# ceb/0BhMynRdRIk6.xml.gz
# uk/0BhMynRdRIk6.xml.gz
(src)="1"> Aferin sana , beni aşık ettin ve görmemi istedin .
(trg)="1"> Beni kendine aşık ettin , şüphesiz bunu hissettim .
(src)="2"> Sakin olmaya çalıştım ama sen o kadar ateşliydin ki ben dayanamadım .
(trg)="2"> Uzaklaşmayı denedim ama çok sıcaktın eridim .
(src)="3"> Tonga 'ya düştüm ve şimdi ise geri dönmeye çalışıyorum .
(trg)="3"> Tamamen unutuldum , şimdi yeniden hatırlanmak istiyorum .
(src)="4"> Yapabileceğim her şeyin en iyisini yapacağım ve beni sadece buradan göçüp gitmek durdurabilir .
(trg)="4"> Ömrüm yettiğince senin için her şeyi yapacağım ve beni ilahi bir güçten başka şey durduramaz .
(src)="5"> Öğrenene kadar ya da kazanana kadar devam edeceğim .
(trg)="5"> Artık biraz kazanma ve öğrenme sırası bana geldi .
(src)="6"> Ama artık tereddütüm yok , yok ve bekleyemem .
(src)="7"> Ben seninim !
(trg)="6"> Artık çekinmeyeceğim , bekleyemem artık seninim ben .
(src)="8"> Aklını aç ve benim gibi gör , düşüncelerini saç ve lanet olsun sen özgürsün .
(trg)="7"> Zihnini serbest bırak ve benim gibi bak .
(trg)="8"> Düşüncelerini serbest bırak ve artık değilsin tutsak .
(src)="9"> Kalbinin derinliklerine bak , orada bulacaksın aşk , aşk , aşk ...
(trg)="9"> Kalbine bir sor , orada aşk bulacaksın aşk , aşk , aşk .
(src)="10"> Asrın şarkılarını söyleyen insanları dinle , dans et ve eşlik et .
(trg)="10"> Coşkulu insanların müziğini dinle .
(trg)="11"> Sen de dans et ve şarkı söyle .
(src)="11"> Biz büyük bir aileyiz ,
(trg)="12"> Bir bütünün parçasıyız biz .
(src)="12"> Ve sevilmek bizim hakkımız !
(src)="13"> Lanet olsun !
(src)="14"> Sevilmek , sevilmek ...
(trg)="13"> Bizim en tabi hakkımız sevilmek , sevilmek , sevilmek , sevilmek , sevilmek .
(src)="15"> Artık tereddütüm yok , yok .
(trg)="14"> Artık çekinmeyeceğim ,
(src)="16"> Bekleyebileceğinden emin değilim .
(trg)="15"> Bekleyemem artık eminim .
(src)="17"> Karışıklığa gerek yok , zaman yok .
(src)="18"> Bu bizim kaderimiz ve ben seninim .
(trg)="16"> Zorlaştırmaya gerek yok vaktimiz kısıtlı hem , bu bizim kaderimiz seninim artık ben .
(src)="19"> Ayna karşısında hazırlık yaptım resmen
(src)="20"> Kendimi daha net görebilmek için uğraştım .
(trg)="17"> Senden uzakta aynanın karşısında çok vakit geçirdim , daha net görebilmek için canımı dişime takarak .
(src)="21"> Ama nefesim buhara dönüştü ben de bir yüz çizip gülümsedim .
(trg)="18"> Fakat nefesimden cam buğulandı , bende bir yüz çizdim ve güldüm .
(src)="22"> Orada söyleyeceklerimden daha iyi bir neden yoktu .
(trg)="19"> Sanırım orada söylediğim şey , gururunu yenmen ve benimle gelmen .
(src)="23"> Kendini sıkıntıdan kurtarman için zaman gerek .
(trg)="20"> Bunun için daha iyi bir sebep olamaz .
(src)="24"> Bu bizim amacımız , bu bizim onurumuz .
(trg)="21"> Bu bizim hedefimiz , ismimiz erdem bizim .
(src)="25"> Ama artık tereddütüm yok , yok ve bekleyemem .
(src)="26"> Seninim !
