# iu/0BhMynRdRIk6.xml.gz
# ko/0BhMynRdRIk6.xml.gz
(src)="1"> Beni bu hallere aslında sen getirdin ...
(trg)="1"> Sen yaptın , bunu bana sen yaptın , kesinlikle anladım .
(src)="2"> Sıcaklığından eridim ...
(trg)="2"> Soğuğa alışmıştım ama çok sıcaktın ve beni erittin .
(src)="3"> Kaybolmuştum , ve şimdi geri dönmeye çalışıyorum .
(trg)="3"> Unutulup gitmiştim ama şimdi geri dönmeye çalışıyorum .
(src)="4"> Beni ancak ölüm durdurabilir ...
(src)="5"> Ve daha fazla tükenmeden sana dönüceğim ...
(trg)="4"> önce en iyisini vereceğim ve kader hariç beni kimse durduramaz
(src)="6"> Yeniden deneyeceğim bazı şeyleri öğrenmek ya da kazanmak için ...
(trg)="5"> Kazanma yada ders alma sırası bende .
(src)="7"> Artık beklemek daha fazla utanmak yok .
(trg)="6"> Artık tereddüt etmeyeceğim , bir daha bekleyemem .
(trg)="7"> Seninim .
(src)="8"> Çerçeveni kaldır ve benim gibi görün .
(trg)="8"> Ruhunu aç ve benim gibi bak .
(src)="9"> Aç kapılarını da , geleceğe doğru koşuyorsun ...
(trg)="9"> Tasarlamaya başla , görmüyor musun özgürsün .
(src)="10"> Yüreğini dinle ve bulacaksın sevgiyi & lt; 3
(trg)="10"> Kalbine bak ve aşkı bul .
(trg)="11"> Aşk, aşk, aşk ...
(src)="11"> Müziği dinle , .. insanlarla beraber şarkı söyleyip dans etmek için ....
(src)="12"> Bizler yalnızca kocaman bir aileyiz .
(src)="13"> Ve unuttuğumuz gerçek sevgi , sevgi , sevgi .
(trg)="12"> Şimdilerde insanlar müzik dinliyor, dans ediyor ve şarkı söylüyor .
# iu/BGsrPOmEBWqZ.xml.gz
# ko/BGsrPOmEBWqZ.xml.gz
(src)="1"> Sıcak bir yaz günü , sadece 16 yaşındayken
(trg)="1"> 그 짭짜름 했던 여름 내가 16 살이던 그때
(src)="2"> Herkes para biriktirip derede yüzüdügü bütün düşündüğün ilk arabanı almakken .
(trg)="2"> 모든 사람들이 아끼고 동네 계곡에서 수영하던 그때
(trg)="3"> 멀리 갈 계획이 하나도 없었지만
(src)="3"> Çok uzağa gideceğini planlayamasan bile ,
(trg)="4"> 네 인생 첫 차 사는것만 생각하던 그때
(src)="4"> Ben hiçbir değeri olmayan para için garsonluk yapıyordum .
(trg)="5"> 나는 쥐꼬리만한 용돈을 만들기 위해 소이라떼를 만들고 있었어 .
(src)="5"> Ve bir gün şansımın döneceğini hissediyorken , kapı açılır dükkana yaşlı bir adam geldi ve içecek istedi . kahve dökülür kibarca bekledi , gülümsedi ve parasını ödedi .
(trg)="6"> 뭔가 좋은 일이 일어날것만 같던 어느날 ...
(trg)="7"> [ 문열리는 종소리 ]
(trg)="8"> 어느 노신사가 들어와 커피를 한잔 시켰지 .
(src)="6"> Hatta bahşiş bıraktı .
(trg)="12"> 팁까지 놓고 가셨지 .
(src)="7"> Niçin dikkatimi çekti bilmiyorum ! ama adam kapıya yaklaşınca birkaç şeker çaldı
(trg)="13"> 내가 왜 그걸 눈치 챘는지는 모르겠지만 ...
