# ltg/4GBaUQduFsng.xml.gz
# tr/4GBaUQduFsng.xml.gz
(src)="1"> Pyrma dažim godim es sasajutu , kai byutu īsasprīds kasdīnā , deļtuo izdūmuoju sekuot dyžanuo amerikaņu filosofa Morgana Sperloka pāduos i 30 dīnys paraudzeit kū jaunu .
(trg)="1"> Bir kaç yıl önce , rutine bağlandığımı hissettim , bu yüzden Amerika 'nın büyük filozofu olan Morgan Spurlock 'un ayak izlerini takip etmeye ve 30 günlüğüne yeni bir şeyler denemeye karar verdim .
(src)="2"> Ideja ir cīši vīnkuorša .
(trg)="2"> Fikir aslında oldukça basit .
(src)="3"> Aizadūmoj par kū taidu , kū sovā dzeivē vysod esi gribiejis padareit i paraugi tū cytys 30 dīnys .
(trg)="3"> Hayatına her zaman katmak istediğin bir şeyi düşün ve onu bir sonraki 30 günde dene .
(src)="4"> Izaruoda , kai 30 dīnys ir taišni eistuo laika šaļts , kab dabuotu jaunu īrodumu voi pamastu kaidu vacū , pīvadumam , ziņu vieršonuos nu sovys dzeivis .
(src)="5"> Ir koč kas , kū īsavuiceju , dorūt itūs 30 dīnu aizdavumus .
(trg)="4"> Ortaya çıkan , 30 gün yeni bir alışkanlığı hayatınıza ekleyip , çıkarmak için yeterli bir zaman . haberleri izlemek gibi -- 30 gün süresindeki bu zorluklardan öğrendiğim birkaç şey var .
(src)="6"> Vysu pyrma mieneši naproskrieja garum , aizmiersteibā , i beja daudzi vairuok kū atguoduot .
(trg)="5"> İlki , unutulan uçup giden ayların aksine , zaman oldukça unutulmazdı .
(src)="7"> Daļa izaicynuojuma aizdavuma beja kotru mieneša dīnu sataiseit vīnu fotografeju .
(trg)="6"> Bir ay boyunca her gün bir adet fotoğraf çekmek bu mücadelenin bir parçasıydı .
(src)="8"> Es atguodoju , kur taišni beju i kū tymā dīnā dareju .
(trg)="7"> O gün ne yaptığımı ve ve nerede olduğumu tam olarak hatırlıyorum .
(src)="9"> Pamaneju , ka kai dareju vaira i gryušuokus 30 dīnu aizdavumus , auga muna ticeiba sev .
(trg)="8"> Farkettim ki , 30 günlük daha zor mücadele ve daha çok şey yaparken , kendime güvenim arttı .
(src)="10"> Nū sātā sādūša datortuorpa es tyku par puiškinu , kurs brauc iz dorbu ar ritini .
(src)="11"> Prīcys piec !
(src)="12"> ( Smīklys )
(trg)="9"> Bilgisayarda bütün gün pinekleyen bir kişiden eğlence için işe bisikletle giden bir olmuştum .
(src)="13"> Pārnajā godā saguoja izkuopt Kilimandžaro , aukstuokajā kolnā Afrikā .
(trg)="10"> Geçen sene bile, Afrika 'nın en yüksek dağı olan
(trg)="11"> Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum .
(src)="14"> Pyrma izsuoču sovus 30 dīnu aizdavumus nikod nabyutu tveics piec taidim pīdzeivuojumim
(trg)="12"> 30 günlük serüvenime başlamadan önce fazla maceraperest değildim .
(src)="15"> Es saprotu , ka eistyn koč kū gribi , tod 30 dīnuos var padareit vysa kuo !
(trg)="13"> Ayrıca farkettim ki
(trg)="14"> Bir şeyi gerçek ten isterseniz , 30 gün süresince yapabilirsiniz .
