# en/setimes.en-tr.xml.gz
# tr/setimes.en-tr.xml.gz


(src)="1"> Kosovo 's privatisation process is under scrutiny
(trg)="1"> Kosova' nın özelleştirme süreci büyüteç altında

(src)="2"> Kosovo is taking a hard look at its privatisation process in light of recurring complaints .
(trg)="2"> Kosova , tekrar eden şikayetler ışığında özelleştirme sürecini incelemeye alıyor .

(src)="3"> By Muhamet Brajshori for Southeast European Times in Pristina -- 21/ 03/ 12
(trg)="3"> Southeast European Times için Priştine' den Muhamet Brayşori' nin haberi -- 21/ 03/ 12

(src)="4" deprel="amod"> Feronikel was privatised five years ago , and is still in business , but operates amid concerns for workers’ safety . [ Reuters ]
(trg)="4"> Feronikel beş yıl önce özelleştirilmesine ve hâlâ sektörde olmasına rağmen , işçi güvenliğine ilişkin kaygılarla faaliyet gösteriyor . [ Reuters ]

(src)="5"> On paper at least , it looks like a great idea .
(trg)="5"> En azından kağıt üzerinde , harika bir fikir gibi görünüyor .

(src)="6"> The government sells a business , gets out from under the yoke of management , and money from the sale helps to fund the state budget .
(trg)="6"> Hükümet bir kuruluşu satıyor , yönetimin boyunduruğu altından çıkıyor ve satıştan gelen para da devlet bütçesine katkı sağlıyor .

(src)="7"> But in Kosovo , critics say the legal process involved with privatisation is both complex and politically charged , which will have a long-term impact on the economy .
(trg)="7"> Fakat Kosova' da , eleştirenler özelleştirmede gerçekleşen hukuki sürecin hem karmaşık hem de siyasi etki altında olduğunu , bunun da ekonomi üzerinde uzun vadeli bir etkisi olacağını söylüyor .

(src)="8"> They say some owners or employees can take advantage of specific loopholes while others get almost nothing .
(trg)="8"> Onlara göre , bazı patronlar veya çalışanlar yasadaki belli boşluklardan faydalanırken diğerleri neredeyse hiçbir şey almıyor .

(src)="9"> There is also an ethnic component , since individuals from various communities can say that discrimination -- either ongoing or previous -- affected their ability to benefit from privatisation .
(trg)="9"> İşin bir de etnik boyutu var , zira çeşitli toplumlara mensup şahıslar - devam eden veya geçmişteki - ayrımcılığın , özelleştirmeden faydalanma becerilerini etkilediğini söyleyebilir .

(src)="10"> Esat Berisha is one such example .
(trg)="10"> Esat Berişa buna bir örnek .

(src)="11"> " My father worked at Hidroteknika , [ as did ] I until December 1990 , but then I was removed because Serbian authorities removed us .
(trg)="11"> " Babam Hidroteknika' da çalıştı , Aralık 1990' a kadar ben de , ama sonra Sırp makamları tarafından işten çıkarıldım .

(src)="12"> And after the war I hoped to get back to my job , but it never happened . "
(trg)="12"> Savaştan sonra işime geri dönmeyi umut etmeme rağmen bu asla gerçekleşmedi . "

(src)="13"> After Hidroteknika was privatised in 2006 , " I never got any compensation , and the worst is that the company does not exist anymore , because the new owner has changed the destiny of it , " Berisha told SETimes .
(trg)="13"> SETimes' a konuşan Berişa , Hidroteknika 2006 yılında özelleştirildikten sonra " Hiçbir tazminat almadım ve en kötüsü de yeni sahibi şirketin kaderini değiştirdiği için , şirket artık mevcut değil . " dedi .

(src)="14"> In some cases , companies were bought more for the land than for any desire to keep operating them .
(trg)="14"> Bazı durumlarda şirketler , onları işletme isteğinden çok , üstünde oturdukları arsalar için satın alınıyor .

