# tr/1lIDsnsLfT0O.xml.gz
# uz/1lIDsnsLfT0O.xml.gz
(src)="1"> Her şey birbirine bağlıdır .
(trg)="1"> Hamma narsa bir biriga bog' langan .
(src)="2"> Bir Shinnecock Kızılderilisi olarak , bunu anlamak için yetiştirildim
(trg)="2"> Men Shinnekokli Hind sifatida , bu so 'z bilan ulg' aydim .
(src)="3"> New York 'ta Southamptan kasabası yakınlarındaki
(src)="4"> Long Island 'ın güneydoğu ucunda bulunan küçük bir balıkçı kabilesiyiz .
(trg)="3"> Bizlar baliq ovlovchi kichik qabilamiz , va New Yorkning Southampton shahri yonidagi ,
(src)="5"> Henüz küçük bir kızken ,
(trg)="4"> Long Island orolining janubiy sharqida joylashganmiz .
(src)="6"> Büyükbabam beni alır ve kavurucu yaz sıcağında güneşin altına oturturdu .
(trg)="5"> Yoshligimda , issiq bir yoz kuni bobom bilan tashqarida o' tirgandik .
(src)="7"> Gökyüzünde hiç bulut olmazdı ve bir süre sonra terlemeye başlardım
(trg)="6"> Osmonda hech bulut yo 'q edi .
(trg)="7"> Biroz so' ngra men terlay boshladim .
(src)="8"> Tam o anda büyükbabam gökyüzünü işaret eder ve şöyle derdi ;
(trg)="8"> Bobom esa osmonni ko' rsatip , dedi ki ,
(src)="9"> " Bak , şunu görüyor musun ?
(trg)="9"> " Qara , ko' ryapsanmi ?
(src)="10"> İşte o senin oradaki parçan .
(trg)="10"> U sening bir parchang .
(src)="11"> İşte o senin suyun , bitki ve hayvanları besleyen yağmurun içinde saklandığı bulutlar işte o sudan yapılır .
(trg)="11"> Sendan chiqqan bug 'dan o´sha bulut paydo bo' ladi va u yomg 'irga aylanib o' simliklarning va jonivorlarning chanqog 'ini bosadi . "
(src)="12"> Benim doğadaki bir sonraki keşif konularımdan biri de tüm yaşamın birbiriyle bağlantılı olduğunu resmedebilmekti .
(src)="13"> Fırtına avcılığına 2008´de kızım şöyle dedikten sonra başladım
(src)="14"> " Anne , bunu yapmalısın "
(trg)="12"> Men hayotta hamma narsaning bir biriga bog' langanligini ko´rsatuvchi tabiat hodisalari ustida tadqiqot yuritishni davom ettirdim , va 2008- yili to' fonlarni taqib qilishni boshladim , o' shanda qizim menga qarap dedi , " Oyi , siz bu kasb bilan shugullaning . "
(src)="15"> Ve üç gün sonra , kendimi arabayla çok hızlı bir şekilde giderken greyfurt büyüklüğünde dolu ve olağanüstü kasırgalar üretebilme yeteneğinde olan , süper hücre olarak adlandırılan dev bir bulutu takip ederken buldum , her ne kadar 2 oranında olsa da bu bulutlar çok fazla büyüyebilir , 50 mil genişliğe ve atmosferde 65 . 000 feet 'e kadar ulaşabilirler .
(trg)="13"> Shunday qilip , uch kun so' ngra men mashinamni juda tez haydagan holda super hujayra dep nomlangan bahaybat bir bulutni taqib qilishni boshladim .
(trg)="14"> Bahaybatligidan greypfrut kabi do 'l va ajoyib quyun hosil qila oladigan bulut turi , garchi faqat ikki foizi bunday qiladi .
(trg)="15"> Bu tur bulutlar 50 milyagacha kengaya oladi , va 65000 futgacha ( 20000ga yaqin metr ) atmosferaga erisha oladi .
(src)="16"> Gerçekten çok büyüyebilirler ve altlarında kalan bölgenin tüm gün ışığını bloke edebilirler .