(src)="16"> Asat nazkod gribiejuši pīraksteit romanu ?
(trg)="15"> Hiç bir roman yazmak istediniz mi ?
(src)="17"> Kotru novembri desmitim tyukstūšu cylvāku 30 dīnu laikā rauga pīraksteit sovu 50 000 vuordu romanu nu nullis .
(trg)="16"> Her kasım onbinlerce insan 30 gün içinde kendi 50, 000 kelimelik romanının başlangıç kısmını yazıyor .
(src)="18"> Izaruoda , kai jiusim tik viņ kai vīnu mienesi kotru dīnu juopīroksta 1 667 vuordi .
(trg)="17"> Dönüp dolaşıp , yapacağınız günde 1, 667 kelimeyi bir ay boyunca yazmak .
(src)="19"> Tai es ari dareju .
(trg)="18"> Ben yaptım .
(src)="20"> Cyta vydā , nūslāpums ir naīt gulātu , cikom naasat pīrakstejuši ituos dīnys vuordus .
(trg)="19"> Bununla beraber , sır gün içinde kelimelerinizi yazmadan uykuya gitmemek .
(src)="21"> Jiusim varbyut byus mīga bods , nu dabeigsit sovu romanu .
(trg)="20"> Uykudan yoksun olabilirsiniz , fakat romanı bitireceksiniz .
(src)="22"> Voi muna gruomota ir jauns dyžanais Amerikys romans ?
(trg)="21"> Şimdi benim kitabım Amerika 'nın bir sonraki romanı mı ?
(src)="23"> Nā !
(src)="24"> Es tū pīraksteju par vīnu mienesi !
(trg)="22"> Hayır , onu bir ayda yazdım .
(src)="25"> Jis ir baimeigs !
(src)="26"> ( Smīklys )
(trg)="23"> Berbat .
(src)="27"> Tok vysu tuoļuokuo dzeivi , kod TED večerinkā sasateiku ar Džonu Hodžmenu , maņ nav juosoka :
(trg)="24"> Fakat geri kalan hayatım boyunca ,
(trg)="25"> TED partisinde John Hodgman ile tanışırsam ,
(src)="28"> " Es asu datorzynuotnīks . "
(trg)="26"> " Bilgisayar bilimcisiyim " dememe gerek yok .
(src)="29"> Nā , nā , ka grybu , varu saceit :
(src)="30"> " Asu rakstinīks . "
(trg)="27"> Hayır , hayır , eğer istersem " Bir roman yazarı " olduğumu " söyleyebilirim .
(src)="31"> ( Smīklys )
(trg)="28"> ( Gülüşmeler )
(src)="32"> Vei , pādejais , kū grybu saceit .
(src)="33"> Es īsavuiceju , ka dorūt mozys i ilgtspiejeigys puormejis , tū , kū es varu dareit ari iz prīšku , tys īrosts palyka .
(trg)="29"> Bahsetmek istediğim son bir şey var . yapmayı sürdürebileceğim küçük , sürekli değişiklikler yaptığım zaman öğrendim ki , daha fazla yapışıyor .
(src)="34"> Lelim i trokim izaicynuojumim nav ni vainis .
(trg)="30"> Büyük çılgın zorluklarla bir sorun yok .
(src)="35"> Eistyneibā , tī ir dyžan ļusteigi .
(trg)="31"> Aslında , çok eğlenceliler .
(src)="36"> Tok tī drūsai viņ nabyus īrodums .
(trg)="32"> Fakat daha az alışkanlık yapıyor .
(src)="37"> 30 dīnys atsasokūt nu cukra , 31 . dīna izaviere koč kai itai :
(trg)="33"> 30 gün süresince şekeri bıraktığımda , 31 . gün böyleydi .