(src)="15"> He is not alone : discriminatory legislation imposed by the Milosevic regime forced thousands in Kosovo to leave their jobs .
(trg)="15"> Berişa yalnız değil : Miloseviç rejiminin uyguladığı ayrımcı mevzuat Kosova' da binlerce insanı işlerini bırakmak zorunda bıraktı .

(src)="16"> Beyond that , many companies that have been privatised have changed work locations , and very often employees , like Berisha , are shed from payrolls , prompting frequent protests in front of the Privatisation Agency .
(trg)="16"> Bunun dışında , özelleştirilen bir çok şirket , faaliyet bölgesini değiştirdi ve çoğu zaman Berişa gibi çalışanlar bordrodan düşürüldü ve bu da Özelleştirme Dairesi önünde sık sık protestolara yol açtı .

(src)="17"> Dardan Sejdiu , an economy expert from the Vetvendosje Movement , is a vocal critic .
(trg)="17"> Vetevendosje Hareketine mensup ekonomi uzmanı Dardan Seydiu eleştirilerini sakınmıyor .

(src)="18"> " A decade later , we see that the economy is terribly unstructured .
(trg)="18"> SETimes' a konuşan Seydiu , " On yıl sonra , ekonominin yapısının çok kötü bozulduğunu görüyoruz .

(src)="19"> Most manufacturing companies no longer exist or are used for storage of goods ; efficiency as a concept seems were only words and unemployment is deepening .
(trg)="19"> Üretim şirketlerinin çoğu artık yok veya mal depolamak için kullanılıyor ; verimlilik kavramı sadece lafta kalmış ve işsizlik derinleşiyor .

(src)="20"> And ultimately the number of foreign investors has been symbolic , and the amount invested by them was symbolic , " Sejdiu told SETimes .
(trg)="20"> Sonunda da dış yatırımcı sayısı sembolik seviyeye indi ve onların yaptığı yaptırım da sembolik hale geldi . " dedi .

(src)="21"> More than 600m euros that were transferred to banks abroad and unused by Kosovo 's government are the result of the privatisation of public and state-owned companies in recent years .
(trg)="21"> Yurtdışındaki bankalara aktarılan ve Kosova hükümeti tarafından kullanılmayan 600 milyon avrodan fazla para , son yıllarda kamu ve devlet kuruluşlarının özelleştirmesinden geliyor .

(src)="22"> Sejdiu says it 's too little , that some countries in the region have sold just one or a few companies for that amount .
(trg)="22"> Seydiu , bunun çok az olduğunu , bölgedeki bazı ülkelerin bu miktara sadece bir veya birkaç şirket sattığını söylüyor .

(src)="23"> Seb Bytyci , executive director of Balkan Policy Institute , agrees .
(trg)="23"> Balkan Politika Enstitüsü İcra Direktörü Seb Bitiki buna katılıyor .

(src)="24"> " The main shortcomings are selling for lower prices , as the value [ of the companies ] decreased due to mismanagement , dysfunction of enterprises , and corruption charges , " he told SETimes .
(trg)="24"> SETimes' a konuşan Bitiki , " Şirketlerin değeri kötü yönetim , kuruluşların işlevsizliği ve yolsuzluk suçlamaları yüzünden azaldığı için , en önemli hata düşük fiyata satmak oldu . " dedi .

(src)="25"> There is also the cost of opportunity lost : " In some cases , privatisation may have led to better services and efficiency . "
(trg)="25"> Ayrıca kaçan fırsatların bedeli de var : " Bazı durumlarda , özelleştirme daha iyi hizmet ve verimliliğe yol açabilirdi . "

(src)="26" deprel="dobj"> Sejdiu says that , in hindsight , the process " was hastily done … without a plan for economic development " and that privatisation has led to major problems for workers .
(trg)="26"> Seydiu , geriye dönüp bakıldığında , sürecin " bir ekonomik kalkınma planı olmadan ... aceleye getirildiğini " ve özelleştirmenin işçiler için büyük sorunlara yol açtığını söylüyor .