(trg)="16"> Kunduzgi yorug 'likni to´sip qoyadigan darajada kattarip , hammayoqni qorong 'ulikka burkab , ostidagilarni dahshatga soladi .
(src)="17"> Fırtına avcılığı gerçekten hissedebileceğiniz bir deneyimdir .
(trg)="17"> To' fon taqib qilish sezgirlikni talap qiladi .
(src)="18"> Arkanızdan sıcak ve sulu bir rüzgar eser ve toprağın kokusu , buğday çim ve diğer heyecan veren parçacıkların kokusu
(trg)="18"> Orqangizda iliq va nam shamol esishi , tuproq hidi , bug 'doy , maysa va boshqa zaryadlangan zarralar .
(src)="19"> Ve sonrasında bulutlarda renkler belirmeye başlar yeşiller ve turkuvaz maviler .
(trg)="19"> So' ngra ranglar paydo bo' ladi bulutlarda , do' ldan oldingi yashil va zangori- ko' kish ranglari .
(src)="20"> Yıldırımlara saygı duymayı öğrendim .
(trg)="20"> Men chaqmoqlarni hurmat qilishni o' rgandim .
(src)="21"> Saçlarımı dimdik yapmaları sayesinde .
(trg)="21"> Sochim ilgari tep- tekis edi .
(src)="22"> ( Kahkaha )
(trg)="22"> ( Qahqaha )
(src)="23"> Sadece şaka yapıyorum .
(trg)="23"> Shunchaki hazillashtim .
(src)="24"> ( Kahkaha )
(trg)="24"> ( Qahqaha )
(src)="25"> Aslına bakarsanız bu kasırgalar hakkında beni heyecanlandıran şey onların hareketiydi , sarkıt bulutları gibi lav lambalarıyla girdap şeklinde dalgalanarak dönmeleriydi .
(trg)="25"> Meni to' fonlar haqida eng ko 'p hayajonlandirgan narsa bu ularning harakati , to' lqinsimon , gir- gir aylanishi , burulishi ,
(trg)="26"> lavaning dabdurustdan otilishiga o' hshagan haybatli bulutlari .
(src)="26"> Sevimli canavarlar gibi oluyorlar
(trg)="27"> Ular sevimli maxluqqa aylanishadi .
(src)="27"> Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarım
(trg)="28"> Suratga olish vaqtida , bobomning aytgan so' zlarini eslamay qo' yolmayman .
(src)="28"> Onların altında dururken , sadece bir bulut görmüyorum şunu anlıyorum ki ; bizim galaksimizin , solar sistemimizin , güneşimizin ve hatta bu büyük gezegenin yaratılmasında rol oynayan aynı kuvvetlerin , aynı sürecin sadece daha küçük çaptaki bir versiyonuna şahitlik edebilme ayrıcalığına sahip oluyorum .
(trg)="29"> Ularning ostida turarkan , faqatgina bulutlar emas , balki ko' rayotganlarim galaktika , quyosh sistemasi , quyosh , va hatto shu sayyoramizning yaratilishining sahnalashtirilgan shakli ekanligiga va men bunga guvoh bo' lish sharafiga musharraf bo' layotganimligimni his qilaman .
(src)="29"> Tüm içtenliğimle .
(src)="30"> Teşekkür ederim .
(trg)="30"> Tashakkur .
# tr/484LUSHsh4ns.xml.gz
# uz/484LUSHsh4ns.xml.gz
(src)="1"> 4 sene önce , TED sahnesinde , o zaman birlikte çalıştığım bir firmayı duyurmuştum ,
(trg)="1"> To 'rt yil avval , TED 'da
(trg)="2"> Men tashkilotni namoshish qilgandim , u paytda o' sha tashkilotda ishlardim .
(src)="2"> Odeo adında .
(trg)="3"> Odeo deb nomlangan
(src)="3"> Ve bu açıklamadan ötürü ,
(trg)="4"> Va mening taqdimotimdan keyin
(src)="4"> New York Times 'ta büyük bir makale yazılmıştı , bu makale daha çok basın ilgisine yol açmıştı , ve benim o firmanın CEO 'su olma kararımı verdirdi , oysa ben sadece bir danışmandım ve bunu sermayenin ve işe alımların artışı izledi .