(src)="38"> ( Smīklys )
(trg)="34"> ( Gülüşmeler )
(src)="39"> Tai niu es jums vaicoju :
(trg)="35"> Şimdi size bir sorm var :
(src)="40"> Kuo jius vēļ gaidit ?
(trg)="36"> Ne istiyorsunuz=
(src)="41"> Es varu drūsai saceit , ka cytys 30 dīnys īs iz prīkšu taipat , kai guojušys . pateik jums tys voi nā , tod parkū napadūmuot par kū taidu , kū vysod asat gribiejs paraudzeit , i dareit tū !
(src)="42"> Cytys 30 dīnys .
(trg)="37"> Garanti ediyorum , ister beğenin ister beğenmeyin sonraki 30 gün boyunca başarılı olacaksınız , peki hep yapmayı istediğini bir şeyi 30 günlüğüne neden düşünmüyor ve ve denemiyorsunuz ?
(src)="43"> Paļdis .
(trg)="38"> Sağolun .
(src)="44"> ( Publika plaukšynoj )
(trg)="39"> ( Alkış )
# ltg/bEttLxcwbmx6.xml.gz
# tr/bEttLxcwbmx6.xml.gz
(src)="1"> Tai , īsadūmojat , ka stuovat nazkur Amerikā iz ūļneicys , i pi jums daīt japaņs i prosa :
(src)="2"> " Atlaidit , kai sauc itū kvartalu ? "
(trg)="1"> Amerika 'da herhangi bir caddede durduğunuzu düşünün ve bir Japon gelip size , " Afedersiniz , bu bloğun ismi nedir ? " diye sorarsa
(src)="3"> Jius atsokat :
(trg)="2"> " Üzgünüm .
(src)="4"> " Atlaidit .
(src)="5"> Nu , itei ir Oukstrita , tei ir Elmstrita .
(trg)="3"> Şey , bu Oak Caddesi , şu da Elm Caddesi .
(src)="6"> Tei ir 26 . sāta , tei — 27 . "
(trg)="4"> Bu 26 . cadde , şu 27 . " dersiniz .
(src)="7"> " Lobi , " jis atsoka , " nu kai sauc itū kvartalu ? "
(trg)="5"> O " Peki ama bu bloğun ismi nedir ? " diye ısrar ederse de
(src)="8"> Jius sokat :
(trg)="6"> " Şey , blokların ismi olmaz .
(src)="9"> " Nu , kvartalim nav vuordu .
(src)="10"> Vuordi ir ūļneicom ; kvartali ir tik vītys bez vuordim ūļneicu vydā . "
(trg)="7"> Caddelerin olur , bloklar sadece caddelerin arasındaki isimsiz yerlerdir . " dersiniz .
(src)="11"> Jis nūīt drupeit apjucs i veilīs .
(trg)="8"> Kafası karışmış ve hayalkırıklığına uğramış bir şekilde uzaklaşır .
(src)="12"> Niu īsadūmojat , ka stuovat iz ūļneicys nazkur Japanā , jius pasagrīžat pret sūpluok cylvāku i vaicojat :
(trg)="9"> Şimdi düşünün ki siz Japonya 'da herhangi bir caddede duruyorsunuz , yanınızdaki kişiye dönüp
(src)="13"> " Atlaidit , kai sauc itū ūļneicu ? "
(trg)="10"> " Afedersiniz , bu caddenin ismi nedir ? " diye soruyorsunuz .
(src)="14"> Jis atsoka :
(src)="15"> " Nu , itys ir 17 . kvartals , itys — 16 . kvartals . "
(trg)="11"> Size " Hmm , şey bu 17 . blok ve şu da 16 . " şeklinde cevap verir .
(src)="16"> I jius atsokat :
(src)="17"> " Lobi , i kai sauc itū ūļneicu ? "
(trg)="12"> Siz " Peki , ama bu caddenin ismi nedir ? " diye ısrar edince
(src)="18"> I jis atsoka :
(src)="19"> " Nu , ūļneicom nav vuordu .