(src)="27"> He cites companies in the eastern Ana Morava region , where there were formerly " closed to 17,000 workers in enterprises which are now privatized .
(trg)="27"> Seydiu , doğudaki Ana Morava bölgesindeki şirketlere işaret ediyor . Uzman , " Eskiden , şu anda özelleştirilmiş durumdaki kuruluşlarda 17 bine yakın işçi çalışırdı .

(src)="28"> Today these enterprises employ [ less than ] 1,700 of them -- not even 10 % of the workforce was maintained , " Sejdiu argued .
(trg)="28"> Bugün bu kuruluşlar bunların 1. 700' den azını çalıştırıyor - iş gücünün % 10' u bile korunmadı . " dedi .

(src)="29"> Bytyci says strong workers ' unions would have lead to better outcomes .
(trg)="29"> Bitiki , işçi sendikaları güçlü olsa sonucun farklı olacağını ileri sürüyor .

(src)="30"> " Here the main problem is lack of true unions .
(trg)="30"> SETimes' a konuşan Bitiki şunları söyledi : " Burada asıl sorun gerçek anlamda sendikaların olmaması .

(src)="31"> Workers were not able to negotiate a deal that provides an easier transition .
(trg)="31"> İşçiler , daha kolay geçiş sağlayan bir anlaşma üzerinde pazarlık yapamadı .

(src)="32"> So many workers are dismissed .
(trg)="32"> Çok sayıda işçi işten çıkarıldı .

(src)="33"> As for those who continue to work , [ there is no ] guarantee for their safety at work .
(trg)="33"> Çalışmaya devam edenler içinse , iş yerinde güvenlik garantisi yok .

(src)="34"> Ferronikeli is a flagrant case where a lack of political will to fix the issue of job security threatens workers ' lives , " he told SETimes .
(trg)="34"> Ferronikel , iş güvenliği sorununu çözme yönündeki siyasi irade eksikliğinin , işçilerin hayatını tehdit ettiği çirkin bir örnektir . "

(src)="35"> In the recent months , several workers at the Feronikel company in central Kosovo have been injured , forcing Parliament Speaker Jakup Krasniqi to call for better and safer working conditions .
(trg)="35"> Son aylarda , Kosova' nın orta kesimindeki Feronikel şirketinde çalışan çok sayıda işçi yaralandı ve bunun üzerine Meclis Başkanı Yakup Krasniki çalışma koşullarının daha iyi ve güvenli hale getirilmesi yönünde çağrıda bulunmak zorunda kaldı .

(src)="36"> Feronikel was privatised in 2007.
(trg)="36"> Feronikel 2007 yılında özelleştirilmişti . "

(src)="37"> Media mogul 's sentence renews debate in Macedonia
(trg)="37"> Medya patronuna verilen hapis cezası Makedonya' da tartışmaları alevlendirdi

(src)="38"> Some allege the verdict of Velija Ramkovski is an attack on media freedom , but others claim the evidence of his crimes proves otherwise .
(trg)="38"> Bazı kesimler Velija Ramkovski ile ilgili mahkeme kararının medya özgürlüğüne yönelik bir saldırı olduğunu iddia ederken , diğerleri işlediği suçların aksini kanıtladığını söylüyor .

