# fr/0BhMynRdRIk6.xml.gz
# iu/0BhMynRdRIk6.xml.gz
(src)="3"> Tu as bien joué et tu as parié que je le ressentais
(trg)="1"> Beni bu hallere aslında sen getirdin ...
(src)="4"> J' ai essayé d' être froid , mais tu es si chaleureuse que j' ai fondu
(trg)="2"> Sıcaklığından eridim ...
(src)="5"> Je me sens bien dans le passé
(src)="6"> Et maintenant j' essaye d' y revenir
(trg)="3"> Kaybolmuştum , ve şimdi geri dönmeye çalışıyorum .
(src)="7"> Avant que ne s' en aille la fraîcheur , je lui donnerai tout ce que j' ai de meilleur
(trg)="4"> Beni ancak ölüm durdurabilir ...
(src)="8"> Rien ne pourra m' arrêter sauf une intervention divine
(trg)="5"> Ve daha fazla tükenmeden sana dönüceğim ...
(src)="9"> C' est encore à mon tour de gagner ou d' apprendre
(trg)="6"> Yeniden deneyeceğim bazı şeyleri öğrenmek ya da kazanmak için ...
(src)="10"> Je n' hésiterai pas davantage
(src)="11"> Ça ne peut pas attendre , je suis à toi
(trg)="7"> Artık beklemek daha fazla utanmak yok .
(src)="12"> Bien , ouvre ton esprit et pense comme moi
(trg)="8"> Çerçeveni kaldır ve benim gibi görün .
(src)="13"> Laisse grandir tes projets , tu t' en fous car tu es libre
(trg)="9"> Aç kapılarını da , geleceğe doğru koşuyorsun ...
(src)="14"> Écoute ton coeur et tu trouveras l' amour
(trg)="10"> Yüreğini dinle ve bulacaksın sevgiyi & lt; 3
(src)="15"> Écoute la chanson du moment , les gens dansent et chantent , on est juste une grande famille
(trg)="11"> Müziği dinle , .. insanlarla beraber şarkı söyleyip dans etmek için ....
(trg)="12"> Bizler yalnızca kocaman bir aileyiz .
(src)="16"> C' est ton droit divin abandonné d' être aimé
(trg)="13"> Ve unuttuğumuz gerçek sevgi , sevgi , sevgi .
(trg)="14"> ( bağlılık )
(src)="17"> Je n' hésiterai donc pas d' avantage
(trg)="15"> Bu yüzden daha fazla durmak yok artık ... !
(src)="18"> Ça ne peut plus attendre , j' en suis certain
(trg)="16"> Eminim sabırsızlanıyorum .
(src)="19"> Ça n' a aucun besoin d' être compliqué
(trg)="17"> Zorlaştırmaya gerek yok .
(src)="20"> Notre temps est compté
(src)="21"> C' est notre destin , je suis à toi
(trg)="18"> Bu bizim kaderimiz süresi bize kısa ve ben seninim .
(src)="23"> J' ai passé trop de temps à vérifier à ce que j' allais dire dans le miroir
(trg)="19"> Sözlerimi yeniden gözden geçirmek için aynada uzunca zaman harcadım .
(src)="24"> Et à retourner en arrière juste pour essayer d' y voir clair
(trg)="20"> Ve geçmişe baktım yalnızca daha net görmek ve tekrardan denemek için ...
(src)="25"> Mon souffle embuait la glace
(src)="26"> Je rigolais et je dessinais un nouveau visage
(trg)="21"> Ama nefesim gözlük camı gibi buğulandı yüzümü çektim ve güldüm .
(src)="27"> Je crois que je dis qu' il n' y a pas de meilleure raison
(trg)="22"> Daha iyi bir neden yok mu ? diye ne söyleyeceğimi tahmin ediyorum .
(src)="28"> De se débarrasser de la vanité et de juste se laisser aller avec les saisons
(trg)="23"> Kurtul şu kibirinden ve devam et yaşamaya .
(src)="29"> C' est ce qu' on tend à faire , notre nom est notre vertu
(trg)="24"> Amaçladığımız bu yüceliğimiz bizim diğer adımız .
(src)="30"> Je n' hésiterai donc pas davantage
(src)="31"> Ça ne peut plus attendre , je suis à toi
(trg)="25"> Ama daha fazla endişelenmeyeceğim , Bekleyemez , ben seninim .
(src)="32"> Bien , ouvre ton esprit et pense comme moi
(trg)="26"> Zihnini aç ve benim gibi düşün .
(src)="33"> Laisse grandir tes projets , tu t' en fous car tu es libre
(trg)="27"> Düşündüklerini açıkla söyle ...
(trg)="28"> Kahretsin özgürsün işte !
(src)="34"> Écoute ton coeur et tu trouveras l' amour
(trg)="29"> Kalbine dön de bir bak , gökyüzünün senin olduğunu göreceksin .
