# aka/bLgdg2blCwKp.xml.gz
# tr/bLgdg2blCwKp.xml.gz
(src)="1"> ---
(trg)="1"> Gök gürültüsü
(src)="2"> Nihayet . Hoşgeldin Neo ! tahmin ettiğin gibi , ben Morpheus .
(trg)="2"> Sonunda .
(trg)="3"> Merhaba Neo !
(trg)="4"> Mutlakai gelceğini biliyordum .
(src)="3"> Seninle tanışmaktan şeref duyarım .
(trg)="6"> Seninle tanışmak bir şereftir .
(src)="4"> O şeref bana ait .
(trg)="7"> O şeref bana ait .
(src)="5"> Lütfen gel . Otur .
(trg)="8"> Lütfen otur .
(src)="6"> Sanırım şu anda kendini tavşan deliğinden yuvarlanan Alice gibi hissediyorsun .
(trg)="9"> Alic in tavşan deliğinden düşmesi gibi kendini hissetiğini biliyorum şuan .
(src)="7"> Öyle de diyebiliriz .
(trg)="10"> Öle denebilir .
(src)="8"> Gözlerinden anlaşılıyor . Çünkü tüm gördüklerini kabullenen ve uyanmayı bekleyen birinin bakışları bunlar .
(trg)="11"> Gözlerinde görebiliyorum .
(trg)="12"> Gördüğünü kabul eden birine benziyorsun çünkü ... uyanmak için bekliyorsun .
(src)="9"> Garip ama çok da yanlış değil . Kadere inanırmısın Neo ?
(trg)="13"> Maalesef ki doğru bu .
(trg)="14"> Kadere inanır mısn ?
(src)="10"> Hayır .
(trg)="15"> Hayır .
(src)="11"> Neden ?
(trg)="16"> Neden ?
(src)="12"> Çünkü kendi hayatım üzerinde kontrolüm olmadığı fikrinden hoşlanmıyorum .
(trg)="17"> Çünkü hayatımda kontrol edemediğim seyleri sevmem .
(src)="13"> Ne demek istediğini çok iyi anlıyorum .
(trg)="18"> Ne demek istediğini gayet iyi anladım .
(src)="14"> Sana neden burada olduğunu söyleyeyim .
(trg)="19"> Neden burda olduğunu söylim sana .
(src)="15"> Burdasın çünkü bir şeyin farkındasın .
(trg)="20"> Burdasın çünkü bazı şeyleri biliyorsun .
(src)="16"> Bunu açıklayamıyorsun ama hissediyorsun .
(trg)="21"> Bildiğini açıklayamıyorsun fakat hissedebiliyorsun .
(src)="17"> Bütün hayatın boyunca hissettiğin bir şey . Yanlış giden bir şeyler var . Ne olduğunu bilmiyorsun ... ... ama bir kıymık gibi batıyor ve giderek seni delirtiyor .
(trg)="22"> Hayatın boyunca hissettin .
(trg)="23"> Bu dünyada bazı şeyler yanlış .
(trg)="24"> Ne olduğunu bilmiyorsun , fakat beyninde bir kurt var ve bu seni mahvediyor .
(src)="18"> İşte bu duygu seni bana getirdi . Neden bahsettiğimi anlıyor musun ?
(trg)="25"> Seni bana getiren bu duygu .
(trg)="26"> Ne dediğimi biliyorsun .
(src)="19"> Matrix .
(trg)="27"> The Matrix
(src)="20"> Ne olduğunu bilmek istiyor musun ?
(trg)="28"> Ne olduğunu biliyor msun ?
(src)="21"> Matrix heryerde ;
(trg)="29"> Matrix heryerde ; çevremizde, oturduğumuz odada hatta .
# aka/d8OrXV8yrUKC.xml.gz
# tr/d8OrXV8yrUKC.xml.gz
(src)="1"> Szevasztok !
(src)="2"> Robi nagy baj !
(trg)="1"> dediğimiz gibi oldukça mücadele ettik buraların hepsini dolaştık
(src)="3"> Nem sikerült megfelelő kurvákat beszerveznünk a legénybúcsúdra .