(src)="39"> By Klaudija Lutovska for Southeast European Times in Skopje -- 21/ 03/ 12
(trg)="39"> Southeast European Times için Üsküp' ten Klaudija Lutovska' nın haberi -- 21/ 03/ 12

(src)="40"> Media mogul Velija Ramkovski was sentenced to 13 years in prison for tax evasion and money laundering . [ Tomislav Georgiev/ SETimes ]
(trg)="40"> Medya patronu Velija Ramkovski vergi kaçırmak ve para aklamaktan 13 yıl hapse mahkum edildi . [ Tomislav Georgiev/ SETimes ]

(src)="41"> A criminal verdict and prison sentence against media mogul Velija Ramkovski , a frequent critic of the Macedonian government , threatens to have a chilling effect on the press , according to journalists in the small Balkan nation .
(trg)="41"> Makedon hükümetini sık sık eleştiren medya patronu Velija Ramkovski hakkındaki hüküm ve hapis cezası , küçük Balkan ülkesindeki gazetecilere göre basın üzerinde soğuk duş etkisi yapacak .

(src)="42"> Ramkovski , former owner of the A1 television station , four newspapers and other enterprises , was sentenced in Skopje criminal court on March 14th to 13 years in prison for money laundering , criminal conspiracy , abuse of position and tax evasion ; 19 accomplices received prison terms of two to seven years .
(trg)="42"> A1 televizyon kanalı , dört gazete ve başka kuruluşların eski sahibi olan Ramkovski , Üsküp Ceza Mahkemesi tarafından 14 Mart' ta para aklamak , suç komplosu , mevkiyi suistimal ve vergi kaçırmaktan 13 yıl hapse mahkum edildi ; 19 işbirlikçi de iki ila yedi yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı .

(src)="43"> A1 TV and four newspapers were closed for failing to pay taxes and fulfill obligations to creditors .
(trg)="43"> A1 televizyonu ve dört gazete , vergi ödemediği ve alacaklılara karşı yükümlülüklerini yerine getirmediği için kapatıldı .

(src)="44"> " The impression is that the actions undertaken towards these media , for which the verdicts were given , are selective and the institutions do not use the same methods in applying the laws towards all media , " Macedonia Media Institute director Biljana Petkovska told SETimes .
(trg)="44"> Makedonya Medya Enstitüsü müdürü Biljana Petkovska SETimes' a verdiği demeçte , " Edindiğimiz izlenim şudur ki , haklarında hüküm verilen medya kuruluşlarına karşı yapılan işlemler seçici niteliktedir ve kurumlar yasaları tüm medya kuruluşlarına uygulamada aynı yöntemleri kullanmamaktadır . " dedi .

(src)="45"> Some journalists , particularly former A1 TV employees , maintain that case , nicknamed " Cobweb , " represents a fight between the government and the then most powerful TV station in Macedonia that was critical of its policies and in support of the opposition .
(trg)="45"> Başta eski A1 televizyonu çalışanları olmak üzere bazı gazeteciler , " Örümcek Ağı " kod adlı davanın , hükümetle , onun politikalarını eleştiren ve muhalefeti destekleyen zamanın en güçlü televizyon kanalı arasındaki bir kavgaya işaret ettiğini savunuyor .

(src)="46"> " The current political establishment is going to put under absolute control every free thought and every opinion that is against it .
(trg)="46"> Eski A1 televizyonu yayın işleri müdürü ve muhalif Sancak Birliği milletvekili Safet Bishevac , "" Mevcut siyasi düzen , kendisine karşı olan her özgür düşünce ve her fikri mutlak kontrol altına alacaktır .

(src)="47"> Its goal , and today that is proven , was to quiet A1 TV and Velija Ramkovski as carriers of the struggle against the dictatorship of [ Prime Minister ] Nikola Gruevski , " former A1 TV editor and opposition Sandzak League MP Safet Bishevac said .
(trg)="47"> Onun amacı , ki bugün bu kanıtlanmıştır , Başbakan Nikola Gruevski' nin diktatörlüğüne karşı sürdürülen mücadelede bayrağı taşıyan A1 televizyonu ve Velija Ramkovski' yi susturmaktır . " dedi .

(src)="48"> Officials responded that A1 TV has been treated the same as any other organisation , Ramkovski was guilty of years of criminal activity .
(trg)="48"> Yetkililer buna yanıt olarak , A1 televizyonunun herhangi başka bir örgütle aynı muameleyi gördüğünü ve Ramkovski' nin yıllardır işlediği cürümlerden suçlu bulunduğunu söyledi .