(trg)="13"> " Şey , caddelerin ismi olmaz .
(src)="20"> Vuordi ir kvartalim .
(trg)="14"> Blokların ismi olur .
(src)="21"> Pasaverit Google Maps .
(trg)="15"> Google Maps 'e bakın .
(src)="22"> Vei , 14 . , 15 . , 16 . , 17 . , 18 . , 19 . kvartals .
(trg)="16"> Şunlar 14 . , 15 . , 16 . , 17 . , 18 . , 19 . bloklar .
(src)="23"> Vysim kvartalim ir vuordi .
(trg)="17"> Bütün bu blokların ismi var .
(src)="24"> Ūļneicys ir tik vītys bez vuordu kvartalu vydā .
(trg)="18"> Caddeler sadece blokların arasındaki isimsiz yerlerdir . " der .
(src)="25"> I tod jius vaicojat :
(src)="26"> " Lobi , a kai tod jius zinit sovu sātys adresu ? "
(trg)="19"> Siz bunun üzerine " Peki ama evinizin adresini nasıl biliyorsunuz ? " dersiniz .
(src)="27"> " Vīnkuorši , " jis atsoka , " itys ir ostoitais kvartals .
(trg)="20"> O da " Kolay , bu Sekizinci Bölge .
(src)="28"> Es dzeivoju 17 . kvartalā , sātā numer vīns . "
(trg)="21"> Şu 17 . blok , evin cadde numarası Bir . " der .
(src)="29"> " Lobi , " jius sokat , " nu , īmūt pa apleicīni , es īvāruoju , ka sātu numeri nav seceigi . "
(trg)="22"> Siz de " Peki .
(trg)="23"> Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim . " diyince
(src)="30"> Jis atsoka :
(src)="31"> " Skaidrys , ka ir .
(trg)="24"> " Tabi ki sırayla gidiyorlar .
(src)="32"> Tuos ir numerātys piec tū pastateišonys seceibys .
(trg)="25"> Binaların yapılma sırasıyla ...
(src)="33"> Pyrmuo kvartalā pastateituo sāta ir sāta numer vīns .
(trg)="26"> Bu blokta ilk inşa edilen ev numarası bir .
(src)="34"> Ūtrei pastateituo sāta ir sāta numer div .
(trg)="27"> İkinci inşa edilen ev iki numara .
(src)="35"> Treša ir sāta numer treis .
(trg)="28"> Üçüncü ev üç numara .
(src)="36"> Vīgli !
(src)="37"> Logiski ! "
(trg)="29"> Çok kolay ve gayet açık . " der .
(src)="38"> Deļtuo maņ pateik , kai myusim ir reizem juobrauc iz ūtru pasauļa molu , kab saprostu pījāmumus , kurūs mes seņuok nazynuojom i saprostu , ka ari pretejais var byut pareizs .
(trg)="30"> Bazen farkında olmadığımız bazı varsayımlara sahip olduğumuzu ve bu varsayımların tam tersinin de doğru olabileceğini görmek için dünyanın öteki ucuna gitmemiz gerekmesine bayılıyorum .
(src)="39"> Tai , pīvadumam , Kīnā uorsti tur , ka jū dorbs ir ryupētīs , kab tu byutu vasals .
(trg)="31"> Örneğin , Çin 'de kendi işlerini sağlıklı tutma olarak tanımlayan doktorlar var .
(src)="40"> Deļtuo sevkuru mienesi , kurū asat vasals , jius jim moksuojot , i , kod asat navasals , jums navajag jim moksuot , deļtuo ka jī nav kuorteigi darejuši sovu dorbu .
(trg)="32"> Bu yüzden , sağlıklı olduğunuz her ay onlara ücret ödüyorsunuz , hastalandığınızda da birşey ödemiyorsunuz çünkü o zaman işlerini yapamamış oluyorlar .