(trg)="14"> 그분이 나가는 길에 설탕 몇봉지를 주머니에 넣으셨어 .
(src)="8"> Sonra biraz daha aldı .
(trg)="15"> 그리고 조금 더 가져가셨지 .
(src)="9"> O zaman çok fazla düşünmemiştim ama ertesi gün ,
(trg)="16"> 대수롭지 않게 생각했지만 그 다음날에도
(trg)="17"> [ 문열리는 종소리 ]
(src)="10"> Kapı açılır .
(src)="11"> Adam sipariş verdi .
(src)="12"> Bekledi .
(trg)="18"> 주문하고 , 기다리고 , 팁을 놓고 , 설탕을 또 가져가셨지 .
(src)="14"> Üçüncü gün de geldi .
(trg)="19"> 그 다음날에도 다시 오셨다 ...
(trg)="20"> [ 문열리는 종소리 ]
(src)="15"> Kapı açılır .
(src)="16"> Boş yere sormuştum :
(trg)="21"> 나는 그분께 별뜻 없이 물었다 ...
(src)="17"> " Kahvenize biraz şeker alır mıydınız ? "
(trg)="22"> " 선생님 , 커피에 설탕좀 넣으시나봐요 ? "
(src)="18"> " Sade istiyorum . " dedi .
(trg)="23"> " 블랙으로 마셔요 " 라고 답하셨다 .
(src)="19"> Güldü , bahşiş bıraktı ve göz kırptı .
(trg)="24"> 미소짓고 , 팁을 두고 , 윙크를 하셨다 .
(src)="20"> Sonra çıkmasını izlerken ,
(trg)="25"> 내가 그 분이 나가는 것을 지켜보고 있는데 ...
(src)="21"> Üç paket şekeri aldı ve cebine koydu .
(trg)="26"> 설탕 세봉지를 집은후 ... 소매에 넣으셨다 !!!
(src)="22"> Bu adamın neden şeker paketlerini aldığını aklım almıyordu .
(trg)="27"> 나는 왜 그 분이 설탕을 필요로 하는지 알 수가 없었다 .
(src)="23"> Belki de şekerleri pantolonunda ve ceketinde saklamayı seviyordu .
(trg)="28"> 단순히 외투와 바지 주머니에 넣는걸 좋아하실까
(src)="24"> Ya da acaba kek mi yapmak istiyordu ?
(trg)="29"> 아니면 집에서 케잌을 구우실까 ?
(src)="25"> ya da sufle .
(trg)="30"> 아니면 다른 디져트를 만드실까
(src)="26"> ya da sadece fareleri beslemek için ...
(trg)="31"> 아니면 충치에 관해 실험하기 위해
(src)="27"> Çürüklerini test ediyordu .
(trg)="32"> 생쥐에게 사용하실까
(src)="28"> Bu adam hakkında çok düşündüm .
(trg)="33"> 그 분에 대해 견딜수 없을때 까지
(src)="29"> Sabrım tükenene denk ...
(trg)="34"> 생각하고 또 했다 .
(src)="30"> Sonunda bu şeker hırsızıyla yüzleşmeye karar verdim .
(trg)="35"> 그리고 그 설탕 강도에게 직접 묻기로 결심했다 .
(trg)="36"> 그 다음날 그 분의 눈은
(src)="31"> Ertesi gün adam geldiğinde ,
(trg)="37"> [ 문열리는 종소리 ]
(src)="32"> Kapı açılır . gözleri biraz kızarıktı .
(trg)="38"> 충혈 되어 있었다 .
(src)="33"> Konuşması için fırsat vermeden doğrudan ben söyledim :
(trg)="39"> 그 분이 입을 떼시기 전에 내가 먼저 물었다 .
(src)="34"> " Sade kahve , değil mi ?
