# sv/d8OrXV8yrUKC.xml.gz
# tk/d8OrXV8yrUKC.xml.gz
(src)="1"> Vi kan inte ha det så här längre
(trg)="1"> Efendim Problemli Memur Zaten
(trg)="2"> Kocaaliye Görevlendirme Yazalım gitsin gelsin ibne
(trg)="3"> Daha öncede yazdık zaten
# sv/gA0BFjk7iOLW.xml.gz
# tk/gA0BFjk7iOLW.xml.gz
(src)="1"> Cadılar bayramı , ölülerin katılımından tutun balkabakları ve şakaların ... ... birleşiminden oluşan bir bayramdır .
(trg)="1"> Halloween , ölülerden bal kabaklarından ve muzip şakalaşmalardan oluşan ... ... geleneksel bir bayramdır .
(src)="2"> Yüzyıllardır kültürel , dini ve esrarengiz gelenekleri biraraya getirmiştir .
(src)="3"> [ flüt sesi ]
(trg)="2"> Kültürel bir aktarımla var olan dini ve gizemli bu gelenek , yüzyıllardır sürmektedir . ...
(src)="4"> Cadılar Bayramı kültürlerini 2, 000 yıl önce Avrupa 'ya yaymış olan Keltlerle başlamıştır .
(trg)="3"> Keltlerle başlayan bu kültür, 2, 000 yıldan daha uzun bir süre önce Avrupa 'ya yayılmıştır .
(src)="5"> 31 Ekim 'de yapılan ve Samhain adı verilen festivalde insanlar hasat döneminin bitmesini kutlardı .
(trg)="4"> 31 Ekim, Samhain denilen hasat mevsiminin sonunu kutladıkları gündü .
(src)="6"> O gece Keltlerin yeni yılı olarak kabul edilirdi yıllar içinde kendisine önemli bir yer edindi .
(trg)="5"> O gece Kelt' lerin yeni yılı diye belirlenmiş ve her yıl kutlanması planlanmıştı .
(src)="7"> Ölülerin mezarlarından çıktığı büyülü bir gün .
(trg)="6"> Ölülerin yeryüzüne geldiği büyülü bir zamandı .
(src)="8"> " Öyle bir gündü ki ölüm ile yaşam arasındaki perde kalkardı . "
(src)="9"> [ Kurt uluması ]
(trg)="7"> " Ölüm ile yaşam arasındaki çizginin ince olması gereken bir dönemdi . " ...
(src)="10"> Samhain festivalinde , köylüler toplanıp ölü ruhları kovmak için büyük şenlik ateşleri yakarlardı .
(trg)="8"> Samhain 'de köylüler , ruhlar aleminden gelen ölüleri , uzak tutmak için dev bir ateşin etrafında toplanırlardı .
(src)="11"> Avrupa 'daki hakimiyetini büyüten Katolik kiliseleri Samhain gibi pagan törenlerine karşı çıkıyordu .
(trg)="9"> Fakat Katolik kilisesinin Avrupa 'daki etkisi arttıkça kilise , Samhain gibi pagan ayinlerine tavır aldı .
(src)="12"> Yedinci yüzyılda , Vatikan bunu kilisenin onay verdiği bir bayram olarak kabul etti .
(src)="13"> Ve 1 Kasım günü ölen kişileri anmak adına Azizler Yortusu olarak ilan edildi .
(trg)="10"> 7 . yüzyilda , Vatikan halkı kaynaştırmaya yönelik , ölen azizlerine ... ve onurlu şehitlerine ithafen , 1 Kasımdan itibaren tüm kutsal günlerini ilan etmiştir .
(src)="14"> " Tüm bu bayramlar ahiret ve ölümden sonrası ile alakalı olmalı .
(trg)="11"> Bu bayramların her ikisi de ölüm sonrası hayat ve ölümden sonra hayatta kalma ile ilgiliydi .
(src)="15"> " Bu hareket kilisenin halkı kendi tarafına çekmesi için planlanmıştı . "
(trg)="12"> Kilise 'ye daha fazla insanı çekmek amacı da vardı .
(src)="16"> Azizler Yortusu daha sonra Cadılar Bayramı adını aldı .
(trg)="13"> Sonradan Azizler Günü , Hallowmas olarak tanındı .