(trg)="22"> Artık çekinmeyeceğim , bekleyemem artık seninim ben .
(src)="27"> Aklını aç ve benim gibi gör ,
(trg)="23"> Zihnini serbest bırak ve benim gibi bak .
(src)="28"> Düşüncelerini saç ve lanet olsun sen özgürsün .
(trg)="24"> Düşüncelerini serbest bırak ve artık değilsin tutsak .
(src)="29"> Yüreğine bakıyorum ve senin kendi gökyüzünü bulabileceğini görüyorum .
(trg)="25"> Kalbine girdiğimde , göklerin senin olduğunu göreceksin .
(src)="30"> Yani lütfen , lütfen böyle ... ortalığı karıştırmanın alemi yok çünkü vaktimiz yok
(trg)="26"> O zaman lütfen yapma , yapma .
(trg)="27"> Zorlaştırmaya gerek yok vaktimiz kısıtlı zaten .
(src)="31"> Ama bu , ama bu bizim kaderimiz ve ben seninim .
(trg)="28"> Bu , bu , bu bizim kaderimiz ve seninim ben .
# ceb/BGsrPOmEBWqZ.xml.gz
# uk/BGsrPOmEBWqZ.xml.gz
(src)="1"> Kavurucu bir yaz günü , ben sadece 16 yaşındayken ...
(trg)="1"> Sıcak bir yaz günü daha on altı yaşımdayken ...
(src)="2"> ... insanların herşeyi boşverip , nehirlerde yüzerken ...
(src)="3"> Hiç uzağa gitme planın olmasa da ... ... Tek düşündüğün şeyin ilk arabanı almak olduğu zamanlarda ... ...
(src)="4"> Ben bir kaç kuruş kazanmak için soya lattesi satıyordum .
(trg)="2"> ... herkesin her şeyi boş verip , derelerde yüzdüğü günlerde ... ... tek istediğiniz ilk arabanızı almak iken ... ... çok uzağa gitmeyi hiç düşünmeseniz bile ... ... ben para kazanmak için kahve satıyordum .
(src)="5"> Ve bir gün , küçük bir şansımın olduğunu hissettiğim bir anda ... .. Yaşlı bir adam dükkana geldi ve büyük boy bir kahve istedi . .
(trg)="3"> Ve kendimi şanslı hissettiğim bir günde ... ... yaşlı bir adam dükkana gelerek büyük boy kahve istedi .
(src)="6"> Sakince bekledi , gülümsedi ve ödedi .
(trg)="4"> Kibarca bekledi , gülümsedi ve parasını ödedi .
(src)="7"> Hatta bahşiş bile bıraktı .
(trg)="5"> Bahşiş bile bıraktı .
(src)="8"> Neden dikkatimi çekti bilmiyorum ... ... ama kapıya doğru yanaştı ve bir kaç şeker paketini cebine attı .
(trg)="6"> Neden dikkatimi çekti bilmiyorum ... ... ama kapıya yaklaşınca cebine bir kaç şeker paketi attı .
(src)="9"> Ardından biraz daha aldı .
(trg)="7"> Sonra bir kaç tane daha aldı .
(src)="10"> Üzerinde çok fazla düşünmedim ama ertesi gün geldiğinde , . sipariş verdi , bekledi , bahşiş bıraktı ve yine aynısını yaptı .
(trg)="8"> Çok fazla önemsemedim ama ertesi gün olduğunda ... ... sipariş verdi , bekledi , bahşiş bıraktı ve tekrar aynı şeyi yaptı .
(src)="11"> Üçüncü gün , içeri girdi . ...
(trg)="9"> Üçüncü gün , kapıdan içeri girdi .
(src)="12"> Boşuna olsa da sordum ,
(trg)="10"> Laf olsun diye sordum .
(src)="13"> Kahvenize biraz şeker alır mısınız beyfendi ?
(trg)="11"> " Kahvenize biraz şeker alır mıydınız efendim ? "
(src)="14"> Sade alayım , dedi .
(trg)="12"> " Sade olsun . " Dedi .
(src)="15"> Gülümsedi , bahşiş bıraktı ve göz kırptı .
(trg)="13"> Gülümsedi , bahşiş bıraktı ve göz kırptı .