(trg)="2"> Sırbistan, Kiev, Polonya
(src)="4"> De két nő a mésztelepről még szabad és még spórolhatunk is .
(src)="5"> De ne aggódj némi piával még jó is lehet .
(src)="6"> Nem baj , a többiek biztosan szerveztek lányokat .
(trg)="3"> Karış karış, club club her yerdeki tüm ekmeklere baktık, fakat bulamadık Buğra hocam peki Taksim civarında yok mu .. ? ordaki barlarda falan
(src)="7"> Robi kedves barátom ...
(trg)="4"> Buğra hocam
(trg)="5"> Taksim !
(src)="8"> Csak ennyien leszünk egész este .
(src)="9"> A többiek lemondták a legénybúcsút .
(trg)="6"> Taksim 'de mekanlara girmemiz çok zor artık hocam artık damsız almıyorlar
(src)="10"> Takarodjon ki innen mindenki !
(trg)="7"> saydıklarım burada kalsın , Utkan ,
(trg)="8"> Deniz, Tayfun ve Öner
(src)="11"> Pillmann , Seres , Sárga , Veres itt marad !!!
(trg)="9"> Damsız almıyorlarmış !!!
(src)="12"> Hogy a picsába lehetséges ez ?
(src)="13"> Mi a lófaszt csináltatok ennyi idő alatt ?
(src)="14"> Hogy vagytok ennyire szerencsétlenek ?
(trg)="10"> ne demek damsız almıyorlar ? bugüne kadar damla mı girdik mekanlara ? bügune kadar karı kızla mı girdik mekanlara ?
(src)="17"> Hogyhogy nem tudtok két- három szilikonos csajt meghívni ?
(trg)="11"> Pera, Kooperatif, Haymatlos, The Mekan
(trg)="12"> Hepsinde kapıları, güvenlikleri tanımadık mı ?
(src)="18"> Egész idő alatt csak erre vártam !
(src)="19"> Miattatok még a helyszínt is megváltoztattuk csak mert hogy Pesten még több kurva van .
(trg)="13"> Gece mekan kapanana kadar takılmadık mı ?
(src)="20"> De Sala , azért ismerd el , a guminő jó poén volt ...
(trg)="14"> Buğra hocam ekmek bulmak için her şeyi denedik fakat ...
(src)="21"> Lófaszt volt ...
(trg)="15"> Neyi denediniz haa ... neyi ?? bedava mısır yemeyi mi ?
(src)="22"> De a ratyi magazinnak csak örültél , nem ?
(src)="23"> Lófaszt , mindig ikerlányokra vágytam .
(src)="24"> Lehetőleg legyenek szőkék és kék szeműek .
(trg)="16"> Buğra hocam, ileri gidiyorsunuz hiç de ileri gittiğimi düşünmüyorum Utkan efendi sizden istediğim sadece bir kaç bar dolaşmanızdı , girebileceğimiz bir mekan istedim ... ama sizler ne yaptınız , Pera 'da beleşe yiyeceğiniz bir kaç tabak mısır için herşeyden vazgeçtiniz iki tabak beleş mısır ne oldu yediniz mi mısırlarınızı gerizekalılar
(src)="29"> Soha nem lesz már többet legénybúcsúm .
(src)="30"> Ez lett volna az utolsó alkalom , hogy csajozzak egy nagyot .
(trg)="17"> adam gibi dedim ki gidip babalar gibi takılacağımız bir club bulun ... güzel kop kop ortamı olan
(src)="31"> Szerencsétlenek .
(src)="32"> Egyik gőzfürdőtől a másikig beutaztam az országot , vezettem a kibaszott buszt .
(src)="33"> A legénybúcsú mindenütt a csajozásról szól !
(trg)="18"> yok ben öyle demedim, dedim ki gidin sap mekanında takılın dedim iki bira içip, abuk sabuk maç geyikleri yapacağınız alalade bir mekan bir erkeğe üç erkek düşen yerler , kadınlar tuvaletinde pisuvar olan bir mekan ağlama bacım, bu da böyle işte
(src)="37"> Ne mondjátok nekem , hogy ti nem vágytatok volna rá .
(src)="38"> Nagyon is ...
(src)="39"> Még a házasságomat is kockáztattam a legénybúcsú miatt .