(src)="49"> " This is an uncompromising fight against crime and corruption that exist in all countries , but whose sanction depends mostly on the political will of relevant factors and the ability and capacity of institutions to independently perform their work , " ruling VMRO MP Antono Milososki told SETimes .
(trg)="49"> İktidardaki VMRO partisi milletvekili Antono Milososki SETimes' a şunları söyledi : " Bu , bütün ülkelerde suç ve yolsuzluğa karşı sürdürülen taviz vermez bir mücadele , ancak bunun yaptırımları büyük oranda ilgili unsurların siyasi iradesine ve kurumların işlerini bağımsız şekilde yapma beceri ve kapasitesine bağlı . "

(src)="50"> Prosecutors supplied 25 witnesses who testified that Ramkovski evaded paying 4.5m euros in taxes and gained 17.5m euros through frauddulant means -- such as by issuing bills with false content .
(trg)="50"> Savcılar , Ramkovski' nin 4, 5 milyon avro vergi kaçırdığı ve yolsuzlukla - örneğin sahte içerikli fatura keserek - 17, 5 milyon avro kazanç sağladığı yönünde ifade veren 25 tanık çıkardı .

(src)="51"> Ramkovski operated through his 15 firms -- also active in Turkey and the US -- which he headquartered at the A1 TV address .
(trg)="51"> Ramkovski , merkezi A1 televizyonunda bulunan ve Türkiye ve ABD' de de faal durumda olan 15 firması kanalıyla faaliyet gösteriyordu .

(src)="52"> According to Transparency International Macedonia 's section President Sladjana Taseva , the concern is more about the government freezing and confiscating A1 TV 's assets .
(trg)="52"> Uluslararası Şeffaflık Örgütü' nün Makedonya Bürosu Başkanı Sladjana Taseva' ya göre , sorun daha çok hükümetin A1 televizyonunun mallarına tedbir ve el koymasıyla ilgili .

(src)="53"> Taseva said Transparency has filed a petition with Macedonia 's Constitutional Court to examine the legality of the seizure .
(trg)="53"> Taseva , Şeffaflık Örgütü' nün el koymanın yasalara uygunluğunu incelemesi için Makedonya Anayasa Mahkemesi' ne dilekçe verdiğini söyledi .

(src)="54"> " I am convinced Cobweb will have its epilogue in international courts , " Taseva said .
(trg)="54"> Taseva , " Örümcek Ağı' nın son sözünü uluslararası mahkemelerde söyleyeceğine eminim . " dedi .

(src)="55"> Others , like veteran journalist Mirka Velinovska , argued there are no arguments to substantiate the complaints regarding media freedom .
(trg)="55"> Duayen gazeteci Mirka Velinovska gibi diğerleri , medya özgürlüğüyle ilgili şikayetleri dayandıracak bir argüman olmadığını savundu .

(src)="56"> " Do you want the law to be upheld or not ?
(trg)="56"> SETimes' a konuşan Velinovska , " Yasanın uygulanmasını istiyor musunuz , istemiyor musunuz ?

(src)="57"> Freedom of speech in Macedonia is alive and well and the A1 TV journalists who lost their jobs are working again in the profession .
(trg)="57"> Makedonya' da ifade özgürlüğü yaşıyor ve işlerini kaybeden A1 televizyonu çalışanları yine mesleklerine devam ediyor .

(src)="58"> Some ... received funds from foreign supporters and opened their own media ; others are employed in domestic media .
(trg)="58"> Bazıları ... yabancı destekçilerden yardım aldı ve kendi medya kuruluşunu kurdu , diğerleri yerli medyada iş buldu .

(src)="59"> Where here is freedom of speech challenged ? " Velinovska told SETimes .
(trg)="59"> İfade özgürlüğü nerede çiğnenmiş ? " dedi .