(src)="35"> Ça n' a aucun besoin d' être compliqué
(src)="36"> Notre temps est compté
(trg)="30"> Lütfen , lütfen yapma , zorlaştırmaya gerek yok zamanımız çok az .
(src)="37"> C' est notre destin , je suis à toi
(trg)="31"> Bu şey bizim kaderimiz ben seninim .
# fr/BGsrPOmEBWqZ.xml.gz
# iu/BGsrPOmEBWqZ.xml.gz
(src)="1"> Un été salé , l' année de mes seize ans .
(trg)="1"> Sıcak bir yaz günü , sadece 16 yaşındayken
(src)="2"> Quand tout le monde mettait de l' argent de côté et se baignait dans le ravin .
(src)="3"> Quand tout ce que tu avais en tête était l' achat de ta première voiture .
(trg)="2"> Herkes para biriktirip derede yüzüdügü bütün düşündüğün ilk arabanı almakken .
(src)="4"> Même si tu ne comptais pas aller bien loin .
(trg)="3"> Çok uzağa gideceğini planlayamasan bile ,
(src)="5"> Je servais des cafés latte au lait de soja pout gagner un peu d' argent .
(trg)="4"> Ben hiçbir değeri olmayan para için garsonluk yapıyordum .
(src)="6"> Et un jour [ carillon de porte ]
(src)="7"> un vieil homme est venu au magasin et a comandé un grand café
(src)="8"> " un grand café noir s' il vous plait " [ café en train d' être versé ]
(trg)="5"> Ve bir gün şansımın döneceğini hissediyorken , kapı açılır dükkana yaşlı bir adam geldi ve içecek istedi . kahve dökülür kibarca bekledi , gülümsedi ve parasını ödedi .
(src)="10"> Il a même laissé un pourboire .
(trg)="6"> Hatta bahşiş bıraktı .
(src)="11"> Je ne sais pas pourquoi j' ai remarqué ,
(src)="12"> Mais alors qu' il s' approchait de la porte , il a mis quelques sachets de sucre dans sa poche .
(trg)="7"> Niçin dikkatimi çekti bilmiyorum ! ama adam kapıya yaklaşınca birkaç şeker çaldı
(src)="13"> Et il en a pris d' autres .
(trg)="8"> Sonra biraz daha aldı .
(src)="14"> Je n' y ai pas attaché trop d' importance , mais lorsque le jour suivant , [ carillon de porte ]
(trg)="9"> O zaman çok fazla düşünmemiştim ama ertesi gün ,
(src)="15"> Il a commandé .
(trg)="10"> Kapı açılır .
(src)="16"> Attendu .
(trg)="11"> Adam sipariş verdi .
(src)="17"> Laissé un pourboire .
(trg)="12"> Bekledi .
(src)="18"> Et a fait la même chose .
(trg)="13"> Bahşiş bıraktı ve tekrardan aynı şeyi yaptı .
(src)="19"> Le troisième jour , il est entré .
(src)="20"> [ carilllon de porte ]
(trg)="14"> Üçüncü gün de geldi .
(src)="21"> Je lui ai demandé en vain .
(trg)="15"> Kapı açılır .
(src)="22"> " Du sucre avec votre café Monsieur ? "
(trg)="16"> Boş yere sormuştum :
(trg)="17"> " Kahvenize biraz şeker alır mıydınız ? "
(src)="23"> Il a dit , " je le prends nature . "
(trg)="18"> " Sade istiyorum . " dedi .
(src)="24"> Il a souri , a laissé un pourboire et m' a fait un clin d' oeil .
(trg)="19"> Güldü , bahşiş bıraktı ve göz kırptı .
(src)="25"> Je l' ai alors regardé partir ,
(trg)="20"> Sonra çıkmasını izlerken ,
(src)="26"> Il a pris trois sachets de sucre et les a mis dans sa manche .
(trg)="21"> Üç paket şekeri aldı ve cebine koydu .
(src)="27"> Je ne comprenais pas pourquoi cet homme voulait ces sachets de sucre .
(trg)="22"> Bu adamın neden şeker paketlerini aldığını aklım almıyordu .
(src)="28"> Peut- être aimait- il simplement les garder dans ses poches de pantalon ou de veste ?
(trg)="23"> Belki de şekerleri pantolonunda ve ceketinde saklamayı seviyordu .
(src)="29"> Ou voulait- il faire un gâteau ?
(trg)="24"> Ya da acaba kek mi yapmak istiyordu ?
(src)="30"> Ou des crèmes brûlées .
(trg)="25"> ya da sufle .
(src)="31"> Or l' utilisait- il sur des rats
(trg)="26"> ya da sadece fareleri beslemek için ...
(src)="32"> Pour étudier les caries dentaires .
(trg)="27"> Çürüklerini test ediyordu .
(src)="33"> J' ai pensé et pensé à cet homme .
(trg)="28"> Bu adam hakkında çok düşündüm .