(src)="41"> Jī teik bogotuoki , kod jius asat vasali , a na navasali .
(trg)="33"> Yani siz sağlıklı olunca zengin oluyorlar , hastalanınca değil .
(src)="42"> ( Plaukšīni )
(trg)="34"> ( Alkış )
(src)="43"> Leluokajā daļā muzykys mes skaitam " vīns " kai pyrmū sitīni , muzykaluos frazys suokys .
(trg)="35"> Bir çok müzikte " bir" i başlama vuruşu zannederiz .
(src)="44"> Vīns , div , treis , četri .
(trg)="36"> Bir , iki , üç , dört .
(src)="45"> Tok Vokoru Afrikys muzykā " vīns " teik skaiteits par frazys beigom , taipat kai atstarpe pyrma teikuma gola .
(trg)="37"> Ama Batı Afrika müziğinde " bir " müzik parçasının bitişi olarak algılanır , tıpkı bir cümlenin sonundaki nokta gibi .
(src)="46"> Tū var dzierdēt na tik frazejumā , bet taipat i tymā , kai jī skaita ritmu .
(trg)="38"> Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil , saymalarında da görürüz .
(src)="47"> Div , treis , četri , vīns .
(trg)="39"> İki , üç , dört , bir .
(src)="48"> Taipat i itei karta ir preciza .
(trg)="40"> Ve bu harita da gayet doğru .
(src)="49"> ( Smīklys )
(trg)="41"> ( Gülüşmeler )
(src)="50"> Ir sokamvuords , ka , vysleidz kaidu patīsu lītu jius pasaceitu par Indeju , taipat i pretejais byus taisneiba .
(trg)="42"> Derler ki Hindistan hakkında söyleyebileceğiniz ne kadar doğru şey varsa tersi de doğrudur .
(src)="51"> Deļtuo naaizmierssim , vysleidza , voi TED voi vysur cytur , kur var dzierdēt kaidys genialys idejis ir jums voi cytim , taipat i preteijais var byut taisneiba .
(trg)="43"> O yüzden unutmayalım , TED 'de ya da başka bir yerde , ne kadar harika fikriniz varsa ya da duymuşsanız , bunların tersi de doğru olabilir .
(src)="52"> Lels jums paļdis !
(trg)="44"> Domo arigato gozaimashita .
# ltg/kT4KDcXHcm18.xml.gz
# tr/kT4KDcXHcm18.xml.gz
(src)="1"> Sūpluok fizikai es asmu īsasaistejs ari cytur .
(src)="2"> Eisteneibā , itūšaļt vaira taišni cytuos lītuos .
(trg)="1"> Evet , fizikten başka konularla da ilgiliyim . aslına bakarsanız , şimdilerde özellikle başka konularla ilgiliyim .
(src)="3"> Vīna ir attuoluos attīceibys cylvāku volūdu vydā .
(trg)="2"> Bunlardan biri insan dilleri arasındaki uzak akrabalıklar .
(src)="4"> Profesionali viesturis volūdnīki ASV i Vokoru Eiropā pa lelam rauga turētīs par gobolu nu vyskaidom attuolom attīceibom ; lelim grupiejumim , cīši vacim grupiejumim , vacuokim kai zynomuos volūdu saimis .
(trg)="3"> Batı Avrupa ve Amerika 'da bu işi meslek edinmiş tarihsel dilbilimciler , bu tür uzun mesafeli akrabalıklar ve geniş öbeklemelerden çekiniyorlar , alışılagelmiş dil ailelerinin ötesine geçen , daha eskilere uzanan öbeklemelerden kaçınıyorlar .
(src)="5"> Jim tys napateik ; Jī dūmoj , ka tei ir kaprize .
(trg)="4"> Hoşlarına gitmiyor ; uçuk gibi geliyor .
(src)="6"> Es nadūmoju , ka tai ir kaprize .
(trg)="5"> Bence uçuk değil .