(trg)="5"> Biz xaqimizda Ney York Times 'da katta maqola yozishdi bu maqoladan so 'ng bizga jamiyat va ommaviy axborotning nazari tushdi .
(trg)="6"> Shunda men o' sha tashkilotning bosh direktori bo' lishga qaror qildim .
(trg)="7"> ( ungacha oddiy maslahatchi edim )
(src)="5"> İşe aldıklarımdan biri Jack Dorsey adlı mühendisti , bir yıl sonra Odeo ile hangi yöne gideceğimize karar vermeye çalışıyorduk ve Jack birkaç yıldır üstünde düşündüğü bir fikrini bize sundu bu da arkadaşlarınıza o an ki durumunuzu bildiren bilgiler göndermekti .
(trg)="9"> Biz yonlagan muhandislardan biri Djek Dorsi edi .
(trg)="10"> Bir yildan keyin , biz Odeo 'ning rivojlanish kelajagini hal qilayotganimizda ,
(trg)="11"> Djek ancha yildan beri o' ylab yurgan fikri xaqida gapirib berdi .
(src)="6"> O sıralar Odeo 'da aynı zamanda SMS 'ler ile uğraşıyorduk , sonra bu ikisini bir araya getirdik , 2006´nın başlarında Twitter 'ı Odeo´nun yan bir projesi olarak başlattık .
(trg)="13"> Aynan o' sha paytda biz Odeo 'da SMS sinovini olib borayotgandik va biz ularni birlashtirishga qaror qildik va 2006 yilda Twitterni Odeo tashqi loyihasi sifatida ishga tushirdik .
(src)="7"> Bir yan projenin doğru olduğunu anlamak odaklanmanın çok önemli olduğu başlangıç evresinde çok zordur , aslında önceki firmamda da Blogger 'ı bir yan proje olarak başlatmıştım , bunun sadece ek olarak yapacağımız bir şey olduğunu düşünmüştüm , ama bu sadece firmayı değil hayatımın sonraki 5- 6 yılını da ele geçiren bir şey haline geldi .
(trg)="14"> Albatta tashqi loyihani boshlang 'ich qilib boshlash juda qiyin , ayniqsa asosiy fikrga diqqat qaratish kerakligida ,
(trg)="15"> lekin Blogger ham qachonlardir tashqi loyiha edi mening avvalgi tashkilotimda bizga u yirik bo' lmagan loyiha deb tuyilgandi .
(trg)="16"> Lekin u tashkilotning asosiy loyihasiga aylandi , u mening keyingi besh yoki olti yillik hayotim mazmuniga aylandi .
(src)="8"> Böylece , doğruluğunu bilmesem de nereye ulaşacağını bilmesem de önsezilerimi takip etmeyi öğrenmiştim .
(trg)="17"> Shunday tarzda men ishki tuygularimga ishonishni o' rgandim . har doim ham aniq fikrlash mumkin emasligiga qaramay , ularning rivojini tassavvur qilishni o' rgandim .
(src)="9"> Ve Twitter ile de defalarca yaşadığım bu oldu .
(trg)="18"> Twitter bilan ham ko 'p o´tmay aynan shunaqa bo' ldi .
(src)="10"> Twitter 'a aşina olmayanlar için ,
(src)="11"> Twitter oldukça basit bir konsept üzerine kuruldu .
(trg)="19"> Ho 'sh , Twitter nimaligini bilmaydiganlar bo' lsa - bu oddiy fikrdan tashkillangan xizmat .
(src)="12"> 140 veya daha az karakter ile o an ne yaptığınızı söylüyorsunuz , ve sizinle ilgilenen kişiler o güncellemeleri takip ediyorlar .
(trg)="20"> Siz nima bilan bandligingizni 140dan oshmagan belgilar bilan tariflaysiz . sizni qiziqarli deb hisoblaydiganlar esa sizning xabarlaringizni qabul qilishadi .
(src)="13"> Eğer gerçekten ilgililerse , güncellemeleri cep telefonlarından takip ediyorlar .
(trg)="21"> Agar ularga bu juda qiziqarli bo' lsa , ular xabarlaringizni sms tarzida qabul qila olishadi .