(src)="60"> BiH 's Komsic resigns from his party
(trg)="60"> BH' de Komsiç partisinden istifa etti

(src)="61"> BiH presidency member Zeljko Komsic has turned his back on the ruling Social Democratic Party , shaking the political scene in the country .
(trg)="61"> BH cumhurbaşkanlığı üyesi Zeljko Komsiç' in iktidardaki Sosyal Demokrat Parti' ye sırtını dönmesi , ülkedeki siyaset sahnesini sarstı .

(src)="62"> By Bedrana Kaletovic for Southeast European Times in Tuzla -- 21/ 03/ 12
(trg)="62"> Southeast European Times için Tuzla' dan Bedrana Kaletoviç' in haberi -- 21/ 03/ 12

(src)="63"> Zeljko Komsic will continue in his post as a BiH tripartite presidency member . [ Reuters ]
(trg)="63"> Zeljko Komsiç BH üçlü cumhurbaşkanlığı üyesi görevini sürdürecek . [ Reuters ]

(src)="64"> Bosnia and Herzegovina ( BiH ) presidency member Zeljko Komsic resigned from his post as Social Democratic Party ( SDP ) vice president and longtime member of the party 's senior leadership on Tuesday ( March 20th ) .
(trg)="64"> Bosna- Hersek ( BH ) cumhurbaşkanlığı üyesi Zeljko Komsiç , 20 Mart Salı günü Sosyal Demokrat Parti ( SDP ) genel başkan yardımcılığı ve uzun süreli parti üst düzey yönetim kurulu üyeliği görevlerinden istifa etti .

(src)="65"> Komsic , the Croatian member of the tripartite presidency , is one of the most popular politicians in the Federation of Bosnia and Herzegovina .
(trg)="65"> Üçlü cumhurbaşkanlığının Hırvat üyesi olan Komsiç , Bosna- Hersek Federasyonu' ndaki en popüler siyasilerden birisi .

(src)="66"> " I remain a member of the [ BiH ] presidency and I will continue in this position to work at full capacity with all obligations to the state , " Komsic told the media after announcing his resignation from the party .
(trg)="66"> Partiden istifasını duyurması sonrasında medyaya konuşan Komsiç , " BH cumhurbaşkanlığı üyesi olmaya devam edeceğim ve bu görevi , devlete olan bütün yükümlülüklerimle tam kapasitede sürdüreceğim . " dedi .

(src)="67"> Although there has been no reaction from SDP , many speculate that Komsic 's abrupt move stems from his falling out with party President Zlatko Lagumdzija , who supported Serbian Foreign Minister Vuk Jeremic 's candidacy for UN secretary-general .
(trg)="67"> SDP' den bir tepki gelmemesine rağmen , Komsiç' in bu ani hareketinin Sırbistan Dışişleri Bakanı Vuk Jeremiç' in BM Genel Sekreteri adaylığını destekleyen parti Genel Başkanı Zlatko Lagumciya ile ayrı düşmesinden kaynaklandığı yönünde söylentiler dolaşıyor .

(src)="68"> The SDP president 's visit to Belgrade last week was the culmination of the disagreement , as Lagumdzija ignored the opposition to his support for Jeremic from Komsic and party members and supporters .
(trg)="68"> SDP Genel Başkanının , Jeremiç' e verdiği desteğe karşı Komsiç ve parti üyeleri ve yandaşların muhalafetini gözardı ederek geçtiğimiz hafta Belgrad' a yaptığı ziyaret , bu anlaşmazlığın doruk noktası oldu .

(src)="69"> " It is good to reach consensus and have the name of one candidate .
(trg)="69"> 14 Mart' ta Jeremiç ile yaptığı görüşme sonrasında Belgrad' da basın mensuplarına konuşan Lagumciya , " Uzlaşma sağlamak ve elimizde bir aday ismi olması güzel .