(src)="17"> " Hallow " kutsal , mübarek gibi anlamlara geliyordu .
(trg)="14"> ' Hallow´ kutsal ve azize gibi anlamına gelir .
(src)="18"> Yani kabaca çevirisi " Azizlerin kilise ayini " demekti .
(trg)="15"> Bu nedenle çeviri aslında azizeleri kapsar .
(src)="19"> 31 Ekim gecesi All Hallow 's Eve adıyla anılsa da , zamanla yerini Halloween 'e bıraktı .
(trg)="16"> 31 Ekim 'den önceki Azizler Gecesi zaman içinde Hallowen 'e dönüştü .
(src)="20"> Bu bayram , 1840´lı yıllardaki kıtlık yüzünden göç eden İrlandalılar sayesinde Amerika 'ya yayıldı .
(trg)="17"> Bayram , 1840´larda ki patates kıtlığı sırasında İrlandalılar 'ın göç dalgasıyla Amerika 'ya taşındı .
(src)="21"> Biblolar ve komşuların kapılarını söküp almak gibi ... ... şakaları barındıran birçok adetlerini ... buraya da taşımışlardı .
(trg)="18"> İrlandalılar elmalarla oynamak ve ... ... komşularının evlerinin önündeki bahçelerinden kapılarını almak gibi şakalar yaptıkları ... ... birçok bayram geleneğini Amerika 'ya taşıdılar .
(src)="22"> Küçük muzipler tanınmamak için maske takarlardı .
(trg)="19"> Genç şakacılar tanınmayacakları şekilde maskeler takarlardı .
(src)="23"> Fakat yıllar geçtikçe kimseye bir zararı olmayan şakalar insanlara zarar vermeye başladı .
(trg)="20"> Fakat yıllar geçtikçe bu zararsız şakalar geleneği , vandalizme varacak kadar çirkin bir şekilde yayıldı .
(src)="24"> " 1930´larda bu bayram tehlikeli olmaya başlamıştı .
(src)="25"> Demek istediğim .. serseriler etrafı yakıp yıkıyordu . "
(trg)="21"> 1930 yıllarda , gerçekten tehlikeli olmaya başladı .
(src)="26"> " Şeker mi şaka mı oyunu özünde şantaja dayanıyordu . "
(trg)="22"> Hile ve şaka birer gasp davranışıydı .
(src)="27"> " Ya şeker verirsin ya da evini yıkıp dökeriz . "
(trg)="23"> " Bize şeker verin , yoksa evinizi mahvederiz . "
(src)="28"> Dükkan sahipleri ve etraftaki kimseler , çocukları yaramazlık yapmadan uzaklaştırmak için onlara ... ... ikram veya hediye veriyorlardı ve başka kimselere gitmelerini sağlayıp sorun çıkmasını önlüyorlardı .
(trg)="24"> Dükkan sahipleri hile ve gaspı durmak için rüşvet ve hediye vermeye başladılar .
(trg)="25"> Çocukları kapı kapı dolaşarak hediye ve şeker almaya özendirdiler .
(src)="29"> 1930´un sonlarında , " Şeker mi Şaka mı " cümlesi Cadılar Bayramı ile özdeşleşti .
(trg)="26"> 30´ların sonuna doğru , Şaka veya İkram' larıyla ´selamlaşma bayramı´ oldu .
# sv/sReywK7reXiY.xml.gz
# tk/sReywK7reXiY.xml.gz
(src)="1"> Jag var här för fyra år sen redan och jag kommer ihåg att då fanns inte talen på nätet ;
(trg)="1"> Men bärde 4 ýyl mundan ozal bolupdym we şol wagtlar bu gürrüňler internede goýulmaýardy .
(src)="2"> Jag tror att man gav talen till TEDstarna i en låda , en låda full med DVD : n som de sen la på sina hyllor , där de är nu .
(trg)="2"> Meň pikirimçe TED- lilere bir gutyň içinde berilýärdi bir DVD gutysynda .
(trg)="3"> Bu gutyny tekjelere goýýardylar , häzir hem şol ýerinde durýandyr .
(src)="3"> ( Skratt )
(trg)="4"> ( Gülüşmeler )
(src)="4"> Så Chris ringde mig en vecka efter att jag gjort mitt tal och han sa , " Vi skall börja lägga in de på nätet
(trg)="5"> Hatda Kris maňa jaň edende gürrüňümden 1 hepde soňrady maňa şeýle diýdi " Gürrüňleri internede goýýarys .