(src)="34"> Jusqu' à ce que je ne puisse plus résister .
(trg)="29"> Sabrım tükenene denk ...
(src)="35"> J' ai finalement décidé de confronter ce voleur de sucre .
(trg)="30"> Sonunda bu şeker hırsızıyla yüzleşmeye karar verdim .
(src)="36"> Le jour suivant , lorsqu' il est venu , [ carillon de porte ]
(trg)="31"> Ertesi gün adam geldiğinde ,
(src)="37"> Ses yeux un peu rouges ,
(trg)="32"> Kapı açılır . gözleri biraz kızarıktı .
(src)="38"> Je ne voulais pas qu' il commence à parler , je me suis approché et j' ai dit ,
(src)="39"> " Café nature ?
(trg)="33"> Konuşması için fırsat vermeden doğrudan ben söyledim :
(src)="40"> Pas de lait , ni de crème . "
(trg)="34"> " Sade kahve , değil mi ?
(src)="41"> Il a acquiescé .
(trg)="35"> Sütsüz ve kremasız . "
(src)="42"> Les yeux toujours gonflés .
(trg)="36"> Başını salladı . Gözleri hala şişti .
(src)="43"> " Puis- je vous demander pourquoi vous avez volé tout ce sucre . "
(trg)="37"> Şekerleri neden çaldığınızı sorabilir miyim ?
(src)="44"> " Mon épouse depuis cinquante ans est très malade et n' arrive pas à manger .
(trg)="38"> " Elli yaşındaki eşim çok hasta ve yemek yiyemiyor .
(src)="45"> Mais tous les jours elle me demande de lui ramener quelque chose de sucré " .
(trg)="39"> Ama her gün tatlı bir şeyler getirmemi istiyor . "
(src)="46"> Mes yeux se sont remplis de culpabilité salée .
(src)="47"> J' ai ravalé ma salive de honte .
(trg)="40"> Suçluluk duygusuyla gözlerim doldu .
(src)="48"> D' une voix tremblante , j' ai à peine réussi à demander au vieil homme son nom .
(trg)="41"> Utançtan zor yutkundum .
(trg)="42"> Titreyen sesimle sadece ismini sorabildim .
(src)="49"> " Grimes " , dit- il .
(src)="50"> Il a ensuite fait un clin d' oeil , les yeux fatigués , et a laissé un pourboire .
(trg)="43"> " Grimes . " dedi . yorgun gözünü kırptı ve bahşiş bıraktı .
(src)="51"> Il a quitté le magasin , plusieurs sachets de sucre dans sa main .
(trg)="44"> Birkaç şekeri de alarak dükkandan ayrıldı .
(src)="52"> Le jour suivant , lorsqu' il n' est pas venu chercher sa boisson amère , [ carillon de porte ]
(trg)="45"> Ertesi gün koyu kahvesini istemeye gelmedi ,
(src)="53"> j' ai pensé qu' il allait bien , mais la chaleur de son clin d' oeil m' a manqué .
(trg)="46"> Kapı açılır iyi olduğunu düşünüyordum ama onun göz kırpmasını özlemiştim .
(src)="54"> Le jour suivant lorsqu' il n' est pas venu [ carillon de porte ]
(trg)="47"> Ertesi gün de gelmedi .
(src)="55"> Et le jour suivant ... [ carillon de porte ]
(trg)="48"> Kapı açılır
(trg)="49"> Ve sonraki ardına gelen günlerde de
(trg)="50"> Kapı açılır
(src)="56"> J' ai commencé à avoir une sensation de vide au fond de ma poitrine .
(trg)="51"> Kalbimin derinliklerinde bir boşluk hissediyordum .
(src)="57"> Quatorze jours sont passés , avant que je vois dans le Times [ froissement de papier ]
(trg)="52"> The Times 'ta görünceye kadar on dört gün geçmişti .
(trg)="53"> Kağıt hışırtısı ( sesi )
(src)="58"> Enterré dans la rubrique nécrologique
(trg)="54"> Ölüm ilanlarında yazıyordu .
(src)="59"> Robert Grimes
(trg)="55"> Robert Grimes 'in adı vardı .
(src)="60"> Carpentier pendant cinquante ans père aimant de trois enfants , est décédé exactement deux semaines après sa chère femme Marie .
(trg)="56"> 50 yaşında marangoz , üç çocuk babası , sevgili eşi Marie 'den sadece iki hafta sonra vefat etti .
(src)="61"> [ carillon de porte ]
(trg)="57"> Kapı açılır .
(src)="62"> Je sais que c' est étrange , de raconter une histoire en ce jour ,
(src)="63"> Je pense qu' elle exprime ce que je n' arrive pas à exprimer avec des mots .
(trg)="58"> bugün böyle bir hikaye anlatmanın garip bir şey olduğunu biliyorum , fakat sanırım bu söyleyecek söz bulamamamı ifade ediyor ?