(src)="14"> Örneğin , şu an TED 'de konuşma yapıyorum diye twitleyebilirim .
(trg)="22"> Masalan men , hozir xabar jo' natishim mumkin ,
(trg)="23"> TED 'da ma´ruza qilayotganligim xaqida .
(src)="15"> Ve benim örneğimde , göndere bastığımda 60, 000´e yakın insan saniyeler içinde benim mesajımı alacak .
(trg)="24"> Menga kelganda esa , xabar jo' natishim bilan , bir necha soniyadan so 'ng 60 ming kishi xabardor bo' ladi .
(src)="16"> Şimdi , temel fikir şu , Twitter insanlara yaşadıkları anı istedikleri zaman paylaşma imkanı sunuyor , ister çok önemli olaylar olsun isterse çok sıradan olaylar .
(trg)="25"> Hullas Twitterning asosiy mazmuni , odamlarga hayot lahzalari bilan bo' lishish imkoniyatini berishdan iborat ular qachon hohlamasin qanchalik muhim hodisa bo' lmasin va xatto yomon lahza bo' lsa ham : )
(src)="17"> Yaşadıklarını paylaşmaları sayesinde insanlar çok daha fazla bağlı ve birbiri ile iletişimde hissediyor , aradaki mesafeler ve zamana rağmen .
(trg)="26"> Hayot lahzalari bilan real vaqtda almashinish orqali odamlar bir biriga yaqinlikni his qiladi , va xatto oradagi masofaga qaramasdan .
(src)="18"> Bu başlangıçtan itibaren bizim gördüğümüz ve bizi heyecanlandıran
(src)="19"> Twitter 'ın asıl kullanım şekli .
(trg)="27"> Bu Twitter boshlanishida biz qo' ygan asosiy maqsad edi , bizni ilhomlantiradigan ham edi .
(src)="20"> Ummadığımız şey ise , birçok kişinin bu basit sistemden geliştirdiği başka bir kullanım şekliydi .
(trg)="28"> Lekin biz tasavvur qila olmagan narsa , bu oddiy tizimdan qay tarzda foydalanish mumkinligi bo' lib chiqdi .
(src)="21"> Fark ettiğimiz şeylerden biri
(trg)="29"> Masalan biz shuni tushundikki ,
(src)="22"> Twitter 'ın anlık olaylardaki önemi .
(trg)="30"> Twitterda hozir yozilayotgan xabarlar juda muhim ekan .
(src)="23"> Ekim 2007´de alevler
(trg)="31"> Masalan 2007 yil oktyabrda uy yon' gini
(src)="24"> San Diego 'yu kapladığında insanlar ne olduğunu bildirmek ve komşularından etraflarında ne olduğunu öğrenmek için Twitter 'a koştu .
(trg)="32"> San Diyegogacha borganda odamlar Twitterdan so' ngi xabar almashinish uchun foydalana boshlashdi va masalan qo' shni uyda nima bo' layotganligini bilish uchun .
(src)="25"> Ama bu sadece bireysel seviyede değil .
(trg)="33"> Bundan faqat oddiy kishilar foydalanibgina qolmay
(src)="26"> L . A .
(src)="27"> Times 'da haberi yaymak için Twitter 'a başvurdu ve ana sayfada bir Tweet paylaştılar ve L . A .
(trg)="34"> L . A . Times ro' znomasi Twitter orqali xabar tarqatishni boshladi .
(src)="28"> İtfaiyesi ve Kızıl Haçı bunu haberleri yaymak ve güncellemek için kullandı .
(trg)="36"> Va Los Anjeles hamda Qizil Krest yong 'in xodisasini
(trg)="37"> Twitter yordamida targ 'ib qilishgandi .
(src)="29"> Bu olayda , onlarca insan Tweet yazıyordu ve binlerce insan onları takip ediyordu çünkü orada olmanın nasıl bir şey olduğunu ve de neler yaşandığını bilmek istediler .