(src)="70"> We need ... give a support to Jeremic .
(trg)="70"> Jeremiç' e destek vermemiz ... gerekiyor .

(src)="71"> Otherwise we would be frivolous politicians with no common position , " Lagumdzija told reporters in Belgrade after a meeting with Jeremic on March 14th .
(trg)="71"> Aksi takdirde ortak bir tutuma sahip olmayan ciddiyetsiz siyasiler olurduk . " dedi .

(src)="72"> The SDP became the strongest party on the political scene in BiH in the last general elections in 2010.
(trg)="72"> SDP , 2010 yılında yapılan son genel seçimlerden BH siyaset sahnesinin en güçlü partisi olarak çıktı .

(src)="73"> Ironically , the results of that election were the centre of the party 's tension .
(trg)="73"> Ne gariptir ki , partideki gerginliğin nedeni seçimlerin sonuçlarıydı .

(src)="74"> Many party members felt that Lagumdzija 's decision to form a coalition with the Party of Democratic Action ( SDA ) was autocratic -- and was considered a betrayal by most of the party cadres and citizens who supported the SDP in the elections .
(trg)="74"> Pek çok parti mensubu Lagumciya' nın Demokratik Hareket Partisi ( SDA ) ile koalisyon kurma kararının otokratik olduğunu hissetti ve karar , parti kadroları ve seçimlerde SDP' yi destekleyen vatandaşların büyük kısmı tarafından ihanet olarak değerlendirildi .

(src)="75"> " Lagumdzija and Komsic have ruined the SDP by turning it into a hostage of personal political desires .
(trg)="75"> Saraybosna Felsefe Fakültesi öğretim üyesi Enver Kazaz SETimes' a verdiği demeçte , " Lagumciya ve Komsiç , SDP' yi kişisel siyasi arzuların rehinesine çevirerek partiyi mahvetti .

(src)="76"> Their conflict is only an indication of irresponsibility by the state , " professor at Philosophy Faculty in Sarajevo Enver Kazaz told SETimes .
(trg)="76"> Onların ihtilafı sadece , devletin sorumsuzluğunun bir göstergesidir . " dedi .

(src)="77"> Conflicts have long been present in the SDP .
(trg)="77"> İhtilaflar SDP' de uzun zamandır mevcuttu .

(src)="78"> Many prominent members have left the party .
(trg)="78"> Pek çok tanınmış üye partiden ayrıldı .

(src)="79"> " The party forgets the principles of social democracy .
(trg)="79"> Eski SDP üyesi Senad Pecanac SETimes' a şunları söyledi : " Parti , sosyal demokrasinin ilkelerini unutuyor .

(src)="80"> This is its fundamental principle , and these events in the party are the price of that act , " former SDP member Senad Pecanac told SETimes .
(trg)="80"> Bu onun temel ilkesidir ve parti içindeki bu olaylar da bu gerçeğin bedelidir . " dedi .

(src)="81"> Sulejman Tihic , a leader of the SDA , said he believes that the Komsic 's resignation could influence the country 's foreign policy .
(trg)="81"> SDA genel başkanlarından Süleyman Tihiç , Komsiç' in istifasının ülkenin dış politikasını etkileyebileceğine inandığını söyledi .

(src)="82"> " This can complicate the functioning of the BiH presidency and the ministry of foreign affairs with regard to the fact that Komsic , together with other members of the presidency , are in charge of foreign policy , " Tihic told SETimes .
(trg)="82"> SETimes' a konuşan Tihiç , " Komsiç' in , cumhurbaşkanlığının diğer üyeleriyle birlikte dış politikadan sorumlu olduğu gerçeği göz önüne alındığında , bu durum BH cumhurbaşkanlığı ve dışişleri bakanlığının işleyişini karmaşık hale getirebilir . " dedi .