(src)="16"> Gitmesini izledim .
(src)="17"> Üç şeker paketini avuçladı ve pantolonuna( cebine ) koydu .
(trg)="14"> Sonra arkasından bakarken ... ... üç şeker paketini kolunun içine soktu .
(src)="18"> Bu adamın , şeker paketlerini neden yürüttüğünü düşünmeden edemiyordum .
(trg)="15"> Şeker paketlerini niye aldığını anlayamıyordum .
(src)="19"> Belki de , sadece onları pantolonunda ya da ceketinde tutmaktan hoşlanıyordu .
(trg)="16"> Belki de onları ceplerinde taşımaktan hoşlanıyordu .
(src)="20"> Ya da kek mi pişirmek istemişti ?
(trg)="17"> Yoksa kek mi yapmak istiyordu ?
(src)="21"> Ya da sadece Creme Brulee yapacaktı .
(trg)="18"> Ya da bir parça crème brûlée .
(src)="22"> Ya da diş çürüklerini test etmek için ... ... farelerin üzerinde kullanıyordu .
(trg)="19"> Yoksa diş çürümesi deneyi için onları ... ... farelere mi veriyordu ?
(src)="23"> Bu adam hakkında ... ... sabrım tükenene kadar düşündüm ve düşündüm .
(trg)="20"> Uzun süre bu adamı düşündüm ... ... ta ki yorulana kadar .
(src)="24"> Sonunda , bu şeker hırsızıyla yüz yüze gelmeye karar verdim .
(trg)="21"> Sonunda bu şeker hırsızıyla yüzleşmeye karar verdim .
(src)="25"> Ertesi gün , dükkana geldiğinde ... . ... gözleri biraz kırmızıydı .
(trg)="22"> Sonra ki gün , adam içeri girdiğinde ... ... gözleri biraz kızarıktı .
(src)="26"> Konuşmasını beklemeden , doğruca sordum ; ... Sade kahve değil mi ?
(trg)="23"> Konuşmasını beklemeden hemen öne çıktım ve ...
(trg)="24"> " Sade kahve değil mi ?
(src)="27"> Sütsüz , kremasız .
(trg)="25"> Sütsüz ve kremasız . " Dedim .
(src)="28"> Başını salladı , gözleri oldukça şişmişti .
(trg)="26"> Başını salladı .
(trg)="27"> Gözleri hala şişti .
(src)="29"> O zaman , çaldığınız bütün o şekerlerle ne yaptığınızı sorabilir miyim ?
(trg)="28"> Peki şekerleri neden çaldığınızı sorabilir miyim ?
(src)="30"> 50 yıllık karım çok hasta ve yemek yiyemiyor ... ... ama her gün benden tatlı bir şeyler istiyor .
(trg)="29"> " Elli yıllık eşim çok hasta ve yemek yiyemiyor ... ... her gün benden tatlı bir şeyler getirmemi istiyor . "
(src)="31"> Gözlerim mahcup gözyaşlarıyla doldu .
(trg)="30"> Suçluluk duygusuyla gözlerim doldu .
(src)="32"> Utancımdan zar zor yutkundum .
(trg)="31"> Utancımdan zorla yutkundum .
(src)="33"> Titrek sesim , sadece adama adını sorabileceğim kadar çıktı .
(src)="34"> ' Grimes´ dedi .
(trg)="32"> Titreyen sesimle güç bela yaşlı adama ismini sordum . " Grimes . " Dedi .
(src)="35"> Yorgun gözlerini kırptı ve bahşiş bıraktı .
(trg)="33"> Sonra yorgun gözünü kırptı ve bahşiş bıraktı .
(src)="36"> Cebinde bir sürü şeker paketiyle dükkandan ayrıldı .
(trg)="34"> Avucunda birkaç şeker paketiyle mağazadan ayrıldı .
(src)="37"> Ertesi gün , sade kahvesini almaya gelmediğinde ... . ... onun iyi olduğunu düşündüm , ama göz kırpmasını özlemiştim .
(trg)="35"> Ertesi gün sade kahvesini içmeye gelmeyince ... ... İyi olduğunu düşündüm ama o huzur veren göz kırpışını özlemiştim .