(trg)="38"> Ushbu konferensiyada ko' pchilik Twitterdan foydalanadi minglab kishilar esa ularni o' qishadi , chunki ular ham bu yerda bo' lishni hohlaydi bu yerda nima bo' layotganini ko´rishni istaydi
(src)="30"> Bizi şaşırtan diğer birçok şeyin arasında iş dünyasından da olaylar oldu , pazarlama , iletişim ve tahmin edilebilir bazı şeylerden ,
(trg)="39"> Ko' pchilik tashkilotlar
(trg)="40"> Twitterdan qanday foydalanishni o' rganishdi marketing va hokazo cheklamsiz maqsadlar uchun xatto juda maxshur bo' lgan barbekyu sotuvchi tako yuk mashinasi ham
(src)="31"> Los Angeles çevresinde ilerleyen çok popüler bir Kore barbekü taco kamyonun Twitter ile nerede duracağını ve böylece uzun bir kuyruk oluşturacağını bildirmesine kadar .
(trg)="41"> Los Anjeles bo' ylab yurib , Twitterda qaerlarda to' xtaganligi xaqida yozyapti bu tarzda yangi mijozlar ro' yxatini chaqiryapti .
(src)="32"> Politikacılar Twitlemeye yeni başladılar .
(trg)="42"> Siyosatshunoslar ham Twitterdan foydalanishmoqda
(src)="33"> Aslında , şu anda Twitter hesabı olan 47 Kongre üyesi var .
(trg)="43"> Bugungi kunda Kongregning 47 a' zosi
(trg)="44"> Twitter ro' yxatidan o´tishgan .
(src)="34"> Ve bazı durumlarda , başkan ile kapalı kapılar arkasındaki oturumlardan twittliyorlar .
(trg)="45"> Ba' zida ular ham xabar yozishadi xatto Prezident bilan bo' layotgan yopiq munozaralardan turib .
(src)="35"> Duyduklarının pek hoşlarına gitmediği durumlarda .
(trg)="46"> Masalan , eshitganlaridan hursand emasligi xaqida .
(src)="36"> Başkanın kendisi bizim en popüler Twitter kullanıcımız , son zamanlarda tweetlerinin sayısı düşmüş olsa da ,
(trg)="47"> Prezident 'ning o´ziga kelsak - U bizning eng mashhur foydalanuvchimiz ,
(src)="37"> Senatör McCain 'in tweetleri arttı .
(trg)="48"> lekin u so' ngi paytda kamdan kam yozyapti ha bu Sinator MakKeyn bo' lsa , buni ham tezda o' rganib oldi
(src)="38"> Bu adamın da arttı ( Chris Anderson ) .
(trg)="49"> Bana bu yigitga o' xshab .
(src)="39"> Twitter aslında bir medya yayın aracı olarak tasarlandı .
(trg)="50"> Twitter boshlanishda , radio- eshittiruv tarzida qurilgan edi .
(src)="40"> Bir mesaj gönderiyorsunuz ve o herkese ulaşıyor ve ilgilendiğiniz mesajlar da size geliyor .
(trg)="51"> Siz xabar jo' natasiz , xabar hammaga yetib boradi , siz esa faqat sizga qiziqarli xabarlarni qabul qilasiz .
(src)="41"> Twitter 'ın gelişimine kullanıcıların katkılarından biri de belirli bir kişiye veya mesaja cevap verme metodu geliştirmeleri ile oldu .
(trg)="52"> Twitterni foydalanuvchilar o' zgartirganligiga aynan bir foydalanuvchiga xabar jo' natish usulini misol qilishimiz mumkin .
(src)="42"> Bu işaret , " @ kullanıcı " burada Shaquille O' neal hayranlarından birine cevap vermek için kullanıyor , bu tamamen kullanıcılar tarafından bulundu , bu tamamen popüler hale gelmeden bunu sisteme dahil etmedik ve daha sonra daha da kolay hale getirdik .
(trg)="53"> E' tibor bering , Shakil O' nil ishlatadigan " @ foydalanuvchi " imlosi , ishqibozlaridan biriga javob xabar bo' ladi bu usulni to 'la tarzda foydalanuvchilar o' ylab topishgan faqat maxshur bo' lgandan keyin biz bu usulni tizim ta' minotiga kiritdik , keyin esa faqat u bilan ishlash imkoniyatini yengillashtirdik
(src)="43"> Bu kullanıcıların Twitter 'ı şekillendirdiği örneklerden sadece biriydi .