(trg)="40"> " 그냥 블랙 커피 맞죠 ? 우유나 프림 타지 않고 "
(src)="35"> Sütsüz ve kremasız . "
(trg)="41"> 그 분은 고개를 끄덕였다 . 눈가는 촉촉히 젖어 있었다 .
(src)="36"> Başını salladı . Gözleri hala şişti .
(src)="37"> Şekerleri neden çaldığınızı sorabilir miyim ?
(trg)="42"> " 그럼 어째서 매일 이렇게 설탕을 훔쳐가시는지 여쭈어도 됩니까 ? "
(src)="38"> " Elli yaşındaki eşim çok hasta ve yemek yiyemiyor .
(trg)="43"> " 지난 오십년간 함께한 ... 내 아내가 많이 아프다 ... 그리고 잘 먹지 못해 ...
(src)="39"> Ama her gün tatlı bir şeyler getirmemi istiyor . "
(trg)="44"> 그런데 매일 ... 달콤한 것좀 가져다 달라고 하거든 ... "
(src)="40"> Suçluluk duygusuyla gözlerim doldu .
(trg)="45"> 나의 눈은 짭짜름한 죄책감으로 가득 찼다 .
(trg)="46"> 부끄러움을 힘들게 삼켰다 .
(src)="41"> Utançtan zor yutkundum .
(src)="42"> Titreyen sesimle sadece ismini sorabildim .
(trg)="47"> 나의 떨리는 목소리는 겨우 그 분의 이름을 물을 정도로만 나왔다 .
(src)="43"> " Grimes . " dedi . yorgun gözünü kırptı ve bahşiş bıraktı .
(trg)="48"> 그가 대답했다 . " 그림스 "
(trg)="49"> 그리고 그 지친 눈으로 윙크를 하고 팁을 주시고
(src)="44"> Birkaç şekeri de alarak dükkandan ayrıldı .
(trg)="50"> 나가는 길에 설탕 몇 봉지를 집어 가셨다 .
(src)="45"> Ertesi gün koyu kahvesini istemeye gelmedi ,
(trg)="51"> 이튿날 그분이 쓴 커피를 시키러 오지 않으셨을때
(trg)="52"> [ 문열리는 종소리 ]
(src)="46"> Kapı açılır iyi olduğunu düşünüyordum ama onun göz kırpmasını özlemiştim .
(trg)="53"> 그분은 괜챦았지만 , 나는 그 분의 윙크를 그리워 하고 있었다 .
(trg)="54"> 그 다음날 그분이 안오셨을때
(src)="47"> Ertesi gün de gelmedi .
(trg)="55"> [ 문열리는 종소리 ]
(src)="48"> Kapı açılır
(src)="49"> Ve sonraki ardına gelen günlerde de
(trg)="56"> 그리고 그 다음날 ...
(src)="50"> Kapı açılır
(trg)="57"> [ 문열리는 종소리 ]
(src)="51"> Kalbimin derinliklerinde bir boşluk hissediyordum .
(trg)="58"> 내 마음속 깊숙히 무언가 텅 빈것 처럼 느껴지기 시작했다 .
(src)="52"> The Times 'ta görünceye kadar on dört gün geçmişti .
(trg)="59"> 14일 후 신문에는
(src)="53"> Kağıt hışırtısı ( sesi )
(trg)="60"> [ 종이 넘기는 소리 ]
(src)="54"> Ölüm ilanlarında yazıyordu .
(trg)="61"> 부고
(src)="55"> Robert Grimes 'in adı vardı .
(trg)="62"> " 로버트 그림스" 가 적혀 있었다 .
(src)="56"> 50 yaşında marangoz , üç çocuk babası , sevgili eşi Marie 'den sadece iki hafta sonra vefat etti .
(trg)="63"> 50년간 목수로 일함 .
(trg)="64"> 사랑하는 세 자녀를 둠 .
(trg)="65"> 사랑하는 아내 ... 메리가 죽은후 이주후에 세상을 떠남 ...
(src)="57"> Kapı açılır .