(src)="83"> Just months before the October local elections , the resignation has shaken voters , and puts the SDP in a difficult position in light of Komsic 's popularity .
(trg)="83"> Ekim ayında yapılacak genel seçimlere sadece aylar kala gelen istifa , seçmenleri sarstı ve Komsiç' in popülaritesi ışığında SDP' yi güç bir duruma soktu .

(src)="84"> " He never favored one nation .
(trg)="84"> Saraybosna' da yaşayan Selma Guniç SETimes' a " Hiçbir zaman bir ulusu kayırmadı .

(src)="85"> He fought for the country , for BiH .
(trg)="85"> Ülke için , BH için savaştı .

(src)="86"> Because of that I was motivated to vote for him , " Selma Gunic of Sarajevo told SETimes .
(trg)="86"> Bu yüzden ona oy vermek istiyordum . " dedi .

(src)="87"> " This country needs politicians like Komsic .
(trg)="87"> Tuzla' da yaşayan İvica Tomiç ise SETimes' a şunları söyledi : " Bu ülkenin Komsiç gibi siyasilere ihtiyacı var .

(src)="88"> If a party has betrayed his views the logical step is to leave it .
(trg)="88"> Bir parti onun görüşlerine ihanet ettiyse , mantıklı olan şey ayrılmaktır .

(src)="89"> These moves are reason for more intensely supporting him , " Tulza resident Ivica Tomic told SETimes .
(trg)="89"> Bu hareketler onu daha da fazla desteklemek için bir nedendir . "

(src)="90"> Moldova 's new president to focus on reform , integration
(trg)="90"> Moldova' nın yeni cumhurbaşkanı reform ve entegrasyona eğilecek

(src)="91"> After almost three years with no leader , Moldova now has a new president .
(trg)="91"> Neredeyse üç yıldır bir lideri olmayan Moldova , yeni cumhurbaşkanına kavuştu .

(src)="92"> By Alina Radu for Southeast European Times in Chisinau -- 21/ 03/ 12
(trg)="92"> Southeast European Times için Chisinau' dan Alina Radu' nun haberi -- 21/ 03/ 12

(src)="93"> Moldova 's new president , Nicolae Timofti , is the country 's first leader in almost three years . [ Reuters ]
(trg)="93"> Moldova' nın yeni cumhurbaşkanı Nicolae Timofti , neredeyse üç yıldır ülkenin ilk lideri . [ Reuters ]

(src)="94"> Moldova 's new president , 64-year-old former judge Nicolae Timofti , has promised to lead the country on the European accession path .
(trg)="94"> Moldova' nın yeni cumhurbaşkanı 64 yaşındaki eski yargıç Nicolae Timofti , ülkeyi Avrupa üyeliği yoluna sokma sözü verdi .

(src)="95"> But he must overcome several challenges in order to do so .
(trg)="95"> Ama bunu yapabilmek için bir çok engeli aşması gerekiyor .

(src)="96"> Timofti assumes the post after a narrow vote last week .
(trg)="96"> Timofti , görevi geçen hafta yapılan az farklı bir oylama sonrasında devraldı .

(src)="97"> The country has been without a leader for almost three years .
(trg)="97"> Ülke neredeyse üç yıldır liderden yoksun .

(src)="98"> " One of the most important state institutions is paralised .
(trg)="98"> Milletvekillerinin 16 Mart seçimlerinin sonuçlarını onayladığı 19 Mart Pazartesi günü parlamentoya hitaben yaptığı konuşmada Timofti , " En önemli devlet kurumlarından birisi felç olmuş durumdadır .

(src)="99"> The vital process of country development have been affected by the instablity and uncertainty , " Timofti told parliament on Monday ( March 19th ) as the lawmakers validated the March 16th election .
(trg)="99"> Ülkenin hayati gelişim süreci , istikrarsızlık ve belirsizlikten etkilenmiştir . " dedi .

(src)="100"> Topping his agenda will be to solve the political deadlock .
(trg)="100"> Cumhurbaşkanının gündeminin başında , siyasi çıkmaza son verilmesi yer alacak .