(trg)="54"> Bu faqat foydalanuvchilar xizmatni o' rgartirganidan birgina misol .
(src)="44"> Bir diğeri API ( Uygulama Programlama Arayüzü ) aracılığı ile oldu .
(trg)="55"> Boshqa misol - mana bu API .
(src)="45"> Bir uygulama programlama arayüzü kurduk , bu programcıların Twitter ile etkileşimde olan yazılım yazabilecekleri anlamına geliyor .
(trg)="56"> Biz dasturlar yozish interfeysini yaratdik , bu Twitter bilan ishlaydigan dasturlar yozish imkoniyatini beradi .
(src)="46"> Twitter 'a güncelleme gönderebilecek 2000´den fazla yazılım olduğunu biliyoruz ,
(trg)="57"> Va hozirgi kunda biz ikki mingdan ortiq bunday dasturlarni bilamiz ular orqali Twitterga xabarlar jo' natish mumkin ,
(src)="47"> Mac , Windows , iPhone , BlackBerry için arayüzler ... aynı zamanda doğmamış bir bebeğin tekmelediğinde twittlemesi veya bir bitkinin suya ihtiyaç duyduğunda twittlemesine yardımcı olan araçlar gibi .
(trg)="58"> Ular Mak , Windows , iPhone va Blekberri qurilmalarida ishlaydi ...
(trg)="59"> Yoki , masalan , bir qurilma chaqaloq bachadonda qimirlaganda xabar jo' natadi yoki boshqasi gul sug' orilishi kerakligida xabar beradi .
(src)="48"> Herhalde en önemli üçüncü kişi geliştirmesi
(trg)="60"> Balki , eng muhim qo' shimcha dastur ham yaratilgandir
(src)="49"> Virginia 'daki Summize adlı şirketten geldi .
(trg)="61"> Virjiniyadagi - Summize degan kichik Tashkilot yaratgan .
(src)="50"> Summize bir Twitter arama motoru hazırladı .
(trg)="62"> Ular Twitter uchun qidiruv tizimi yaratishdi .
(src)="51"> Şu düşünceden yararlandılar , eğer o an ne yaptıklarından , etraflarında ne olup bittiğinden bahseden dünyanın her yerinden milyonlarca insanınız varsa , o an gerçekleşen herhangi bir şeyi bulmak için muazzam bir kaynağınız var demektir .
(trg)="63"> Ularning asosiy maqsadi shunda bo' ldiki , sizning atrofingizda millionlab odamlar mavjud , ular nima bilan mashg 'ul yoki atrofdagi hodisalarni yozishadi , va bu xabarlarda ihtiyoriy mavzu yoki hodisalar xaqida axborot mavjud bu narsalar ayni paytda yuz beradi .
(src)="52"> Bu gerçekten bizim Twitter 'ı algılayışımızı değiştirdi .
(trg)="64"> Bu narsalar Twitter xaqidagi qarashlarimizni o' zgartirdi .
(src)="53"> Örneğin , insanların TED hakkında söyledikleri burada .
(trg)="65"> Masalan , hozir odamlar TED xaqida gapirmoqda .
(src)="54"> Bu düşüncelerimizi değiştiren başka bir şeydi
(src)="55"> Twitter bizim onu düşündüğümüz gibi bir şey değildi .
(trg)="66"> Bu bizning nazarimiz o' zgarishiga yana bir misol va Twitter biz o' ylagan narsa emas bo' lib chiqdi .
(src)="56"> Bu fikri o kadar beğendik ki , o şirketi satın aldık ve bunu twitter 'ın içine yerleştirdik .
(trg)="67"> Bu qidiruv tizimi bizga shunchalik yoqdiki , biz uni sotib oldik . va hozir bu qidiruv tizimini asosiy xizmatimizga biriktiryapmiz .
(src)="57"> Bu sadece size Twitter 'ı başka şekillerde görme imkanı sunmuyor , aynı zamanda yeni kullanım şekilleri de sunuyor .