(trg)="66"> [ 문열리는 종소리 ]
(src)="58"> bugün böyle bir hikaye anlatmanın garip bir şey olduğunu biliyorum , fakat sanırım bu söyleyecek söz bulamamamı ifade ediyor ?
(trg)="67"> 이 이야기를 오늘 하는 것이 좀 이상하다는 것은 나도 알지만 ...
(trg)="68"> 그건 내가 어떠한 말도 떠오르지 않는다는 뜻인것 같아 .
# iu/lyhlimYSeY47.xml.gz
# ko/lyhlimYSeY47.xml.gz
(src)="1"> Günaydın Bay Fredrickson .
(trg)="1"> Günaydın Bay Fredrickson .
(src)="2"> Gitmeye hazır mısınız ?
(trg)="2"> Hazır mısınız ?
(src)="3"> Bir dakika izin ver , sizinle karavanda buluşalım .
(trg)="3"> Arabada görüşelim .
(trg)="4"> Sadece bir dakika .
(src)="4"> Eski evime bir hoş çakal demek istiyorum .
(trg)="5"> İhtiyara son bir kez veda etmek istiyorum .
(src)="5"> Elbette ihtiyaç duyduğun zaman gelebilirsin .
(trg)="6"> Tabi ki , ne kadar zamana ihtiyacınız varsa efendim .
(src)="6"> Tipik hareketi , illa 80 defa tuvalete gitmezse olmaz . ! evine daha iyi bakacağını düşünmüştüm .
(trg)="7"> Tipik ... muhtemelen kırkıncı kez tuvalete gidecek .
(trg)="8"> Eviyle vakit geçireceğini mi sanmıştın .
(src)="7"> Görüşmek üzere çocuklar ...
(trg)="9"> Hoşçakalın çocuklar .
(src)="8"> Sabah Haberleri .
(trg)="10"> Sabah haberleri Sıcak gelişmeler
(src)="9"> Dün, havalanan bir nesneye şahit olan .. ... görgü tanıkları uçan ev diye adlandırdıkları ... ... bir eve sahit olmuşlar . ... hemen yanında duruyorum , Ne gördüklerini bize anlatıyorlardı ...
(trg)="11"> Dün bir evin uçtuğuna şahit olan ...
(trg)="12"> ... görgü tanıklarının uçan ev diye adlandırdıkları ...
(trg)="13"> ... evin havalandığı yerdeyim .
(src)="10"> Bu bölgede ki inşaat işçileri . ... Uçan evin bu adama ait olduğunu anlatıyorlar .
(trg)="15"> Bölgedeki işçiler evin , son zamanlarda ...
(trg)="16"> ... halkı tehdit etmekle suçlanan ...
(src)="11"> Son zamanlarda halkı tehdit eden suçlu Carl Fredrickson ...
(trg)="17"> ... Carl Fredrickson 'a ait olduğunu söylüyorlar .
(src)="12"> Polisler araştırmanın devam edeceğini söylüyor ... ... fakat dünkü fırtınadan sonra ...
(trg)="18"> Yetkililer araştırmalarına devam ediyor ...
(trg)="19"> ... fakat dünkü karmaşadan sonra ...
(src)="13"> Carl Fredrickson 'un ve evinin nereye gittiği ile ilgili ... ... hiç bir ipucunun olmadığını söyleniyor .
(trg)="20"> ... Carl Fredrickson 'nın evinin nereye gittiği ...
(trg)="21"> ... ile ilgili bir ipucu yok .
(src)="14"> Görünüşe göre halkı tehdit eden yaşlı Carl Fredrickson ... ... kaçmış .
(trg)="22"> Halkı tehdit ediyormuş gibi görünen ihtiyar ...
(trg)="23"> ... aslında kaçmış olabilir .
(src)="15"> Aferin sana Carl ... !
(trg)="24"> Evet , aferin sana Carl !
(src)="16"> 1 hafta sonra .
(trg)="25"> Bir hafta sonra .