(src)="38"> Ertesi gün ... . ... ve sonraki gün de ... . gelmediğinde , göğsümde bir boşluk hissi oluştu .
(trg)="36"> Ertesi gün ... ... ve bir sonraki gün ortalarda gözükmeyince ... ... içimde bir boşluk hissetmeye başladım .
(src)="39"> Onu , Times da görmeden önce 14 gün geçmişti . .
(src)="40"> Ölüm ilanında ,
(trg)="37"> İki hafta sonra onu Times gazetesinde gördüm ... ... ölüm ilanları sayfasında .
(src)="41"> Robert Grimes yazıyordu .
(trg)="38"> Robert Grimes yazıyordu .
(src)="42"> 50 yıllık marangoz ... üç çocuğun sevecen babası ... ... sevgili karısı Marie den iki hafta sonra vefat etmişti .
(src)="43"> .
(trg)="39"> 50 yıllık marangoz , üç çocuğun sevgili babası ... ... sevgili eşi Marie´ den sadece iki hafta sonra ölmüştü .
(src)="44"> Farkındayım , böyle bir günde bu tip bir hikayeyi anlatmak biraz garip ... ... ama bulamadığım sözlerin yerini doldurur diye düşündüm ...
(trg)="40"> Bugün bu hikayeyi anlatmamın tuhaf geldiğini biliyorum ama ... ... sanırım bu olanları daha iyi anlatmamı sağlıyor .
# ceb/bEttLxcwbmx6.xml.gz
# uk/bEttLxcwbmx6.xml.gz
(src)="1"> Kuntahay nga nagtindog ka sa usa ka dalan sa Amerika og niduol ang usa ka Japanese og nangutana ,
(trg)="1"> Отже , уявіть , що ви знаходитесь на вулиці де- небудь в Америці до вас підходить японець і запитує :
(src)="2"> " Excuse me , unsay ngalan aning block ? "
(trg)="2"> " Перепрошую , як називається цей квартал ? "
(src)="3"> Og nitubag ka , " Ay , pasayloa ko .
(trg)="3"> А ви кажете :
(trg)="4"> " Вибачте .
(src)="4"> Mao kini ang Oak Street , og kana ang Elm Street .
(trg)="5"> Ось це Дубова вулиця , а це В' язова . "
(src)="5"> Kani ang 26th , og kana ang 27th . "
(trg)="6"> Це 26- та , а це 27- ма . "
(src)="6"> Ingon na pod siya , " Ah okay .
(trg)="7"> Він каже :
(trg)="8"> " Зрозуміло .
(src)="7"> Kanang block , unsay ngalan ana ? "
(trg)="9"> А як називається цей квартал ? "
(src)="8"> Motubag pod ka , " Ay , walay ngalan ang mga blocks . "
(trg)="10"> Ви кажете :
(trg)="11"> " Ну , у кварталів же немає назв
(src)="9"> Naay ngalan ang mga dalan ; kanang blocks kay mga lote ra na sila nga naa sa tunga sa mga dalan . "
(trg)="12"> Назви є у вулиць , а квартали - це просто безіменний простір між вулицями . "
(src)="10"> Nihawa dayon siya , morag wala nalipay og nalibug hinuon .
(trg)="13"> Він собі йде , трохи збентежений і розчарований .
(src)="11"> Karon , kuntahay nga nagtindog ka sa usa ka dalan didto sa Japan , niduol ka sa usa ka tawo og nangutana ,
(trg)="14"> А тепер уявіть собі , що ви знаходитесь на вулиці десь у Японії , і звертаєтесь до людини , що стоїть поряд :
(src)="12"> " Excuse me , unsay ngalan aning dalana ? "
(trg)="15"> " Перепрошую , як називається ця вулиця ? "
(src)="13"> Muingon siya , " Ah , kana kay block 17 og kana kay block 16 . "
(trg)="16"> А вам відповідають :
(trg)="17"> " Ну , це 17- ий квартал , а це 16- ий . "
(src)="14"> Moingon pod ka , " Okay , apan unsay ngalan anang dalana ? "
(trg)="18"> А ви кажете :
(trg)="19"> " Ясно , але як називається ця вулиця ? "
(src)="15"> Motobag pod siya , " Ah , walay ngalan ang mga dalan .