(src)="5"> Kan vi lägga in ditt på nätet också ? " Jag svarade , " Visst . "
(trg)="6"> Seniňkileri hem goýup bilerismi ? " Menem " elbette " diýdim .
(src)="6"> Och så fyra år senare , som sagt , har det setts av fyra ....
(src)="7"> Tja , det har blivit nedladdat fyra miljoner gånger .
(trg)="7"> We 4 ýyl soňra aýdyşym ýaly , gürrüňe tomaşa eden adam sany 4 ...
(src)="8"> Så jag antar att man kan multiplicera det med ungefär 20 för att få antalet människor som har sett det .
(trg)="8"> Neme , aslynda 4 miliýon gezek ýüklenipdir bu wideo .
(trg)="9"> Ýagny bu sany 20- ä köpeltsek ýa- da şoňa ýakyn sana takmynan wideoýa tomaşa eden adam sany taparys .
(src)="9"> Och som Chris sa , det finns en längtan för videor av mig .
(trg)="10"> Diýmek Krisiň aýdyşy ýaly , adamlar meni wideoda görmäge teşne ekenler .
(src)="10"> ( Skratt ) ( Applåder ) ... känns det inte ?
(trg)="11"> ( Gülüşmeler ) ( El çarpyşmalar )
(trg)="12"> ... sizem şeýle duýaňzokmy ?
(src)="11"> ( Skratt )
(trg)="13"> ( Gülüşmeler )
(src)="12"> Så , hela denna event har varit ett genomarbetat uppbygge för mig att göra en annan åt er , så här är det .
(trg)="14"> Ýagny , bütin bu tertip meniň size ýene bir gürrüň etmegim üçin taýýarlanan bir oýun .
(trg)="15"> Ynha baş üstüne .
(trg)="16"> ( Gülüşmeler )
(src)="14"> Al Gore talade på TED konferensen jag talade på för fyra år sen och pratade om klimatkrisen .
(trg)="17"> 4 ýyl öň Al Gor
(trg)="18"> TED konferensiýasynda çykyş edipdi . we klimat krizisinden söz edipdi .
(src)="15"> Och jag referade till detta i slutet av mitt sista tal .
(trg)="19"> Soňky gürrüňümiň soňunda onuň sözlerine deginipdim .
(src)="16"> Så jag skulle vilja börja där jag avslutade för jag hade bara 18 minuter , uppriktigt sagt .
(trg)="20"> Galan ýerimden dowam edeýin näme etsemem şol wagt diňe 18 minudym bardy .
(src)="17"> Så , som sagt ... ( Skratt )
(trg)="21"> Nirede galypdyk ... ( Gülüşmeler )
(src)="18"> Ni förstår , han har rätt .
(trg)="22"> Mamlady
(src)="19"> Jag menar , vi lever uppenbarligen en stor klimatkris .
(trg)="23"> Möhüm bir krizisiň bardygy gün ýüzündedi .
(src)="20"> Och jag tycker att om folk inte tror på det , så borde de komma ut lite mera .
(trg)="24"> Muňa ynanmaýanlara biraz köpüräk köçä çykmaklaryny maslahat berýärin .
(src)="21"> ( Skratt )
(trg)="25"> ( Gülüşmeler )
(src)="22"> Men jag tror att det finns en till klimatkris , som är lika allvarlig som har samma ursprung , och som vi måste ta hand om med samma brådska .
(trg)="26"> Ýöne men ýene bir klimat krizisiniň bardygyna ynanýaryn birinjisi ýaly ýowuz , we çykyş sebäbi deň we bu krizisede deň gyssaglykda çemeleşmelidiris .
(src)="23"> Och med det menar jag -- och du kanske säger , apropå , " Du , det räcker .
(trg)="27"> Diýmek isleýänim -- bu ýagdaýda
(src)="24"> Jag har en klimatkris ;
(src)="25"> Jag behöver verkligen inte den andra . "
(trg)="28"> " Seret , başymyzda bir krizis bar ikinji birine ätiýajym ýok " diýip bilersiňiz .
