Kaina , a riekla : Nadobudla som muža s Hospodinom .
(trg)="b.GEN.4.1.1"> Adem karısı Havva ile yattı .
(trg)="b.GEN.4.1.2"> Havva hamile kaldı ve Kayini doğurdu .
(trg)="b.GEN.4.1.3"> ‹ ‹ RABbin yardımıyla bir oğul dünyaya getirdim › › dedi .

(src)="b.GEN.4.2.1"> A zase porodila jeho brata Ábela .
(src)="b.GEN.4.2.2"> A Ábel pásol ovce , a Kain obrábal zem .
(trg)="b.GEN.4.2.1"> Daha sonra Kayinin kardeşi Habili doğurdu .
(trg)="b.GEN.4.2.2"> Habil çoban oldu , Kayin ise çiftçi .

(src)="b.GEN.4.3.1"> A stalo sa po čase , že Kain doniesol Hospodinovi obetný dar z plodu zeme :
(trg)="b.GEN.4.3.1"> Günler geçti .
(trg)="b.GEN.4.3.2"> Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi .

(src)="b.GEN.4.4.1"> A doniesol aj Ábel z prvorodených svojho stáda a z ich tuku .
(src)="b.GEN.4.4.2"> A Hospodin pohliadol milostive na Ábela a na jeho obetný dar .
(trg)="b.GEN.4.4.1"> Habil de sürüsünde ilk doğan hayvanlardan bazılarını , özellikle de yağlarını getirdi .
(trg)="b.GEN.4.4.2"> RAB Habili ve sunusunu kabul etti .

(src)="b.GEN.4.5.1"> Ale na Kaina ani na jeho obetný dar nepohliadol , a preto sa Kain veľmi rozpálil hnevom , tak , že opadla jeho tvár .
(trg)="b.GEN.4.5.1"> Kayinle sunusunu ise reddetti .
(trg)="b.GEN.4.5.2"> Kayin çok öfkelendi , suratını astı .

(src)="b.GEN.4.6.1"> A Hospodin riekol Kainovi : Prečo si sa rozpálil hnevom , a prečo opadla tvoja tvár ?
(trg)="b.GEN.4.6.1"> RAB Kayine , ‹ ‹ Niçin öfkelendin ? › › diye sordu , ‹ ‹ Niçin surat astın ?

(src)="b.GEN.4.7.1"> Či , keď budeš dobre robiť , nebude povznesená a veselá ?
(src)="b.GEN.4.7.2"> A keď nebudeš dobre robiť , hriech leží pri dveriach , a jeho túžba sa nesie po tebe .
(src)="b.GEN.4.7.3"> Ale ty budeš panovať nad ním !
(trg)="b.GEN.4.7.1"> Doğru olanı yapsan , seni kabul etmez miyim ?
(trg)="b.GEN.4.7.2"> Ancak doğru olanı yapmazsan , günah kapıda pusuya yatmış , seni bekliyor .
(trg)="b.GEN.4.7.3"> Ona egemen olmalısın . › ›

(src)="b.GEN.4.8.1"> Na to zase hovoril Kain s Ábelom , svojím bratom .
(src)="b.GEN.4.8.2"> Ale stalo sa potom , keď boli na poli , že povstal Kain na Ábela , svojho brata , a zabil ho .
(trg)="b.GEN.4.8.1"> Kayin kardeşi Habile , ‹ ‹ Haydi , tarlaya gidelim › › dedi .
(trg)="b.GEN.4.8.2"> Tarlada birlikteyken kardeşine saldırıp onu öldürdü .
(trg)="b.GEN.4.8.3"> Tevratı , Süryanice ve Vulgatadan alındı .

(src)="b.GEN.4.9.1"> A Hospodin riekol Kainovi : Kde je Ábel , tvoj brat ?
(src)="b.GEN.4.9.2"> A Kain povedal : Neviem .
(src)="b.GEN.4.9.3"> Či som ja strážcom svojho brata ?
(trg)="b.GEN.4.9.1"> RAB Kayine , ‹ ‹ Kardeşin Habil nerede ? › › diye sordu .
(trg)="b.GEN.4.9.2"> Kayin , ‹ ‹ Bilmiyorum , kardeşimin bekçisi miyim ben ? › › diye karşılık verdi .

(src)="b.GEN.4.10.1"> A Hospodin riekol : Čo si to urobil ?
(src)="b.GEN.4.10.2"> Hlas krvi tvojho brata volá ku mne zo zeme !
(trg)="b.GEN.4.10.1"> RAB , ‹ ‹ Ne yaptın ? › › dedi , ‹ ‹ Kardeşinin kanı topraktan bana sesleniyor .

(src)="b.GEN.4.11.1"> A ty teraz budeš zlorečený nad tú zem , ktorá otvorila svoje ústa , aby prijala krv tvojho brata z tvojej ruky .
(trg)="b.GEN.4.11.1"> Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın .

(src)="b.GEN.4.12.1"> Keď budeš obrábať zem , nebude ti viacej vydávať svojej sily .
(src)="b.GEN.4.12.2"> Behúňom a tulákom budeš na zemi .
(trg)="b.GEN.4.12.1"> İşlediğin toprak bundan böyle sana ürün vermeyecek .
(trg)="b.GEN.4.12.2"> Yeryüzünde aylak aylak dolaşacaksın . › ›

(src)="b.GEN.4.13.1"> Vtedy povedal Kain Hospodinovi : Moja neprávosť je väčšia , než aby mi mohla byť odpustená .
(trg)="b.GEN.4.13.1"> Kayin , ‹ ‹ Cezam kaldıramayacağım kadar ağır › › diye karşılık verdi ,

(src)="b.GEN.4.14.1"> Hľa , zaháňaš ma dnes s tvári zeme a zpred svojej tvári , budem sa skrývať a budem tulákom a behúňom na zemi , a stane sa , že ktokoľvek ma najde , zabije ma .
(trg)="b.GEN.4.14.1"> ‹ ‹ Bugün beni bu topraklardan kovdun .
(trg)="b.GEN.4.14.2"> Artık huzurundan uzak kalacak , yeryüzünde aylak aylak dolaşacağım .
(trg)="b.GEN.4.14.3"> Kim bulsa öldürecek beni . › ›

(src)="b.GEN.4.15.1"> A Hospodin mu riekol : Pre tú príčinu , ktokoľvek by zabil Kaina , na tom bude pomstené sedemnásobne .
(src)="b.GEN.4.15.2"> A Hospodin položil znamenie na Kaina , aby ho nikto nezabil , nech by ho našiel ktokoľvek .
(trg)="b.GEN.4.15.1"> Bunun üzerine RAB , ‹ ‹ Seni kim öldürürse , ondan yedi kez öç alınacak › › dedi .
(trg)="b.GEN.4.15.2"> Kimse bulup öldürmesin diye Kayinin üzerine bir nişan koydu .

(src)="b.GEN.4.16.1"> A tak vyšiel Kain zpred tvári Hospodinovej a býval v zemi Nóda východne od Édena .
(trg)="b.GEN.4.16.1"> Kayin RABbin huzurundan ayrıldı .
(trg)="b.GEN.4.16.2"> Aden bahçesinin doğusunda , Nod topraklarına yerleşti .

(src)="b.GEN.4.17.1"> A Kain poznal svoju ženu , a počala a porodila Hanocha .
(src)="b.GEN.4.17.2"> A staväl mesto a nazval meno mesta podľa mena svojho syna Hanochom .
(trg)="b.GEN.4.17.1"> Kayin karısıyla yattı .
(trg)="b.GEN.4.17.2"> Karısı hamile kaldı ve Hanoku doğurdu .
(trg)="b.GEN.4.17.3"> Kayin o sırada bir kent kurmaktaydı .
(trg)="b.GEN.4.17.4"> Kente oğlu Hanokun adını verdi .

(src)="b.GEN.4.18.1"> A Hanochovi sa narodil Irád , a Irád splodil Mechujaela , a Mechijael splodil Metušaela , a Matušael splodil Lámecha .
(trg)="b.GEN.4.18.1"> Hanoktan İrat oldu .
(trg)="b.GEN.4.18.2"> İrattan Mehuyael , Mehuyaelden Metuşael , Metuşaelden Lemek oldu .

(src)="b.GEN.4.19.1"> A Lámech si vzal dve ženy ; jednej bolo meno Ada , a meno druhej bolo Cilla .
(trg)="b.GEN.4.19.1"> Lemek iki kadınla evlendi .
(trg)="b.GEN.4.19.2"> Birinin adı Âda , öbürünün ise Sillaydı .

(src)="b.GEN.4.20.1"> A Ada porodila Jabala ; ten bol otcom tých , ktorí bývajú v stánoch a pasú stádo .
(trg)="b.GEN.4.20.1"> Âda Yavalı doğurdu .
(trg)="b.GEN.4.20.2"> Yaval sürü sahibi göçebelerin atasıydı .

(src)="b.GEN.4.21.1"> A meno jeho brata bolo Júbal ; ten bol otcom všetkých , ktorí hrajú na harfu a pískajú na píšťalu .
(trg)="b.GEN.4.21.1"> Kardeşinin adı Yuvaldı .
(trg)="b.GEN.4.21.2"> Yuval lir ve ney çalanların atasıydı .

(src)="b.GEN.4.22.1"> I Cilla porodila Tubalkaina , kováča , otca to všetkých , ktorí pracujú z medi a zo železa .
(src)="b.GEN.4.22.2"> A sestra Tubalkainova bola Naama .
(trg)="b.GEN.4.22.1"> Silla Tuval-Kayini doğurdu .
(trg)="b.GEN.4.22.2"> Tuval-Kayin tunç ve demirden çeşitli kesici aletler yapardı .
(trg)="b.GEN.4.22.3"> Tuval-Kayinin kızkardeşi Naamaydı .