(trg)="68"> Va bu bizga Twitter 'ga boshqacha nazar qarash emas , undan yangicha foydalanish usullarini ochyapti .
(src)="58"> En hoşuma giden olaylardan biri birkaç ay önce gerçekleşti ,
(trg)="69"> Menga yoqqan eng yaxshi namunalardan biri
(src)="59"> Atlanta 'da gaz kıtlığı vardı .
(trg)="70"> Atlantada yuz bergan benzin yetishmovchiligi edi .
(src)="60"> Bazı kullanıcılar gaz bulduklarında onun nerede olduğunu , fiyatının ne kadar olduğunu yazabileceklerini fark ettiler ve sonuna da " # atlgas " kelimesini iliştirdiler böylece diğer insanlarda bu kelimeyi arayıp gazı bulabileceklerdi .
(trg)="71"> Foydalanuvchilar Twitter orqali benzin topishganliklari xaqida xabar yoza boshladi qayerda va qanchadan sotilayotganligi xaqida , xabar so' ngida esa " # atlgas " yorlig 'ini qo´shishgandi , bu xabar orqali boshqalar qayerdan benzin topishni bilib olishi mumkin edi .
(src)="61"> Ve insanların bu iletişim ağını birbirlerine yardım için kullanımı arkadaşlarınız ve aileniz ile iletişiminizi koparmamanız için oluşturduğumuz asıl fikrin çok ötesine ulaştı .
(trg)="72"> Va xabar almashinuv tizimining bir biriga yordam berish uchun foydalanish fikri , bizning boshlang 'ich oila va do' stlar bilan muloqotlashish fikridan ancha ajralib ketdi .
(src)="62"> Son zamanlarda daha sık olmaya başladı , ister evsizler için para toplamak olsun , veya Afrika 'da kuyu açmak veya sorunlu bir aile için .
(trg)="73"> Bunday narsalarni tez tez ko' radigan bo´ldik , uysizlar uchun yordam puli yig' imlari ,
(trg)="74"> Afrikada quduqlar qazish yoki oilaga krizis davrida yordam qilish kabi misollar ko 'p .
(src)="63"> İnsanlar Twitter üzerinden birkaç gün içinde birçok olay için on binlerce dolar topladı .
(trg)="75"> Odamlar o 'n minglab dollar mablag 'larni Twitter orqali bir necha kunda xar xil maqsadlar uchun to' play boshlashdi .
(src)="64"> Öyle görünüyor ki , insanlara bilgiyi daha kolay paylaşmaları için imkan sunarsanız daha iyi şeyler meydana geliyor .
(trg)="76"> Axborot almashinuv usullarini yengillashtirganingizda , yana ko' plab yaxshi ezgu xodisalar ro 'y berar ekan .
(src)="65"> Önümüzdeki ay Twitter 'da ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok .
(trg)="77"> Men Twitterda yana qanday o' zgarishlar bo´lishi xaqida umuman bilmayman
(src)="66"> Ama nereye gideceğini düşünmeden önsezileri takip etmeyi öğrendim .
(trg)="78"> Lekin men o 'z ko´nglimga ishonishni o' rgandim
(trg)="79"> Va bu ishonishim nimalarniga olib kelishini bilmayman .
(src)="67"> Teşekkürler .
(trg)="80"> Rahmat .
(src)="68"> ( Alkışlar )
(trg)="81"> ( Qarsaklar )
(src)="69"> Chris Anderson :
(trg)="82"> Kris Anderson :
(src)="70"> Tam olarak bitirmedik .
(trg)="83"> Bu hali hammasi emas
(src)="71"> Eğer bu ekrana yansıtabilirsek ...
(trg)="84"> Hozir biz ajoyib manzarani ko' rsatishimiz mumkin ...
(src)="72"> Bu aslında bir konuşmacının bir konuşmadan sonra yapabileceği en korkunç şey .
(trg)="85"> Hozirgina ma' ruza qilgan odam uchun bundan ortiq hayratga soladigan narsa bo' lmasa kerak .
(src)="73"> Kesinlikle göz korkutucu .
(trg)="86"> Bu xaqiqatdan ham g' aroyib narsa .