(src)="26"> Men den här kris handlar om , inte naturresurser , fast jag tror att det är sant , utan en kris om mänskliga resurser .
(trg)="29"> Ýöne bu krizis , tebigy sebäplerden däl ynanjyma görä ynsan çeşmeli bir krizis .
(src)="27"> Jag tror , att i grund och botten , såsom många talmän redan har sagt under dessa dagar , att vi använder våra talanger väldigt dåligt .
(trg)="30"> Meniň pikirimçe , esasynda , soňky günlerde köp çykyş edijiniň aýdyşy ýaly ukyplarymyzy örän netijesiz ulanýarys .
(src)="28"> Väldigt många människor går igenom sina liv utan att riktigt veta vad deras talanger kan vara , eller om de över huvudtaget har några .
(trg)="31"> Birnäçe adam durmuşyny ukyplarynyň nämedigini bilmän geçirýär , ýada bir ukybynyň bardygyndan hem habarsyz .
(src)="29"> Jag träffar alla sorters människor som inte tror att de är riktigt bra på nåt .
(trg)="32"> Birnäçe adam bilen tanyşýan özleriniň gowy edýän hiç işleriniň ýokdygyny çaklaýarlar .
(src)="30"> Faktiskt , jag på nåt sätt delar världen i två olika grupper nu .
(trg)="33"> Men dünýäni 2 topara bölýärin .
(src)="31"> Jeremy Bentham , den store funktionella filosofen , argumenterade detta en gång .
(trg)="34"> Žeremi Bentam , beýik peýdaçy filozof bir gezek şeýle bir jedel başladypdy .
(src)="32"> Han sa , " Det finns två olika typer av människor i den här världen , de som delar världen i två grupper och de som inte gör det . "
(trg)="35"> Şeýle diýipdi , " Dünýäde 2 görnüş ynsan bar , dünýädäki ynsanlary ikä bölýänler we bölmeýänler . "
(src)="33"> ( Skratt )
(trg)="36"> ( Gülüşmeler )
(src)="34"> Tja , jag gör det .
(trg)="37"> Men bölýänlerden .
(src)="35"> ( Skratt )
(trg)="38"> ( Gülüşmeler )
(src)="36"> Jag träffar alla sorters människor som inte gillar det de gör .
(trg)="39"> Bir topar adam bilen tanyşýan edýän işlerini söýenoklar .
(src)="37"> De bara går igenom sina liv och går vidare med det .
(trg)="40"> Durmuşlaryny ýaşmaly diýip ýaşaýarlar .
(src)="38"> De får inte ut någon glädje av det de gör .
(trg)="41"> Edýän işlerinden lezzet almaýarlar .
(src)="39"> De står ut med det , i stället för att njuta av det , och väntar på helgen .
(trg)="42"> Lezzet almak ýerine , ol işe sabyr edýärler we hepde soňuna garaşýarlar .
(src)="40"> Men jag träffar också folk som älskar det de gör och skulle inte kunna tänka sig göra något annat .
(trg)="43"> Emma başga adamlar bilen hem tanyşýaryn edýän işlerini söýýärler we başga iş etmegi pikirem edenoklar .
(src)="41"> Om man sa till de , " Gör inte detta längre , " skulle de undra vad man pratade om .
(src)="42"> För det handlar inte om det de gör , det är det de är .
(trg)="44"> Olara " Indi bu işi etme " diýseňiz , " Sen näme diýýäniňi bilýäňmi ? " diýip sorarlar .
(src)="43"> De säger ,
(trg)="45"> Sebäbi edýänleri iş däl- de olaryň kişiligidir .
(src)="44"> Men , vet du , det här är jag .
(trg)="46"> " Emma bu men . " diýerler .
(src)="45"> Det skulle vara dumt av mig att överge det , eftersom det talar till mitt mest autentiska jag . "
(trg)="47"> " Iň köp özüm ýaly duýmagymy üpjin edýän işden aýrylmak samsyklyk bolar . "
(src)="46"> Och detta gäller inte tillräckligt mycket människor .
(trg)="48"> Gynansakda bu ýagdaý ýeterlik adam üçin degişli däl .
(src)="47"> Faktiskt , tvärtom , tror jag det gäller en minoritet människor .
(trg)="49"> Aslyna seredeňde , meniň pikrimçe düýp göter tersi gaty az adama degişli .