(src)="7"> Ir nazcik genialu volūdnīku , puorsvorā krīvu , kurī pi tuo struodoj Santafe Iņstitutā i Moskovā .
(trg)="6"> Ve bu konu üzerinde Santa Fe Enstitüsünde ve Moskova 'da çalışan son derece parlak bazı dilbilimciler var , çoğu Rus ,
(src)="8"> Es cīši grybātu redzēt , iz kureini tys nūvess .
(trg)="7"> Bu araştırmaların sonuçlarına ilgim büyük .
(src)="9"> Voi tys eistyn nūvess pī vīna prīškguojieja pyrma kaidu 20— 25 tyukstūšu godu ?
(trg)="8"> Acaba gerçekten de 20 , 25 bin yıl öncesine , bir ortak ata dile yönelim var mı ?
(src)="10"> I ka nu mes ītu vēļ tuoļuok pyrma ituo kūpeiguo prīškguojieja , kod , drūsai viņ , beja daudzu volūdu sovstarpeiga konkureņce ?
(trg)="9"> Ya böyle bir ortak ve tek atanın da öncesine , bir çok dilin yarışma halinde olduğu dönemlere gidilse ?
(src)="11"> Cik tuoli paguotnē tys īt ?
(trg)="10"> Ne kadar eskiye dayanır ?
(src)="12"> Cik tuoli paguotnē īt myuslaiku volūda ?
(trg)="11"> Çağdaş dillerin tarihi nereye kadar gider ?
(src)="13"> Cik daudzus dasmytus tyukstūšys godu tuoļā paguotnē tei īt ?
(trg)="12"> Onlarca , yüzlerce binyıl ?
(src)="14"> Kriss Aņdersons :
(trg)="13"> Chris Anderson :
(src)="17"> Es pasaceitu miniejumu , kai myuslaiku volūdom juobyut vacuokom kai olu zeimiejumi , olu graviejumi i olu skuļpturom , i daņču sūlim meikstajā muolā Vokoru Eiropys oluos
(trg)="14"> Yanıtın ne olduğu konusunda bir önsezi ya da umudunuz var mı ?
(src)="16"> Marijs Gells- Manns :
(src)="18"> Oriņakys periodā pyrma kaidu 35 000 godu voi seņuok .
(trg)="15"> Bana sorarsanız , çağdaş diller , mağara resimleri , mağara heykelleri , mağara oymacılığı , ve Batı Avrupa mağaralarında yumuşak kilde bulunan dans adımlarından da yaşlı olsa gerek .
(src)="19"> Es naspātu nūticēt , ka jī spieja tū vysu dareit , najādzūt myuslaiku volūdu .
(trg)="17"> Bütün bu eserleri yaratanların çağdaş dile sahip olmadıklarını düşünemiyorum .
(src)="20"> Deļtuo es pīļaunu , kai patīsuo izceļsme ir vacuoka , mozuokais tikpoš vaca , kas zyn i vacuoka .
(trg)="18"> Dolayısıyla önsezim gerçek kökenlerin en az o kadar , belki daha da eski olduğu .
(src)="21"> Nu tys nanūzeimoj , ka vysys , daudzys voi koč vairums nu myuslaiku zynuomuos volūdys navarieja izaceļt , pīvadumam , nū vīnys , kurei ir daudz jaunuoka , saceisim , 20 000 godu vaca voi liedzeigai .
(trg)="19"> Tabii bu bugün kullanılar ve araştırılan güncel dillerin hepsinin , birçoğunun , ya da çoğunun çok daha genç , diyelim ki , 20 bin yıl yaşlarında , ya da o civarda , olmadığı anlamına gelmiyor .
(src)="22"> Tū mes saucam par šaurū vītu .
(trg)="20"> Genetikte darboğaz adlı verilen şey bu .
(src)="23"> K . A . :
(trg)="21"> CA :