(trg)="19"> çok şey mi istedim lan sizden gidelim iki gacı görelim dedim ... eli yüzü düzgün iki gacı bok ettiniz ... cumartesi gecesinin tadı kaçtı
(src)="42"> Bezzeg a somlói cimborák tudnak szervezni ...
(src)="43"> Rájuk kellett volna bízni az egészet ...
(trg)="20"> en sevdiğim donumu giymiştim oysa, kaplan desenli olan belki bir durum olur diye ...
(src)="44"> Azért a szopóálarcot megtartom .
(trg)="21"> içine ettiniz ...
# aka/jVCo0qStIOLg.xml.gz
# tr/jVCo0qStIOLg.xml.gz
(src)="1"> Hayatın muhteşem gizemlerini hiç merak ettiniz mi ?
(trg)="1"> Hiç hayatın gizemlerini merak ettiniz mi ?
(src)="2"> Mesela evrenin nasıl oluştuğunu .
(trg)="2"> Mesela evrenin nasıl oluştuğunu .
(src)="3"> Piramitleri kimin inşa ettiğini ?
(trg)="3"> Piramitleri kimlerin inşa ettiğini ?
(src)="4"> Coca cola nın gizli formülünü .
(trg)="4"> Coca- Cola 'nın gizli formulünü .
(src)="5"> Bazı bilimadamları bu gizemlerin kozmik bağlantıları oluğuna inanıyor .
(trg)="6"> Kimse tam olarak bilmese de biz Coca- Cola 'nın uzun yıllardır aramızda olduğunu biliyoruz .
(src)="6"> Kimse tam olarak bilmiyor ancak biz Coca cola nın dunya kurulduğundan beri var olduğundan eminiz .
(trg)="7"> Peki peki
(src)="7"> ( şimşek )
(trg)="8"> İşte gerçek hikaye .
(src)="8"> Tamam tamam
(trg)="9"> Coca- Cola , 100 yıl önce Atlanta şehrinde icat edildi .
(src)="9"> İşte gerçek hikaye .
(trg)="10"> 1886 yılına dönersek , John Pemberton isimli eczacı yeni bir formül deniyordu .
(src)="10"> Coca Cola 100 yılı aşkın bir süre önce tam burada Atlanta şehrinde bulundu .
(src)="11"> 1886 yılında John Pemberton adındaki bir eczacı yeni bir reçete üstünde çalışıyordu .
(trg)="11"> Bazı gizli maddeleri kaynatarak bir şurup elde edip ... ... tadının çok güzel olduğu kanısına vardı .
(src)="12"> Bazı gizli bileşenleri kaynatarak bir şurup yaptı .
(trg)="12"> Şurubu alıp , soda ile karıştıracağı ve bardağını 5 cent 'e satacağı Jacob 's Eczanesi´ne götürdü .
(src)="13"> Ve tadı çok hoşuna gitti . " mmmmm "
(trg)="13"> Devamında ne olduğunu biliyorsunuz .
(trg)="14"> Böylelikle , dünyanın en harika içeceklerinden biri yaratılmış oldu .
(src)="14"> Böylece şurubun bir kısmını Jakob un Eczanesine götürüp ... ... karbonatlı suyla karıştırdı ve bardağını 5 centten satmaya başladı .
(trg)="15"> Doktor Pemberton 'ın bu icadına Coca- Cola adını verme fikri , muhasebecisi Frank Robinson 'a aitti .
(src)="15"> Ve geri kalanı malum .
(trg)="16"> Ve hatta , herkesin bildiği meşhur markayı kendi el yazısıyla yazdı .
(src)="16"> Bu içecek tüm zamanların en muhteşem içeceklerinden biri oldu .
(src)="17"> Dr Pemberton un muhasebecisinin adı Frank Robinson idi
(trg)="17"> Revaçta olan bu içeceğin adı Atlanta 'da kulaktan kulağa yayılırken , satışlar artmaya başladı .
(src)="18"> Ve bu içeceğe Coca Cola adını vermek onun fikriydi .
(trg)="18"> İlk yılında günde ortalama 9 bardak Coca- Cola satılıyordu .