(trg)="20"> А вам відповідають :
(trg)="21"> " Ну , у вулиць же немає назв .
(src)="16"> Naay ngalan ang mga blocks .
(trg)="22"> Квартали мають назви .
(src)="17"> Tan- awa ning Google Maps .
(trg)="23"> Ось погляньте на Google Maps .
(src)="18"> Kana ang block 14 , 15 , 16 , 17 , 18 , 19 .
(trg)="24"> Ось є 14 , 15 , 16 , 17 , 18 , 19 квартал .
(src)="19"> Kaning tanan nga blocks naay ngalan .
(trg)="25"> Усі ці квартали мають назви .
(src)="20"> Kanang mga dalan kay mga bakanteng agi- anan sa tunga sa mga blocks .
(trg)="26"> А вулиці - це ж просто безіменний простір між кварталами .
(src)="21"> Og mangutana na pod ka , " Okay , unsaon man nimo pagkahibalo sa address sa balay ? "
(trg)="27"> А ви кажете :
(trg)="28"> " Добре , а як ви тоді визначаєте свою домашню адресу ? "
(src)="22"> Moingon siya , " Ah , dali ra , kani ang District Eight .
(trg)="29"> Він відповідає :
(trg)="30"> " Ну , це ж просто - це Восьмий район . "
(src)="23"> Kana ang block 17 , pinakaunang balay . "
(trg)="31"> Ось 17- ий квартал , дім за номером один . "
(src)="24"> Moingon ka , " Okay .
(trg)="32"> Ви кажете :
(src)="25"> Nituyok- tuyok ko sa palibot diri , morag dili man sunod- sunod ang mga numbers sa balay . "
(trg)="33"> " Добре , але я тут прогулювався по окрузі і помітив , що номери не йдуть по- порядку . "
(src)="26"> Ingon pod siya , " Sunod- sunod oy .
(trg)="34"> А він відповідає :
(trg)="35"> " Як же ж не йдуть ?
(src)="27"> Ginaapod- apod ang number sa kung kinsay naunang magtukod .
(trg)="36"> Вони йдуть у тому порядку , у якому були збудовані .
(src)="28"> Ang pinakaunang balay nga gitukod sa block kay ang number one .
(trg)="37"> Перший дім , збудований у цьому кварталі є домом за номером один .
(src)="29"> Ang ikaduha nga balay nga gitukod kay ang number two .
(trg)="38"> Другий збудований дім є домом за номером два .
(src)="30"> Ang ikatulo kay number three .
(trg)="39"> Третій є домом за номером три .
(src)="31"> Dali ra god .
(trg)="40"> Це ж просто .
(src)="32"> Obvious baya . "
(trg)="41"> Очевидно . "
(src)="33"> Busa , usahay didto pa nato mahibal- an sa pikas bahin sa kalibutan aron masayod ta sa mga butang nga abi natog wala ra , og maingon nga ang baligtad ana nila kay tinuod pod .
(trg)="42"> Тому , мені подобається , що іноді нам необхідно опинитись на протилежному кінці світу , щоб усвідомити наші припущення , про існування яких ми навіть не здогадувались і зрозуміти , що протилежні їм твердження теж можуть виявитись правдивими .
(src)="34"> Naay mga doktor sa China nga mituo nga ang ilang trabaho kay himuon ka nilang baskog pirminti .
(trg)="43"> Для прикладу , деякі китайські лікарі вважають , що підтримка вашого здоров 'я - це їх робота .
(src)="35"> Busa , magbayad ka sa ila sa mga bulan nga limsog imong pamati , apan kung naa kay sakit dili ka magabayad kay wala nila nahimo ang ilang trabaho .
(trg)="44"> Тому , у ті місяці , коли ви не хворієте - ви платите їм , а коли ви хворі - вам не потрібно платити , бо вони не справились зі своєю роботою .
(src)="36"> Modato sila kon himsog ka , dili kon naay kay sakit .
(trg)="45"> Вони збагачуються коли ви здорові , а не хворі .
(src)="37"> ( Gipalakpakan )
(trg)="46"> ( Аплодисменти )