BRILLANTE FIESTA EN LA RESIDENCIA DE LA SRA.
BAYAN RITTENHOUSE'IN KÖŞKÜNDE GÖRKEMLİ BİR PARTİ


RITTENHOUSE El Capitán Geoffrey T. Spaulding, el Famoso Explorador Regresa de África
Ünlü kaşif Kaptan Geoffrey T. Spaulding

Será el Invitado de Honor
Afrika seyahati dönüşünde onur konuğu olarak bekleniyor

Roscoe W. Chandler, Acaudalado Mecenas de las Artes exhibirá la Famosa Pintura "Después de la Cacería" en la fiesta
Varlıklı sanat hamisi Roscoe W. Chandler bu partide Beaugard'ın meşhur "Avdan Sonra" tablosunu sergileyecek.

♪ Deben portarse muy bien esta noche.
Bu akşam çok iyi servis yapmalısınız, herkes yerinde bulunsun!

Estén atentos, señores ♪ ♪ Esta noche hay otro invitado ♪ ♪ Es uno de esos hombres a quien agasaja la alta sociedad ♪
Sosyete tarafından her zaman gururla ağırlanan bir onur konuğumuz var bu akşam.

♪ Procuraremos que reciba lo que se merece ♪
Kendisine, layık olduğu hizmeti vermeye çalışacağız.

♪ Tratadlo como a un rey con modales regios ♪
Ona krallara yakışır şekilde bir hizmet vermenizi istiyorum.

♪ Deben ser leales como un súbdito con su rey ♪ ♪ Pongan todos sus esfuerzos en ese objetivo ♪
Ona köleler gibi sadık olmalısınız, tek hedefiniz bu olmalı.

♪ No haremos nada que pueda irritarlo ♪
Onu sinirlendirebilecek hiçbir şey yapmayacağız.

♪ Otra vez les recuerdo que estén atentos, señores ♪
Tekrar ediyorum: Gözlerinizi dört açın!

♪ Necesita atención Es uno de esos hombres especiales ♪
O, daima ilgi görmek isteyen insanlardandır.

♪ Sí, señor. Le daremos justo lo que se merece ♪
Kendisine, layık olduğu hizmeti vermeye çalışacağız.

- ¿Hives?
Hey, Hives...

- ¿Sí, Sra. Rittenhouse?
- Evet, Bayan Rittenhouse?

Quisiera hacer unos cambios en la asignación de las habitaciones.
Ben misafir odalarını değiştirmek istiyorum.

Muy bien, señora.
- Nasıl isterseniz.

Podría poner al Sr. Chandler en la suite azul.
Mavi suiti Bay Chandler'e verin.

Y al Capitán Spaulding, como invitado de honor, le daremos el duplex verde con dos cuartos de baño.
Onur konuğumuz Kaptan Spaulding'e iki banyolu yeşil dubleks suiti verelim.

¿Dos, señora?
- İki mi? - Evet.

Sí. Creo que al capitán le gustará, ¿no le parece?
İki banyo kaptanın hoşuna gider sanırım, öyle değil mi?

Si acaba de volver de África, puede que necesite dos baños.
Afrika'dan yeni döndüğüne göre, iki banyo kullanması gerekebilir.

El Sr. Roscoe W. Chandler.
Bay Roscoe W. Chandler.

¡Sra. Rittenhouse!
Bayan Rittenhouse!

Sr. Chandler.
Bay Chandler!

Es un gusto verlo.
Sizi gördüğüme çok memnun oldum!

El famoso Beaugard, como le prometí.
- Söz verdiğim meşhur Beaugard.

Sr. Chandler, ¿cómo podría expresarle mi gratitud?
Size nasıl teşekkür etsem?

- No es nada.
- Hiç önemli değil!

- ¿Nada?
Değil mi?

Ha vuelto de Europa con una obra maestra valorada en 100.000 dólares, y en vez de quedársela para usted, me permite exhibirla en mi fiesta en honor del Capitán Spaulding.
100 bin Dolar değerindeki usta yapıtla Avrupa'dan dönüyorsunuz ve tabloyu kendiniz sergileyeceğinize, örtüsünü açma şerefini bana veriyorsunuz.

¿A eso llama nada?
Ve bu "Hiç önemli değil" öyle mi?

Sra. Rittenhouse, yo...
- Bayan Rittenhouse, ben...

¿Quieren por favor llevarla al lugar donde va a ser exhibida?
Lütfen sergileneceği yere götürün o tabloyu.

- Muy bien, señor.
- Baş üstüne.

- Con mucho cuidado, por favor.
Dikkat edin lütfen!

Sra. Rittenhouse, ¿cree que eso es algo?
Sizin için önemli demek?

No es nada comparado a lo que quisiera hacer por usted.
Fakat siz bundan daha fazlasına layıksınız.

Es usted una mujer muy bella.
Siz çok güzel bir kadınsınız.

No, no, Sr. Chandler.
- Ama, Bay Chandler...

Bueno, quizás esté equivocado. ¿Cómo?
Şey, yanılıyor olabilirim...

Por favor, no se vaya Sra. Rittenhouse. - La amo. - Lo sé, pero...
Lütfen gitmeyin, sizi seviyorum!

No me retire la mano. Le digo que la amo. - Cuidado...
- Biliyorum Bay Chandler, fakat...

- Hola, madre. ¿Jugando a las casitas? Si me disculpan...
Anne, evsahibini mi oynuyorsun?

¿Has visto a Johnny Parker?
Lütfen, izninizle...

Ojala olvidaras a Johnny Parker y mostraras más respeto al Sr. Chandler.
Johnny Parker'ı gördün mü? - Unut onu! Bay Chandler'le ilgilen!

El problema es que no te tomas en serio estos asuntos sociales. ¿Qué me sugieres, mamá?
Sen bu toplumsal görevleri hiç ciddiye almıyorsun.

¿Que me suicide?
Ne öneriyorsun?

Sugeriría...
İntihar mı edeyim? Sana tavsiyem...

Sra. Rittenhouse, ¡ha llegado el Capitán Spaulding!
Bu, o olmalı.