(src)="19"> Aslında şimdiki Coca Cola yazısı da onun el yazısı idi .
(trg)="19"> Doktor Pemberton , yarattığı içeceğin böyle müthiş bir geleceği olabileceğini hiç düşünmemişti .
(src)="20"> Bu yeni moda içecek Atlanta da kulaktan kulağa yayılırken ,
(src)="21"> Satışlar artmaya başladı .
(trg)="20"> 1888 yılında , gizli formulünü , daha sonraları Coca- Cola 'yı üretip pazarlayacak olan iş adamı Asa Candler 'a sattı .
(src)="22"> İlk yılında Coca Cola, kişi başına günde ortalama 9 bardak satılıyordu .
(src)="23"> Dr Pemberton bu icadının olağanüstü geleceğini asla hayal edemezdi .
(trg)="21"> Bay Candler tam anlamıyla bir pazarlama dehasıydı , ve ürünü tanıtmak için aklına yüzlerce fikir geldi .
(src)="24"> 1888 de gizli formülü, daha sonra Coca cola üretim ve dağıtım şirketini kuran
(trg)="22"> Şurubu , göz alıcı kırmızı renkte fıçılara koyarak teslimatlar bile yaptı .
(src)="25"> Asa Candler isimli bir işadamına sattı .
(src)="26"> Bay Candler bir pazarlama dehasıydı .
(trg)="23"> Bu harika içeceği gün geçtikçe daha çok kişi keşfetmeye başladı , ve Coca- Cola tüm Amerika 'ya yayıldı
(src)="27"> Ürünü tanıtmak için pek çok yaratıcı yöntem buldu .
(trg)="24"> Yıllarca sadece büfelerde satıldı , daha sonra bir gün
(src)="28"> Hatta daha göze çarpıcı olması için şurubu kırmızıya boyanmış fıçılara koydu .
(trg)="25"> Thomas ve Whitehead isimli zeki ikilinin aklına bir fikir geldi .
(src)="29"> Gittikçe daha fazla insan tarafından keşfedilen bu yeni içecek ,
(trg)="26"> Coca- Cola bir büfe içeceği olarak yok satıyordu , peki bunu bir de şişelere koysalar neler olurdu ?
(src)="30"> Tüm Amerikayı sarmaya başladı .
(trg)="27"> " Şişe mi ? "
(src)="31"> Yıllarca Coca Cola yalızca büfelerinde içilebildi .
(trg)="28"> " Evet bayım !
(trg)="29"> Şişe .
(trg)="30"> İnsanlar şişeleri alıp evlerine götürebilirler . "
(src)="32"> Daha sonra kafası çalışan adamlar olan , Thomas ve Whitehead 'in aklına bir fikir geldi .
(trg)="31"> Bay Candler bunun aşırı derecede saçma bir fikir olduğunu düşündü .
(src)="33"> Coca Cola büfelerde çok içiliyordu , peki şişelere konulsaydı ?
(trg)="32"> Aslında , gerçekten saçma bir fikirdi , ama bu ikilinin Coca- Cola 'ları şişeye koymalarına izin verdi .
(src)="34"> " Şişeler mi ? "
(trg)="33"> Ve şişeleme haklarını bu iki adama 1 dolara sattı .
(src)="35"> " Evet efendim ! Şişeler . Halk , alıp evlerine götürebilirdi . "
(trg)="34"> Ancak elbette, Bay Candler 'ın satmadığı tek şey kolanın gizli formulüydü .
(src)="36"> Ama Bay Candler bu fikri çok aptalca buldu .
(trg)="35"> Coca- Cola şurubunu satma konusunda anlaştılar .
(src)="37"> Öyle aptalca buldu ki, bu iki adama , istedikleri kadar Coca Cola şişeleyebileceklerini söyledi .
(trg)="36"> Soda ve Coca- Cola karışımı içeren şişeler satışa sunuldu .
(src)="38"> Ve sadece 1 dolar karşığında bu hakkı onlara sattı .
(src)="39"> Elbette Bay Candler 'in satmadığı bir şey vardı : gizli formül .
(trg)="37"> Şişe Coca- Cola 'lara insanlar bayıldı ... ... ve artık istedikleri an tadını çıkaracaklardı .